İddet ve yas tutma
Nikâh
عَنْ اَلْمِسْوَرِ بْنِ مَخْرَمَةَ - رضى الله عنه - أَنَّ سُبَيْعَةَ الْأَسْلَمِيَّةَ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا- نُفِسَتْ بَعْدَ وَفَاةِ زَوْجِهَا بِلَيَالٍ, فَجَاءَتْ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - فَاسْتَأْذَنَتْهُ أَنْ تَنْكِحَ, فَأَذِنَ لَهَا, فَنَكَحَتْ. رَوَاهُ اَلْبُخَارِيُّ 11 -
وَأَصْلُهُ فِي " اَلصَّحِيحَيْنِ " .
وَفِي لَفْظٍ: أَنَّهَا وَضَعَتْ بَعْدَ وَفَاةِ زَوْجِهَا بِأَرْبَعِينَ لَيْلَةً .
وَفِي لَفْظٍ لِمُسْلِمٍ, قَالَ اَلزُّهْرِيُّ: وَلَا أَرَى بَأْسًا أَنْ تَزَوَّجَ وَهِيَ فِي دَمِهَا, غَيْرَ أَنَّهُ لَا يَقْرَبُهَا زَوْجُهَا حتَّى تَطْهُرَ .
«Misver b. Mahrame radıyallahü anh'den rivayet olunduğuna göre Eşlem kabilesinden Sübey'a kocasının vefatından bir kaç gece sonra nifas görmüş ve Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'e gelerek kocaya varmak için ondan izin istemiş. Resûlüllah (S.A.V.) kendisine izin vermiş; o da evlenmiştir.» Bu hadîsi Buharî rivayet etmiştir. Aslı Sahiheyn'dedir. Bir rivayette lâfzı şöyledir: Sübey'a kocasının vefatından kırk gece sonra doğurmuştur.» Müslim'in bir rivayetinde «Zührî dedi ki: bu kadının kan görürken evlenmesinde bir beis görmüyorum. Şu kadar var ki temizleninceye kadar kocası ona yaklaşmaz.» denilmiştir.
وَعَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا قَالَتْ: أُمِرَتْ بَرِيرَةُ أَنْ تَعْتَدَّ بِثَلَاثِ حِيَضٍ . رَوَاهُ اِبْنُ مَاجَهْ, وَرُوَاتُهُ ثِقَاتٌ, لَكِنَّهُ مَعْلُولٌ .
«Âişe radıyallahü anhâ'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Berîreye üç hayız iddet beklemesi emrolundu». Bu hadîsi İbni Mâce rivayet etmiştir. Râvîleri sikadırlar. Lâkin hadîs ma'lûldür.
وَعَنْ اَلشَّعْبِيِّ, عَنْ فَاطِمَةَ بِنْتِ قَيْسٍ, عَنِ اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - -فِي اَلْمُطَلَّقَةِ ثَلَاثًا-: "لَيْسَ لَهَا سُكْنَى وَلَا نَفَقَةٌ" رَوَاهُ مُسْلِمٌ .
«Şa'bî'den o da Fâtıme binti Kays radıyallahü anhâ'dan o da Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'den işitmiş olarak rivayet edildiğine göre üç defa boşanan kadın hakkında Peygamber (S.A.V.) : — Ona mesken ve nafaka yoktur; buyurmuşlardır.» Bu hadîsi Müslim rivayet etmiştir.
وَعَنْ أُمِّ عَطِيَّةَ; أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: لَا تَحِدَّ اِمْرَأَةٌ عَلَى مَيِّتٍ فَوْقَ ثَلَاثٍ إِلَّا عَلَى زَوْجٍ أَرْبَعَةَ أَشْهُرٍ وَعَشْرًا, وَلَا تَلْبَسْ ثَوْبًا مَصْبُوغًا, إِلَّا ثَوْبَ عَصْبٍ, وَلَا تَكْتَحِلْ, وَلَا تَمَسَّ طِيبًا, إِلَّا إِذَا طَهُرَتْ نُبْذَةً مِنْ قُسْطٍ أَوْ أَظْفَارٍ. مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ, وَهَذَا لَفْظُ مُسْلِمٍ 11 -
وَلِأَبِي دَاوُدَ, وَالنَّسَائِيِّ مِنْ اَلزِّيَادَةِ: وَلَا تَخْتَضِبْ 11 - ووقع في "أ": "ولا تخطب"، وجاء على هامش هذه النسخة: قوله: "ولا تخطب" كذا في الأصل، والظاهر أنه تصحيف، وال
وَلِلنَّسَائِيِّ: "وَلَا تَمْتَشِطْ" 11 - وهي زيادات صحيحة. والأولى رواها أبو داود (2302)، والثانية للنسائي (603).
«Ümmü Atıyye radıyallahü anhâ'dan rivayet olduğuna göre Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Bir kadın kocasına tuttuğu dört ay on gün (yas) müstesna hiç bir meyyit için üç günden fazla yas tutamaz. Asb müstesna hiç bir boyalı elbise giyemez. Sürme çekinemez; koku dahî sürünemez; ancak temizlendiği zaman kust ve ezfârdan bir parça müstesna; buyurmuşlardır.» Hadîs müttefekun aleyh'tir. Buradaki lâfız Müslim'indir Ebu Dâvud ile Nesaî'de «Kınalanamaz» ziyâdesi (ayrıca) Nesaî'de «taranamaz» ziyâdesi vardır.
وَعَنْهَا; أَنَّ اِمْرَأَةً قَالَتْ: يَا رَسُولَ اَللَّهِ! إِنَّ اِبْنَتِي مَاتَ عَنْهَا زَوْجُهَا, وَقَدْ اِشْتَكَتْ عَيْنَهَا, أَفَنَكْحُلُهَا? قَالَ: "لَا". مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .
«(Yine Ümmü Seleme radıyallahü anhâ'dan rivayet edildiğine göre bir kadın : — Yâ Resûlallah, kızımın kocası öldü, kızım gözünden rahatsızdır; ona sürme çeksin mi? demiş. Resûlüllah (S.A.V.): — Hayır; buyurmuşlardır.» Hadîs müttefekun aleyh'tir.
وَعَنْ جَابِرٍ - رضى الله عنه - قَالَ: طُلِّقَتْ خَالَتِي, فَأَرَادَتْ أَنْ تَجُدَّ نَخْلَهَا فَزَجَرَهَا رَجُلٌ أَنْ تَخْرُجَ, فَأَتَتْ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - فَقَالَ: بَلْ جُدِّي نَخْلَكِ, فَإِنَّكَ عَسَى أَنْ تَصَدَّقِي, أَوْ تَفْعَلِي مَعْرُوفًا رَوَاهُ مُسْلِمٌ 1110- وَعَنْ فُرَيْعَةَ بِنْتِ مَالِكٍ; أَنَّ زَوْجَهَا خَرَجَ فِي طَلَبِ أَعْبُدٍ لَهُ فَقَتَلُوهُ. قَالَتْ: فَسَأَلْتُ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - أَنْ أَرْجِعَ إِلَى أَهْلِي; فَإِنَّ زَوْجِي لَمْ يَتْرُكْ لِي مَسْكَنًا يَمْلِكُهُ وَلَا نَفَقَةً, فَقَالَ: "نَعَمْ". فَلَمَّا كُنْتُ فِي اَلْحُجْرَةِ نَادَانِي, فَقَالَ: " اُمْكُثِي فِي بَيْتِكَ حَتَّى يَبْلُغَ اَلْكِتَابُ أَجَلَهُ". قَالَتْ: فَاعْتَدَدْتُ فِيهِ أَرْبَعَةَ أَشْهُرٍ وَعَشْرًا, قَالَتْ: فَقَضَى بِهِ بَعْدَ ذَلِكَ عُثْمَانُ أَخْرَجَهُ أَحْمَدُ, وَالْأَرْبَعَةُ, وَصَحَّحَهُ اَلتِّرْمِذِيُّ, والذُّهْلِيُّ, وَابْنُ حِبَّانَ, وَالْحَاكِمُ وَغَيْرُهُمْ .
«Câbir radıyallahü anh'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki : Teyzem boşandı; müteakiben hurmasını devşirmek istedi. Derken onu bir adam (dışarıya) çıkmaktan men' etti. Bunun üzerine o da Peygamber (S.A.V.) 'e geldi Resûlüllah (S.A.V.) (ona) : — Hayır, sen hurmanı devşir; zîrâ olabilir tasadduk eder veya hayır yaparsın.» buyurdular. Bu hadîsi Müslim rivayet etmiştir.
وَعَنْ فَاطِمَةَ بِنْتِ قَيْسٍ قَالَتْ: يَا رَسُولَ اَللَّهِ! إِنَّ زَوْجِي طَلَّقَنِي ثَلَاثًا, وَأَخَافُ أَنْ يُقْتَحَمَ عَلَيَّ, قَالَ: فَأَمَرَهَا, فَتَحَوَّلَتْ. رَوَاهُ مُسْلِمٌ .
«Fâtime binti Kays radıyallahü anhâ'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: — Yâ Resûlallah gerçekten kocam beni üç defa boşadı. Üzerime bir baskın yapılacağından korkuyorum? dedim. Bunun üzerine Resûlüllah (S.A.V.) kendisine emir buyurmuş Fâtıme de (başka yere) taşınmıştır. Bu hadîs Müslim rivayet etmiştir.
وَعَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا قَالَتْ: إِنَّمَا اَلْأَقْرَاءُ; اَلْأَطْهَارُ . أَخْرَجَهُ مَالِكٌ فِي قِصَّةٍ بِسَنَدٍ صَحِيحٍ .
Âişe radıyallahü anhâ'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Kur'lar ancak tuhurlardır.» Bu hadisi Mâlik, Ahmed ve Nesaî bir kıssada sahih senedle tahrîc etmişlerdir.
وَعَنِ اِبْنِ عُمَرَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ: طَلَاقُ اَلْأَمَةِ تَطْلِيقَتَانِ, وَعِدَّتُهَا حَيْضَتَانِ رَوَاهُ اَلدَّارَقُطْنِيُّ .
«İbni Ömer radıyallahü anhümâ'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Cariyenin talâkı iki defa, iddeti de iki hayızdır.» Bu hadîsi Dâre Kutnî rivayet etmiştir.
وَعَنْ رُوَيْفِعِ بْنِ ثَابِتٍ - رضى الله عنه - عَنْ اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: لَا يَحِلُّ لِامْرِئٍ يُؤْمِنُ بِاَللَّهِ وَالْيَوْمِ اَلْآخِرِ أَنْ يَسْقِيَ مَاءَهُ زَرْعَ غَيْرِهِ . أَخْرَجَهُ أَبُو دَاوُدَ, وَاَلتِّرْمِذِيُّ, وَصَحَّحَهُ اِبْنُ حِبَّانَ, وَحَسَّنَهُ اَلْبَزَّارُ .
«Ruveyfi' b. Sabit radıyallahu anh'den Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'den duymuş olarak rivayet edildiğine göre Resûlüllah (S.A.V.) : — Allah'a ve âhiret gününe iman eden bir kimseye, kendi suyunun başkasının ekinini sulaması helâl olmaz; buyurmuşlardır.» Bu hadîsi, Ebu Dâvud ile Tirmizî tahrîc etmiş; İbni Hibbân onu sahîhlemiş; Bezzar ise hasen bulmuştur.
وَعَنْ جَابِرٍ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - لَا يَبِيتَنَّ رَجُلٌ عِنْدَ اِمْرَأَةٍ, إِلَّا أَنْ يَكُونَ نَاكِحًا, أَوْ ذَا مَحْرَمٍ. أَخْرَجَهُ مُسْلِمٌ .
«Câbir radıyallahü anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Hiç bir adam bir kadının yanında gecelemesin, Ancak nikâhlısı veya zî-rahimi olursa o başka; buyurdular.» Bu hadîsi Müslim tahrîc etmiştir.
وَعَنِ اِبْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا, عَنْ اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: لَا يَخْلُوَنَّ رَجُلٌ بِاِمْرَأَةٍ, إِلَّا مَعَ ذِي مَحْرَمٍ. أَخْرَجَهُ اَلْبُخَارِيُّ .
İbni Abbas radıyallahü anhümâ'dan Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'den işitmiş olmak üzere rivayet olunduğuna göre Peygamber (S.A.V.): — Sakın bir adam bir kadınla baş başa kalmasın. Ancak beraberinde zî-rahim-i mahrem olursa o başka; buyurmuşlardır.» Bu hadîsi Buharî tahrîc etmiştir.
وَعَنْ أَبِي سَعِيدٍ - رضى الله عنه - أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ فِي سَبَايَا أَوْطَاسٍ: لَا تُوطَأُ حَامِلٌ حَتَّى تَضَعَ, وَلَا غَيْرُ ذَاتِ حَمْلٍ حَتَّى تَحِيضَ حَيْضَةً أَخْرَجَهُ أَبُو دَاوُدَ, وَصَحَّحَهُ اَلْحَاكِمُ .
وَلَهُ شَاهِدٌ: عَنْ اِبْنِ عَبَّاسٍ فِي اَلدَّارَقُطْنِيِّ .
Ebu Saîd radıyallahü anh'den Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'in Evtâs esirleri hakkında: — Hiç bir hâmile ile doğurmadıkça cima edilmez; hâmile olmayanla dahî bir hayız görmedikçe cima olunmaz; buyurulduğu rivayet edilmiştir.» Bu hadîsi Ebu Dâvud tahrîc etmiştir. Hâkim onu sahîhlemiştir. Hadisin Dâre Kutnî'de İbni Abbas'dan bir şâhidi vardır.