Saldırganla savaş ve mürtedin öldürülmesi

Cinayetler

  1. وَعَنْ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ: قَاتَلَ يُعْلَى بْنُ أُمِّيَّةَ رَجُلًا, فَعَضَّ أَحَدُهُمَا صَاحِبَهُ, فَنَزَعَ ثَنِيَّتَهُ, فَاخْتَصَمَا إِلَى اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - فَقَالَ: "أَيَعَضُّ أَحَدُكُمْ أَخَاهُ كَمَا يَعَضُّ اَلْفَحْلُ? لَا دِيَةَ لَهُ" مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ, وَاللَّفْظُ لِمُسْلِمٍ. .

    «İmran b. Husayn radıyallahü anhümâ'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Ya'lâ b. Ümeyye bir adamla kavga etti; ve birisi diğerini ısırdı. O da ağızdan elini çekiverince ön dişini çıkardı. Müteakiben her ikisi Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'in huzuruna dâvaya çıktılar. Resûlüllah (S.A.V.) : — Biriniz arkadaşını aygır devenin ısırdığı gibi ısırdı mı? Ona diyet yoktur; buyurdular.» Hadîs müttefekun aleyh olup lâfız Müslim'indir.

  2. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ أَبُو اَلْقَاسِمِ - صلى الله عليه وسلم - لَوْ أَنَّ اِمْرَأً اِطَّلَعَ عَلَيْكَ بِغَيْرِ إِذْنٍ, فَحَذَفْتَهُ بِحَصَاةٍ, فَفَقَأْتَ عَيْنَهُ, لَمْ يَكُنْ عَلَيْكَ جُنَاحٌ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ . وَفِي لَفْظٍ لِأَحْمَدَ, وَالنَّسَائِيِّ, وَصَحَّحَهُ اِبْنُ حِبَّانَ: فَلَا دِيَةَ لَهُ وَلَا قِصَاصَ . .

    «Ebu Hüreyre radıyallahü anh'den rivâyet edilmiştir. Demiştir ki: Ebu'l-Kaasım Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem : — Eğer bir kimse izinsiz senin gizli bir mahalline bakar da ona bir taş atarak gözünü çıkarırsan sana bir günah olmaz; buyurdular.» Hadîs müttefekun aleyh'tir. Ahmed ile Nesaî'nin tahrîc ettikleri bir rivayette -ki onu İbni Hibban sahîhlemiştir- «ona diyet de yoktur kısas da.» buyurmuştur.

  3. وَعَنْ اَلْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ: قَضَى رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - أَنَّ حِفْظَ اَلْحَوَائِطِ بِالنَّهَارِ عَلَى أَهْلِهَا, وَأَنْ حِفْظَ اَلْمَاشِيَةِ بِاللَّيْلِ عَلَى أَهْلِهَا, وَأَنَّ عَلَى أَهْلِ اَلْمَاشِيَةِ مَا أَصَابَتْ مَاشِيَتُهُمْ بِاللَّيْلِ رَوَاهُ أَحْمَدُ, وَالْأَرْبَعَةُ إِلَّا اَلتِّرْمِذِيُّ, . وَصَحَّحَهُ اِبْنُ حِبَّانَ وَفِي إِسْنَادِهِ اِخْتِلَافٌ. .

    «Bera' İbni Azib radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem, gündüzün bahçeleri korumak, sahiplerine geceleyin hayvanları korumak sahiplerine ve hayvanlarının geceleyin yaptığı zararın sahiplerine âit olduğuna hükmetti. Bu hadîsi Tirmîzî müstesna Dört'ler'le Ahmed rivayet etmişlerdir. İbni Hibban onu sahîhlemiştir. İsnadında ihtilâf vardır.

  4. وَعَنْ مُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ - رضى الله عنه - -فِي رَجُلٍ أَسْلَمَ ثُمَّ تَهَوَّدَ-: لَا أَجْلِسُ حَتَّى يُقْتَلَ, قَضَاءُ اَللَّهِ وَرَسُولِهِ, فَأُمِرَ بِهِ, فَقُتِلَ. مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ . . وَفِي رِوَايَةٍ لِأَبِي دَاوُدَ: وَكَانَ قَدْ اُسْتُتِيبَ قَبْلَ ذَلِكَ . .

    Muâz b. Cebel radıyallahü anh'den müslüman olup da sonra yahûdîliğe dönen bir adam hakkında : — Öldürülmedikçe oturmam. Bu Allah ve Resûlü'nün hükmüdür; dediği rivayet edilmiştir. Bunun üzerine öldürülmesini emretmiş ve adam öldürülmüştür.» Hadîs müttefekun aleyh'tir. Ebu Davud'un bir rivayetinde : «Bundan önce adamın tevbekâr olması kendisinden istenmişti.» denilmektedir.

  5. وَعَنْ اِبْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - مَنْ بَدَّلَ دِينَهُ فَاقْتُلُوهُ رَوَاهُ اَلْبُخَارِيُّ

    «İbni Abbas radıyallahü anhümâ'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: «Her kim dînini değiştirirse hemen boynunu vurun; buyurdular.» Bu hadîsi Buhari rivayet etmiştir.

  6. وَعَنْ اِبْنِ عَبَّاسٍ; أَنَّ أَعْمَى كَانَتْ لَهُ أُمُّ وَلَدَ تَشْتُمُ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - وَتَقَعُ فِيهِ, فَيَنْهَاهَا, فَلَا تَنْتَهِي, فَلَمَّا كَانَ ذَاتَ لَيْلَةٍ أَخْذَ اَلْمِعْوَلَ, فَجَعَلَهُ فِي بَطْنِهَا, وَاتَّكَأَ عَلَيْهَا. فَقَتَلَهَا فَبَلَغَ ذَلِكَ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - فَقَالَ:"أَلَّا اِشْهَدُوا أَنَّ دَمَهَا هَدَرٌ . رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ وَرُوَاتُهُ ثِقَاتٌ. 21 - .

    «(Yine) İbni Abbas radıyallahü anhümâ'dan rivayet olunduğuna göre : Bir a'mâmn Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'e söğüp sayan bir ümmü Veled câriyesi varmış. A'mâ kendisini (bundan) nehî ettiği halde yine vazgeçmezmiş. Nihayet bir gece a'mâ sivri kılıcı alarak onu cariyenin karnına batırmış; üzerine de yüklenerek cariyeyi tepelemiş. Sonra hadiseyi Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem duymuş ve : — Dikkat edin! Şâhid olun ki, bu cariyenin kanı hederdir.» buyurmuşlardır.» Bu hadîsi Ebu Dâvud rivayet etmiştir. Râvîleri sikadırlar.