Düğün daveti
Nikâh
عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ - رضى الله عنه - أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - رَأَى عَلَى عَبْدِ اَلرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ أَثَرَ صُفْرَةٍ , قَالَ : " مَا هَذَا ? " , قَالَ : يَا رَسُولَ اَللَّهِ ! إِنِّي تَزَوَّجْتُ اِمْرَأَةً عَلَى وَزْنِ نَوَاةٍ مِنْ ذَهَبٍ. فَقَالَ : " فَبَارَكَ اَللَّهُ لَكَ , أَوْلِمْ وَلَوْ بِشَاةٍ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ , وَاللَّفْظُ لِمُسْلِمٍ .
Enes b. Mâlik radıyallahu anh'den rivayet olunduğuna göre Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem Abdurrahman b. Avf'ın Üzerinde sarılık eseri görmüş ve : — Bu ne? demiş. Abdurrahman : — Yâ Resûlallah! ben bir hurma çekirdeği ağırlığında altın vermek üzere bir kadınla evlendim; demiş. Resûlüllah (S.A.V.) : «— öyle ise Allah senin için mübarek kılsın; bir koyunla dahi olsa düğün da'veti yap; buyurmuşlardır.» Hadîs müttefekun aleyh'tir. Lâfız Müslim'indir.
وَعَنْ اِبْنِ عُمَرَ - رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا- قَالَ : قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - إِذَا دُعِيَ أَحَدُكُمْ إِلَى اَلْوَلِيمَةِ فَلْيَأْتِهَا مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .
وَلِمُسْلِمٍ : إِذَا دَعَا أَحَدُكُمْ أَخَاهُ , فَلْيُجِبْ; عُرْسًا كَانَ أَوْ نَحْوَهُ .
«İbni Ömer radıyallahu anhümâ'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki; Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Biriniz bir düğün yemeğine çağırılırsa hemen ona icabet etsin; buyurdular.» Hadîs müttefekun aleyh'tir. Müslim'in rivayetinde : «Biriniz dîn kardeşinizi da'vet ettiği vakit ister düğün yemeği isterse benzeri olsun, hemen icabet etsin» buyurulmuştur.
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ : قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - شَرُّ اَلطَّعَامِ طَعَامُ اَلْوَلِيمَةِ: يُمْنَعُهَا مَنْ يَأْتِيهَا , وَيُدْعَى إِلَيْهَا مَنْ يَأْبَاهَا , وَمَنْ لَمْ يُجِبِ اَلدَّعْوَةَ فَقَدْ عَصَى اَللَّهَ وَرَسُولَهُ أَخْرَجَهُ مُسْلِمٌ .
«Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Yemeğin en kötüsü, gelenlere verilmeyip, gelmek istemiyenlerin da'vet edildiği düğün yemeğidir. Her kim da'vete icabet etmezse muhakkak Allah ve Resulüne isyan etmiştir; buyurdular.» Bu hadîsi Müslim tahrîc etmiştir.
وَعَنْهُ قَالَ : قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - إِذَا دُعِيَ أَحَدُكُمْ فَلْيُجِبْ ; فَإِنْ كَانَ صَائِمًا فَلْيُصَلِّ , وَإِنْ كَانَ مُفْطِرًا فَلْيُطْعَمْ أَخْرَجَهُ مُسْلِمٌ أَيْضًا .
وَلَهُ مِنْ حَدِيثِ جَابِرٍ نَحْوُهُ . وَقَالَ : فَإِنْ شَاءَ طَعِمَ وَإِنْ شَاءَ تَرَكَ .
«(Bu da) ondan -radıyallahu anh- rivayet olunmuştur. Demiştir ki : Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Biriniz da'vet olundu mu, hemen icabet etsin. Eğer oruçlu ise hayır ve bereket duasında bulunsun; oruçsuz ise yesin; buyurdular.» Bu hadîsi de Müslim tahrîc etmiştir. Müslim'de Câbir'den dahî böyle bir hadîs vardır. Onda: «isterse yer; dilerse terkeder» buyurmuştur.
وَعَنْ صَفِيَّةَ بِنْتِ شَيْبَةَ قَالَتْ : أَوْلَمَ اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - عَلَى بَعْضِ نِسَائِهِ بِمُدَّيْنِ مِنْ شَعِيرٍ أَخْرَجَهُ اَلْبُخَارِيُّ .
«Safiyye binti Şeybe radıyallahü anhâ'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem kadınlarından bazısına iki müdd arpa ile düğün da'veti yaptı.» Bu hadîsi Buharı tahrîc etmiştir.
وَعَنْ أَبِي جُحَيْفَةَ - رضى الله عنه - قَالَ : قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - لَا آكُلُ مُتَّكِئًا رَوَاهُ اَلْبُخَارِيُّ .
«Ebu Cuheyfe radıyallahü anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Ben yerleşerek yemek yemem; buyurdular.» Bu hadîsi Buharı rivayet etmiştir.
وَعَنْ عُمَرَ بْنِ أَبِي سَلَمَةَ - رضى الله عنه - قَالَ : قَالَ اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - يَا غُلَامُ ! سَمِّ اَللَّهَ , وَكُلْ بِيَمِينِكَ , وَكُلْ مِمَّا يَلِيكَ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .
«Ömer b. Ebî Seleme radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Bana Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Ey çocuk besmele çek ve sağ elinle ye! hem Önünden ye; buyurdular.» Hadîs müttefekun aleyh'tir.
وَعَنْ اِبْنِ عَبَّاسٍ ; أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - أُتِيَ بِقَصْعَةٍ مِنْ ثَرِيدٍ، فَقَالَ : "كُلُوا مِنْ جَوَانِبِهَا, وَلَا تَأْكُلُوا مِنْ وَسَطِهَا, فَإِنَّ اَلْبَرَكَةَ تَنْزِلُ فِي وَسَطِهَا رَوَاهُ اَلْأَرْبَعَةُ , وَهَذَا لَفْظُ النَّسَائِيِّ , وَسَنَدُهُ صَحِيحٌ .
«İbni Abbas radıyallahü anhümâ'dan rivayet olunduğuna göre: Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'e bir tas tirit getirmişler; de, Fahr-i Kâinat (S.A.V.) sofradakilere : — Tasın kenarlarından yiyin, ortasından yemeyin; çünkü bereket tasın ortasına iner; buyurmuşlardır.» Bu hadisi Dörtler rivayet etmişlerdir. Buradaki lâfız, Nesâî'nindir. Senedi sahihtir.
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ : مَا عَابَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - طَعَامًا قَطُّ , كَانَ إِذَا اِشْتَهَى شَيْئًا أَكَلَهُ , وَإِنْ كَرِهَهُ تَرَكَهُ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .
«Ebu Hüreyre radıyallahü anh'den rivayet olunduğuna göre, şöyle demiştir: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem, hiç bir yemeği kat'iyyen ayıplamamıştır. Bir şey canı isterse onu yer; istemezse bırakırdı.» Hadîs müttefekun aleyh'tir.
وَعَنْ جَابِرٍ , عَنْ رَسُولِ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ : لَا تَأْكُلُوا بِالشِّمَالِ ; فَإِنَّ اَلشَّيْطَانَ يَأْكُلُ بِالشِّمَالِ رَوَاهُ مُسْلِمٌ .
«Câbir radıyallahü anh'den Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: — Sol elle yemeyiniz; çünkü şeytan sol eli ile yer.» Bu hadîsi Müslim rivayet etmiştir.
وَعَنْ أَبِي قَتَادَةَ - رضى الله عنه - أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ : إِذَا شَرِبَ أَحَدُكُمْ , فَلَا يَتَنَفَّسْ فِي اَلْإِنَاءِ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .
وَلِأَبِي دَاوُدَ : عَنْ اِبْنِ عَبَّاسٍ نَحْوُهُ , وَزَادَ : أَوْ يَنْفُخْ فِيهِ وَصَحَّحَهُ اَلتِّرْمِذِيُّ .
«Ebu Katâde radıyallahu anh'den rivayet olunduğuna göre: Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem, üç defa : — Biriniz bir şey içerse kabın içine solumasın; buyurmuşlardır.» Hadîs müttefekun aleyh'tir. Ebu Dâvud'da bunun İbni Abbas'dan tahrîc edilmiş benzeri vardır. O «kabın içine üfürmesin» ibaresini de ziyâde etmiştir. Bu hadîsi Tirmizî sahîhlemiştir.