Kadınlarla geçinme

Nikâh

  1. وَعَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ - رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا- قَالَ : قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - لَا يَنْظُرُ اَللَّهُ إِلَى رَجُلٍ أَتَى رَجُلاً أَوْ اِمْرَأَةً فِي دُبُرِهَا رَوَاهُ اَلتِّرْمِذِيُّ , وَالنَّسَائِيُّ , وَابْنُ حِبَّانَ , وَأُعِلَّ بِالْوَقْفِ .

    «İbni Abbas radıyallahü anhümâ'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: Bir erkeğe veya kadına arkasından cima' eden kimseye Allah nazar kılmaz; buyurdular.» Bu hadisi Tirmizî, Nesaî ve İbni Hibban rivayet etmişlerdir. Hadîs mevkuf olmakla da illetlendirilmiştir.

  2. وَعَنْ جَابِرٍ - رضى الله عنه - قَالَ : كُنَّا مَعَ رَسُولِ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - فِي غَزَاةٍ , فَلَمَّا قَدِمْنَا اَلْمَدِينَةَ , ذَهَبْنَا لِنَدْخُلَ . فَقَالَ : " أَمْهِلُوا حَتَّى تَدْخُلُوا لَيْلًا - يَعْنِي : عِشَاءً - لِكَيْ تَمْتَشِطَ اَلشَّعِثَةُ , وَتَسْتَحِدَّ اَلْمَغِيبَةُ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    وَفِي رِوَايَةٍ لِلْبُخَارِيِّ : إِذَا أَطَالَ أَحَدُكُمُ الْغَيْبَةَ , فَلَا يَطْرُقْ أَهْلَهُ لَيْلاً .

    «Câbir radıyallahu anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Bir gazada Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'le beraberdik. Medine'ye geldiğimizde (şehire) girelim diye gittik, Resûlüllah (S.A.V.): — Ağır olun da ona geceleyin, yani yatsı zamanı girersiniz. Tâ ki, saçları dağınık olan kadın taransın, kocası gurbette olan da kasıklarını traş etsin; buyurdular.» Hadîs müttefekun aleyh'tir. Buharî'nin bir rivayetinde: «Biriniz uzun zaman gurbette kaldığı vakit ailesi nezdine geceleyin gelmesin.» buyurulmuştur.

  3. وَعَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ - رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا- قَالَ : قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - لَوْ أَنَّ أَحَدَكُمْ إِذَا أَرَادَ أَنْ يَأْتِيَ أَهْلَهُ قَالَ : بِسْمِ اَللَّهِ . اَللَّهُمَّ جَنِّبْنَا اَلشَّيْطَانَ وَجَنِّبِ الشَّيْطَانَ مَا رَزَقْتَنَا ; فَإِنَّهُ إِنْ يُقَدَّرْ بَيْنَهُمَا وَلَدٌ فِي ذَلِكَ , لَمْ يَضُرَّهُ اَلشَّيْطَانُ أَبَدًا". مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    «İbni Abbas radıyallahu anhümâ'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki : Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem : — Biriniz ehli ile cima' etmek istediği zaman Bismillah, Yâ Rabbi bizi şeytandan ırak; şeytanı da bize ihsan edeceğin rızıktan ırak eyle! der de aralarındaki bu cimâ'dan bir çocuk takdir buyurulursa şeytan ona ebediyyen zarar vermez; buyurdular.» Hadîs müttefekun aleyh'tir. Lâfzı Müslim'indir.

  4. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - عَنِ النَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ : إِذَا دَعَا اَلرَّجُلُ اِمْرَأَتَهُ إِلَى فِرَاشِهِ فَأَبَتْ أَنْ تَجِيءَ , لَعَنَتْهَا اَلْمَلَائِكَةُ حَتَّى تُصْبِحَ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ , وَاللَّفْظُ لِلْبُخَارِيِّ .

    وَلِمُسْلِمٍ : كَانَ اَلَّذِي فِي اَلسَّمَاءِ سَاخِطًا عَلَيْهَا حَتَّى يَرْضَى عَنْهَا .

    «Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'den duymuş olarak rivayet edildiğine göre Resûlüllah (S.A.V.) : — Erkek karısını döşeğine davet eder de o gelmekten imtina' eyler ve bu sebeple erkek dargın olarak sabahlarsa, o kadına sabahlayıncaya kadar melekler lâ'net eder; buyurmuşlardır.» Hadîs müttefekun aleyh'tir. Lâfız Buharî'nindir. Müslim'in rivayetinde : «Kocası o kadından razı oluncaya kadar Semâdaki (Zât-ı Ecell-ü A'lâ) ona gazablıdır.» buyurulmuştur.

  5. وَعَنِ ابْنِ عُمَرَ - رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا- أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - لَعَنَ اَلْوَاصِلَةَ وَالْمُسْتَوْصِلَةَ , وَالْوَاشِمَةَ وَالْمُسْتَوْشِمَةَ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    «İbni Ömer radıyallahü anhümâ'dan rivayet olunduğuna göre; Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem, saçını başkasının saçı ile ekleyen kadına ve ekletene, vücuda döğme yapan kadına ve yaptırana lâ'net buyurmuştur.» Hadîs müttefekun aleyh'tir.

  6. وَعَنْ جُذَامَةَ بِنْتِ وَهْبٍ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا- قَالَتْ : حَضَرْتُ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - فِي أُنَاسٍ , وَهُوَ يَقُولُ : لَقَدْ هَمَمْتُ أَنْ أَنْهَى عَنِ الْغِيلَةِ , فَنَظَرْتُ فِي اَلرُّومِ وَفَارِسَ , فَإِذَا هُمْ يُغِيلُونَ أَوْلَادَهُمْ فَلَا يَضُرُّ ذَلِكَ أَوْلَادَهُمْ شَيْئًا " . ثُمَّ سَأَلُوهُ عَنِ الْعَزْلِ ? فَقَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - "ذَلِكَ اَلْوَأْدُ اَلْخَفِيُّ رَوَاهُ مُسْلِمٌ .

    «Cüzâme binti Vehb radıyallahu anhâ'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki : Ben Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem'e bir takım insanlar arasında geldim. Kendileri : — Vallahi gîleden nehî etmek gönlümden geçti. Bir de Romalılar'la, İranlılar'a baktım ki, onlar çocuklarına gîle yapıyorlar da bu onların çocuklarına hiç bir zarar vermiyor; buyuruyorlardı. Sonra (Eshâb-ı Kiram) kendilerine azlin hükmünü sordular: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem : — O gizli ve'ddir; buyurdular.» Bu hadîsi Müslim rivayet etmiştir.

  7. وَعَنْ أَبِي سَعِيدٍ اَلْخُدْرِيِّ - رضى الله عنه - أَنَّ رَجُلاً قَالَ : يَا رَسُولَ اَللَّهِ ! إِنَّ لِي جَارِيَةً , وَأَنَا أَعْزِلُ عَنْهَا , وَأَنَا أَكْرَهُ أَنْ تَحْمِلَ , وَأَنَا أُرِيدُ مَا يُرِيدُ اَلرِّجَالُ , وَإِنَّ اَلْيَهُودَ تُحَدِّثُ: أَنَّ اَلْعَزْلَ المَوْؤُدَةُ اَلصُّغْرَى . قَالَ : " كَذَبَتْ يَهُودُ , لَوْ أَرَادَ اَللَّهُ أَنْ يَخْلُقَهُ مَا اِسْتَطَعْتَ أَنْ تَصْرِفَهُ رَوَاهُ أَحْمَدُ , وَأَبُو دَاوُدَ وَاللَّفْظُ لَهُ , وَالنَّسَائِيُّ , وَاَلطَّحَاوِيُّ , وَرِجَالُهُ ثِقَاتٌ .

    «Ebu Said-i Hudrî radıyallahü anh'den rivayet olunduğuna göre; bir adam : — Yâ Resûlallah, benim bir cariyem var: kendisinden azil yapıyorum. Onun hâmile kalmasını istemiyorum. Ben de erkeklerin istediğini istiyorum. Fakat gerçekten Yahudiler azlin küçük mev'ûde olduğunu söylüyorlar; dedi. Resûlüllah (S.A.V.) : — Yahudiler halt etmişler. Eğer Allah onu yaratmak istese idi, sen onu değiştiremezdin; buyurdular.» Bu hadisi Ahmed, Ebu Dâvud, Nesaî ve Tahâvî rivayet etmişlerdir. Lâfız Ebu Davud'undur. Râvileri sikadırlar.

  8. وَعَنْ جَابِرٍ - رضى الله عنه - قَالَ : كُنَّا نَعْزِلُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - وَالْقُرْآنُ يَنْزِلُ , وَلَوْ كَانَ شَيْئًا يُنْهَى عَنْهُ لَنَهَانَا عَنْهُ اَلْقُرْآنُ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    وَلِمُسْلِمٍ : فَبَلَغَ ذَلِكَ نَبِيَّ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - فَلَمْ يَنْهَنَا .

    «Câbir radıyallahü anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Biz Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem devrinde Kur'ân inerken azil yapıyorduk. Eğer ondan bir şey yasak edilecek olsa bizi Kur'ân nehyederdî.» Hadîs, müttefekun aleyh'tir. Müslim'in rivayetinde : «Bu Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem'in kulağına vardı; fakat bizi ondan nehyetmedi.» denilmiştir.

  9. وَعَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ - رضى الله عنه - أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - كَانَ يَطُوفُ عَلَى نِسَائِهِ بِغُسْلٍ وَاحِدٍ أَخْرَجَاهُ , وَاللَّفْظُ لِمُسْلِمٍ .

    «Enes b. Mâlik radıyallahü anh'den rivayet olunduğuna göre; Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem kadınlarını bir gusül ile dolaşırdı.» Bu hadîsi Buharı ile Müslim tahrîc etmişlerdir. Lâfız Müslim'indir.