Eşler arasında adalet
Nikâh
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - عَنْ اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ : مَنْ كَانَتْ لَهُ اِمْرَأَتَانِ , فَمَالَ إِلَى إِحْدَاهُمَا , جَاءَ يَوْمَ اَلْقِيَامَةِ وَشِقُّهُ مَائِلٌ رَوَاهُ أَحْمَدُ , وَالْأَرْبَعَةُ , وَسَنَدُهُ صَحِيح ٌ .
«Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet olunduğuna göre: Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem : — Her kimin iki dâne karısı olur da onlardan birine meylederse kıyamet gününde bir tarafı çarpık olarak gelecektir; buyurmuşlardır.» Bu hadîsi, Ahmed ile Dörtler rivayet etmişlerdir. Senedi sahihtir.
وَعَنْ أَنَسٍ قَالَ : مِنَ اَلسُّنَّةِ إِذَا تَزَوَّجَ اَلرَّجُلُ اَلْبِكْرَ عَلَى اَلثَّيِّبِ أَقَامَ عِنْدَهَا سَبْعًا , ثُمَّ قَسَمَ , وَإِذَا تَزَوَّجَ اَلثَّيِّبَ أَقَامَ عِنْدَهَا ثَلَاثًا , ثُمَّ قَسَمَ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ , وَاللَّفْظُ لِلْبُخَارِيّ ِ .
«Enes radıyallahu anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Erkeğin bakireyi dul kadının üzerine aldığı vakit onun yanında yedi gece kaldıktan sonra kasim yapması sünnettendir. Dul ile evlendiği zaman ise onun yanında üç gece kalır; sonra kasim yapar.» Hadis müttefekun aleyh'tir. Lâfız Buharî'nindir.
وَعَنْ أُمِّ سَلَمَةَ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا- أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - لَمَّا تَزَوَّجَهَا أَقَامَ عِنْدَهَا ثَلَاثًا , وَقَالَ : " إِنَّهُ لَيْسَ بِكِ عَلَى أَهْلِكِ هَوَانٌ , إِنْ شِئْتِ سَبَّعْتُ لَكِ , وَإِنْ سَبَّعْتُ لَكِ سَبَّعْتُ لِنِسَائِي رَوَاهُ مُسْلِم ٌ .
«Ümmü Seleme radıyallahu anhâ'dan rivayet edildiğine göre: Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem kendisi ile evlendiği zaman yanında üç gece kalmış ve : — Sana ehlinden bir aşağılama yoktur. İstersen sana yedi geceyi tamamlarım. Fakat sana yediyi tamamlarsam (diğer) kadınlarıma da tamamlarım; buyurmuşlardır.» Bu hadîsi Müslim rivayet etmiştir.
وَعَنْ عَائِشَةَ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا- أَنَّ سَوْدَةَ بِنْتَ زَمْعَةَ وَهَبَتْ يَوْمَهَا لِعَائِشَةَ , وَكَانَ اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - يَقْسِمُ لِعَائِشَةَ يَوْمَهَا وَيَوْمَ سَوْدَةَ مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .
«Âişe radıyallahu anhâ'dan rivayet olunduğuna göre : Sevde binti Zem'a nevbet gününü Âişe'ye hibe etmişti. Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem Âişe'ye hem kendi gününü, hem de Sevde'nin gününü ayırıyordu.» Hadîs müttefekun aleyh'tir.
وَعَنْ عُرْوَةَ قَالَ : قَالَتْ عَائِشَةُ : يَا اِبْنَ أُخْتِي ! كَانَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - لَا يُفَضِّلُ بَعْضَنَا عَلَى بَعْضٍ فِي اَلْقَسْمِ مِنْ مُكْثِهِ عِنْدَنَا , وَكَانَ قَلَّ يَوْمٌ إِلَّا وَهُوَ يَطُوفُ عَلَيْنَا جَمِيعًا , فَيَدْنُو مِنْ كُلِّ اِمْرَأَةٍ مِنْ غَيْرِ مَسِيسٍ , حَتَّى يَبْلُغَ اَلَّتِي هُوَ يَوْمُهَا , فَيَبِيتَ عِنْدَهَا رَوَاهُ أَحْمَدُ , وَأَبُو دَاوُدَ وَاللَّفْظُ لَهُ , وَصَحَّحَهُ اَلْحَاكِم ُ .
وَلِمُسْلِمٍ : عَنْ عَائِشَةَ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا- قَالَتْ : كَانَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - إِذَا صَلَّى اَلْعَصْرَ دَارَ عَلَى نِسَائِهِ , ثُمَّ يَدْنُو مِنْهُنَّ اَلْحَدِيث َ .
«Urve radıyallahu anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi : — Ey kız kardeşim oğlu. Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem kasım hususunda yanımızda kalmakta, birimizi diğerlerimizden üstün tutmazdı. Pek az gün olurdu ki, toptan hepimizi dolaşmış olmasın. Her kadına cima' etmeksizin yaklaşırdı. (Bu hâl) tâ nevbet günü kendisinin olan kadına varıncaya kadar (böyle devam eder) artık onun yanında gecelerdi.» Bu hadîsi Âhmed ile Ebu Dâvud rivayet etmişlerdir. Lâfız Ebu Davud'undur. Hâkim onu sahîhlemiştir. Müslim'in Âişe'den rivayetine göre Âişe : «Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem ikindiyi kıldığı zaman kadınlarını dolaşırdı; sonra onlara yaklaşırdı... ilâh...» demiştir.
وَعَنْ عَائِشَةَ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا- أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - كَانَ يَسْأَلُ فِي مَرَضِهِ اَلَّذِي مَاتَ فِيهِ : " أَيْنَ أَنَا غَدًا ? " , يُرِيدُ : يَوْمَ عَائِشَةَ , فَأَذِنَ لَهُ أَزْوَاجُهُ يَكُونُ حَيْثُ شَاءَ , فَكَانَ فِي بَيْتِ عَائِشَةَ مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .
«Âişe radıyallahu anhâ'dan rivayet olunduğuna göre: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem ölüm hastalığında Âişe'nin gününü kastederek : — Ben yarın nerede olacağım? diye sormuştu. Bunun üzerine zevceleri dilediği yerde olmasına izin verdiler. Artık (ertesi gün) Âişe'nin evinde idiler.» Hadîs müttefekun aleyh'tir.
وَعَنْهَا قَالَتْ : كَانَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - إِذَا أَرَادَ سَفَرًا أَقْرَعَ بَيْنَ نِسَائِهِ , فَأَيَّتُهُنَّ خَرَجَ سَهْمُهَا , خَرَجَ بِهَا مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .
«(Bu da) ondan -radıyallahü anhâ- rivayet edilmiştir. Demiştir ki : Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem bir sefere çıkmak istedi mi, kadınlarının arasında kur'a çekerdi. Artık hangisinin sehmi çıkarsa yanında onu götürürdü.» Hadîs müttefekun aleyh'tir.
وَعَنْ عَبْدِ اَللَّهِ بْنِ زَمْعَةَ - رضى الله عنه - قَالَ : قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - لَا يَجْلِدُ أَحَدُكُمْ اِمْرَأَتَهُ جَلْدَ اَلْعَبْدِ رَوَاهُ اَلْبُخَارِيّ ُ .
«Abdullah b. Zem'a radıyallahu anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki : Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Sizden biriniz karısını köle döğer gibi döğmesin; buyurdular.» Bu hadîsi Buharı rivayet etmiştir.