Nikâh

Nikâh

  1. عَنْ عَبْدِ اَللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ - رضى الله عنه - قَالَ لَنَا رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - يَا مَعْشَرَ اَلشَّبَابِ ! مَنِ اسْتَطَاعَ مِنْكُمُ اَلْبَاءَةَ فَلْيَتَزَوَّجْ , فَإِنَّهُ أَغَضُّ لِلْبَصَرِ , وَأَحْصَنُ لِلْفَرْجِ , وَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَعَلَيْهِ بِالصَّوْمِ ; فَإِنَّهُ لَهُ وِجَاءٌ". مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    «Abdullah b. Mes'ud radıyallahu anh'den rivayet edilmiştir kî: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem bize : — Ey gençler cemâati, sizden kimin evlenmeye gücü yetiyorsa hemen evlensin; zîrâ evlilik gözü (haramdan) daha yumdurucu, iffeti daha koruyucudur. Kimin gücü yetmezse o da oruç tutmayı iltizâm etsin. Çünkü oruç onun için hayalarını kesmek demektir; buyurdular.» Hadis müttefekun aleyh'tir.

  2. وَعَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ - رضى الله عنه - أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - حَمِدَ اَللَّهَ , وَأَثْنَى عَلَيْهِ , وَقَالَ : " لَكِنِّي أَنَا أُصَلِّي وَأَنَامُ , وَأَصُومُ وَأُفْطِرُ , وَأَتَزَوَّجُ اَلنِّسَاءَ , فَمَنْ رَغِبَ عَنْ سُنَّتِي فَلَيْسَ مِنِّي مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    «Enes b. Mâlik radıyallahü anh'den rivâyet olunduğuna göre Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem Allah'a hamd-ü sena etmiş ve : — Lâkin ben namaz kılıyor ve uyuyorum; hem oruç tutuyor hem tutmuyorum; kadınlarla da evleniyorum. Şu halde kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir; buyurmuşlardır.» Hadîs müttefekun aleyh'tir.

  3. وَعَنْهُ قَالَ : كَانَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - يَأْمُرُ بِالْبَاءَةِ , وَيَنْهَى عَنِ التَّبَتُّلِ نَهْيًا شَدِيدًا , وَيَقُولُ :" تَزَوَّجُوا اَلْوَدُودَ اَلْوَلُودَ . إِنِّي مُكَاثِرٌ بِكُمُ اَلْأَنْبِيَاءَ يَوْمَ اَلْقِيَامَةِ رَوَاهُ أَحْمَدُ , وَصَحَّحَهُ اِبْنُ حِبَّانَ .

    وَلَهُ شَاهِدٌ : عِنْدَ أَبِي دَاوُدَ , وَالنَّسَائِيِّ , وَابْنِ حِبَّانَ أَيْضًا مِنْ حَدِيثِ مَعْقِلِ بْنِ يَسَارٍ .

    «Bu da ondan (radıyallahu anh) rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem bize evlenmeyi emreder; nikâhı terkedip bir kenara çekilmekten şiddetle nehî buyurur ve : — Çok doğuran sevimli kadınları alın; çünkü ben kıyamet gününde sair ümmetlere sizinle öğüneceğim; derdi.» Bu hadîsi Ahmed rivayet etmiştir. İbni Hibban onu sahîhlemiştir. Hadîsin Ebu Dâvud ile Nesâî ve keza İbni Hibban'da Ma'kil b. Yesar'dan rivayet edilmiş bir şahidi vardır.

  4. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - عَنِ النَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ : تُنْكَحُ اَلْمَرْأَةُ لِأَرْبَعٍ : لِمَالِهَا , وَلِحَسَبِهَا , وَلِجَمَالِهَا , وَلِدِينِهَا , فَاظْفَرْ بِذَاتِ اَلدِّينِ تَرِبَتْ يَدَاكَ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ مَعَ بَقِيَّةِ اَلسَّبْعَةِ .

    «Ebu Hüreyre radıyallahü anh'den Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'den işitmiş olarak rivayet olunduğuna göre Peygamber (S.A.V.): — Kadın dört şey için nikâh edilir: malı için, şerefi için, güzelliği için ve dîni için. Sen dindarı al da yoksulluktan ellerin toprağa yapışsın; buyurmuşlardır. Hadîs Şeyheyn ile Yediler'in geri kalanları arasında müttefekun aleyh'tir.

  5. وَعَنْهُ ; أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - كَانَ إِذَا رَفَّأَ إِنْسَانًا إِذَا تَزَوَّجَ قَالَ : بَارَكَ اَللَّهُ لَكَ , وَبَارَكَ عَلَيْكَ , وَجَمَعَ بَيْنَكُمَا فِي خَيْرٍ رَوَاهُ أَحْمَدُ , وَالْأَرْبَعَةُ , وَصَحَّحَهُ اَلتِّرْمِذِيُّ , وَابْنُ خُزَيْمَةَ , وَابْنُ حِبَّانَ .

    «Yine ondan (radıyallahü anh) rivayet olunmuştur ki: Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem bir insan evlendiği zaman onu tebrik ederken : — Allah senin için mübarek kılsın; ve senin üzerine bereket indirsin, aranızı hayırda cem'etsin; buyururlarmış.» Bu hadîsi Ahmed ile Dörtler rivayet etmiştir. Tirmîzî, İbn Huzeyme ve İbni Hibban onu sahîhlemişlerdir.

  6. وَعَنْ عَبْدِ اَللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ - رضى الله عنه - قَالَ : عَلَّمَنَا رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - اَلتَّشَهُّدَ فِي اَلْحَاجَةِ : " إِنَّ اَلْحَمْدَ لِلَّهِ , نَحْمَدُهُ , وَنَسْتَعِينُهُ , وَنَسْتَغْفِرُهُ , وَنَعُوذُ بِاَللَّهِ مِنْ شُرُورِ أَنْفُسِنَا , مَنْ يَهْدِهِ اَللَّهُ فَلَا مُضِلَّ لَهُ , وَأَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اَللَّهُ , وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ وَيَقْرَأُ ثَلَاثَ آيَاتٍ". رَوَاهُ أَحْمَدُ , وَالْأَرْبَعَةُ , وَحَسَّنَهُ اَلتِّرْمِذِيُّ , وَالْحَاكِمُ .

    «Abdullah b. Mes'ud radıyallahu anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Bize Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem hacet için teşehhüdün şöyle olacağını öğretti : — Şüphesiz ki hamd Allah'a mahsustur. Ona hamdeder; ondan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerlerinden de Allah'a sığınırız. Allah kime hidâyet verirse artık onu saptıracak yoktur. Ve kimi saptırırsa, onu da doğru yola getirecek yoktur. Ben Allah'dan başka ilâh olmadığına şehâdet ederim. Muhammed'in onun kulu ve resulü olduğuna da şehâdet ederim der. Üç de âyet okur.» Bu hadîsi Ahmed ile Dörtler rivayet etmiştir. Tirmizî ile Hâkim onu hasen bulmuşlardır.

  7. وَعَنْ جَابِرٍ - رضى الله عنه - قَالَ : قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - إِذَا خَطَبَ أَحَدُكُمُ الْمَرْأَةَ , فَإِنْ اِسْتَطَاعَ أَنْ يَنْظُرَ مِنْهَا مَا يَدْعُوهُ إِلَى نِكَاحِهَا , فَلْيَفْعَلْ رَوَاهُ أَحْمَدُ , وَأَبُو دَاوُدَ , وَرِجَالُهُ ثِقَاتٌ , وَصَحَّحَهُ اَلْحَاكِمُ .

    وَلَهُ شَاهِدٌ : عِنْدَ اَلتِّرْمِذِيِّ , وَالنَّسَائِيِّ ; عَنِ الْمُغِيرَةِ. .

    وَعِنْدَ اِبْنِ مَاجَهْ , وَابْنِ حِبَّانَ : مِنْ حَدِيثِ مُحَمَّدِ بْنِ مَسْلَمَةَ .

    وَلِمُسْلِمٍ : عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ لِرَجُلٍ تَزَوَّجَ اِمْرَأَةً : أَنَظَرْتَ إِلَيْهَا ? " قَالَ : لَا . قَالَ : " اِذْهَبْ فَانْظُرْ إِلَيْهَا .

    Câbir radıyallahü anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Biriniz kadını istediği vakit, eğer onunla evlenmeğe sebeb teşkil eden yerini görebilecekse bunu hemen yapsın; buyurdular.» Bu hadîsi; Ahmed ile Ebu Dâvud rivayet etmişlerdir. Râvîleri sikadırlar. Onu Hâkim sahîhlemiştir. Tirmizî ile Nesâî'de bu hadîsin Mugîre'den rivâyeten bir şahidi; İbni Mâce ile İbni Hibban'da, Muhammed b. Mesleme'den bir şahidi daha vardır. Müslim'in Ebu Hüreyre'den rivayetine göre Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem bir kadınla evlenen bir adama: — Ona baktın mı? demiş. Adam: — Hayır; deyince : — Git de ona bak; buyurmuşlardır

  8. وَعَنِ ابْنِ عُمَرَ - رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا- قَالَ : قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - لَا يَخْطُبْ بَعْضُكُمْ عَلَى خِطْبَةِ أَخِيهِ , حَتَّى يَتْرُكَ اَلْخَاطِبُ قَبْلَهُ , أَوْ يَأْذَنَ لَهُ اَلْخَاطِبُ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ , وَاللَّفْظُ لِلْبُخَارِيِّ .

    «İbni Ömer radıyallahu anhümâ'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Sizden biriniz dîn kardeşinin dünürlüğü üzerine dünürlük göndermesin. Tâ dünür gönderen ondan önce vazgeçinceye yâhûd kendisine izin verinceye kadar; buyurdular.» Hadîs müttefekun aleyh'tir. Lâfız Buhârî'nindir.

  9. وَعَنْ أَبِي بُرْدَةَ بْنِ أَبِي مُوسَى , عَنْ أَبِيهِ قَالَ : قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - لَا نِكَاحَ إِلَّا بِوَلِيٍّ رَوَاهُ أَحْمَدُ وَالْأَرْبَعَةُ وَصَحَّحَهُ اِبْنُ اَلْمَدِينِيِّ , وَاَلتِّرْمِذِيُّ , وَابْنُ حِبَّانَ , وَأُعِلَّ بِالْإِرْسَالِ .

    «Ebu Bürdete'bni Ebî Musa'dan o'da babasından -radıyallahu anhümâ - rivayet olunmuştur. Babası demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Nikâh ancak velî ile olur; buyurdular.» Bu hadîsi Ahmed ile Dörtler rivayet etmişlerdir. İbni Medîni ile Tirmizî onu sahîhlemiş; İbni Hibban mürsel olmakla illetlendirmiştir.

  10. وَعَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا قَالَتْ : قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - أَيُّمَا اِمْرَأَةٍ نَكَحَتْ بِغَيْرِ إِذْنِ وَلِيِّهَا, فَنِكَاحُهَا بَاطِلٌ, فَإِنْ دَخَلَ بِهَا فَلَهَا اَلْمَهْرُ بِمَا اِسْتَحَلَّ مِنْ فَرْجِهَا, فَإِنِ اشْتَجَرُوا فَالسُّلْطَانُ وَلِيُّ مَنْ لَا وَلِيَّ لَهُ أَخْرَجَهُ اَلْأَرْبَعَةُ إِلَّا النَّسَائِيَّ, وَصَحَّحَهُ أَبُو عَوَانَةَ , وَابْنُ حِبَّانَ وَالْحَاكِمُ .

    «Âişe radıyallahü anhâ'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Hangi kadın velîsinin izni olmaksızın kendisini nikâh ederse onun nikâhı bâtıldır. Eğer kocası ona dâhil oldu ise fercini istihlâl etmesine karşılık kadına mehir vardır. Eğer velîler (onun kocaya verilmesi hakkında) münazaa ederlerse o takdirde sultan, velîsi olmıyanın velîsidir; buyurdular.» Bu hadîsi Nesaî müstesna Dörtler tahrîc etmişlerdir. Onu Ebu Avâne, İbni Hibban ve Hâkim sahîhlemişlerdir.

  11. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ : لَا تُنْكَحُ اَلْأَيِّمُ حَتَّى تُسْتَأْمَرَ, وَلَا تُنْكَحُ اَلْبِكْرُ حَتَّى تُسْـتَأْذَنَ " قَالُوا : يَا رَسُولَ اَللَّهِ , وَكَيْفَ إِذْنُهَا ? قَالَ : " أَنْ تَسْكُتَ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    «Ebu Hüreyre radıyallahü anh'den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem: — Dul kadın, kendisinden emir alınmadıkça nikâh edilemez; Bakire dahî kendisinden izin alınmadıkça nikâh edilemez; demiş. Eshâb : — Yâ Resûlüllah, onun izni nasıl olacak? deyince : — Susmasıdır; buyurmuşlardır.» Hadîs müttefekun aleyh'tir.

  12. وَعَنْ اِبْنِ عَبَّاسٍ - رضى الله عنه - أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ اَلثَّيِّبُ أَحَقُّ بِنَفْسِهَا مِنْ وَلِيِّهَا , وَالْبِكْرُ تُسْتَأْمَرُ , وَإِذْنُهَا سُكُوتُهَا رَوَاهُ مُسْلِمٌ .

    وَفِي لَفْظٍ : لَيْسَ لِلْوَلِيِّ مَعَ اَلثَّيِّبِ أَمْرٌ, وَالْيَتِيمَةُ تُسْتَأْمَرُ رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ , وَالنَّسَائِيُّ , وَصَحَّحَهُ اِبْنُ حِبَّانَ .

    «İbni Abbas radıyallahu anhümâ'dan rivayet olunduğuna göre Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem: — Dul kadın kendi nefsi hakkında tasarrufa velîsinden daha haklıdır, bakireden ise müsaade istenir. Onun izni sükûtdur; buyurmuşlardır.» Bu hadîsi Müslim rivayet etmiştir. Bir rivayette: «Dul kadınla beraber velîye iş yoktur; fakat yetimeden emir alınır» buyurulmuştur. Bunu Ebu Dâvud ile Nesaî rivayet etmişlerdir. İbni Hibban ise sahîhlemiştir.

  13. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ : قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - لَا تُزَوِّجُ اَلْمَرْأَةُ اَلْمَرْأَةَ, وَلَا تُزَوِّجُ اَلْمَرْأَةُ نَفْسَهَا رَوَاهُ اِبْنُ مَاجَهْ , وَاَلدَّارَقُطْنِيُّ , وَرِجَالُهُ ثِقَاتٌ .

    «Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Kadın kadını evlendiremez; kadın kendini de evlendiremez; buyurdular.» Bu hadîsi İbni Mâce ile Dâre Kutnî rivayet etmişlerdir. Râvîleri sikadır.

  14. وَعَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ - رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا- أَنَّ جَارِيَةً بِكْرًا أَتَتِ النَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - فَذَكَرَتْ: أَنَّ أَبَاهَا زَوَّجَهَا وَهِيَ كَارِهَةٌ , فَخَيَّرَهَا اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - رَوَاهُ أَحْمَدُ , وَأَبُو دَاوُدَ , وَابْنُ مَاجَهْ , وَأُعِلَّ بِالْإِرْسَالِ .

    «İbni Abbas radıyallahu anhümâ'dan rivayet olunduğuna göre, bakire bir kız Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'e gelerek; kendisi istemediği halde babasının tezvîc ettiğini anlatmış; Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem de onu muhayyer bırakmıştır.» Bu hadîsi Ahmed, Ebu Dâvud ve İbni Mâce rivayet etmişlerdir. Hadis mürsel olmakla illetlendirilmiştir.

  15. وَعَنْ جَابِرٍ قَالَ : قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - أَيُّمَا عَبْدٍ تَزَوَّجَ بِغَيْرِ إِذْنِ مَوَالِيهِ أَوْ أَهْلِهِ , فَهُوَ عَاهِرٌ رَوَاهُ أَحْمَدُ , وَأَبُو دَاوُدَ , وَاَلتِّرْمِذِيُّ وَصَحَّحَهُ , وَكَذَلِكَ اِبْنُ حِبَّانَ .

    Câbir radıyallahu anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki : Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Hangi köle mevlâlarının yâhûd sahibinin izni olmadan evlenirse o zânîdir; buyurdular.» Bu hadîsi Ahmed ile Ebu Dâvud ve Tirmizî rivayet etmişlerdir; Tirmizî ve keza İbni Hibbân onu sahîhlemişlerdir.

  16. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ : لَا يُجْمَعُ بَيْنَ اَلْمَرْأَةِ وَعَمَّتِهَا , وَلَا بَيْنَ اَلْمَرْأَةِ وَخَالَتِهَا مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    «Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet olunduğuna göre; Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Bir kadınla halası ve bir kadınla teyzesi bir nikâh altında toplanamaz; buyurmuşlardır.» Hadîs müttefekun aleyh'tir.

  17. وَعَنْ عُثْمَانَ - رضى الله عنه - قَالَ : قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - لَا يَنْكِحُ اَلْمُحْرِمُ , وَلَا يُنْكَحُ رَوَاهُ مُسْلِمٌ . وَفِي رِوَايَةٍ لَهُ : وَلَا يَخْطُبُ .

    وَزَادَ اِبْنُ حِبَّانَ : وَلَا يُخْطَبُ عَلَيْهِ .

    «Osman radıyallahu anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — İhramlı hacı ne nikâh eder ne de nikâh olunur; buyurdular.» Bu hadîsi Müslim rivayet etmiştir. Müslim'in Osman'dan bir rivayetinde «Dünürlük yapamaz» denilmiştir, İbni Hibbân «ona dünürlük de yapılamaz» cümlesini ziyâde etmiştir.

  18. وَعَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا- قَالَ : تَزَوَّجَ اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - مَيْمُونَةَ وَهُوَ مُحْرِمٌ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    وَلِمُسْلِمٍ : عَنْ مَيْمُونَةَ نَفْسِهَا أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - تَزَوَّجَهَا وَهُوَ حَلَالٌ .

    «İbni Abbas radıyallahu anhümâ'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki : Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem Meymûne ile ihramlı iken evlendi.» Hadîs müttefekun aleyh'tir. Müslim'in bizzat Meymûne'den rivayet edilen hadîsinde: Peygamber (S.A.V.)'in onunla ihramlı değil iken evlendiği, ifâde olunmaktadır.

  19. وَعَنْ عُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ - رضى الله عنه - قَالَ : قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - إِنَّ أَحَقَّ اَلشُّرُوطِ أَنْ يُوَفَّى بِهِ , مَا اِسْتَحْلَلْتُمْ بِهِ اَلْفُرُوجَ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    «Ukbetü'bnü Âmir radıyallahu anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Şüphesiz ki şartların en ziyâde îfâsı gerekeni, kendisi ile, fercleri istihlâl ettiğiniz şarttır; buyurdular.» Hadîs müttefekun aleyh'tir.

  20. وَعَنْ سَلَمَةَ بْنِ الْأَكْوَعِ - رضى الله عنه - قَالَ : رَخَّصَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - عَامَ أَوْطَاسٍ فِي اَلْمُتْعَةِ , ثَلَاثَةَ أَيَّامٍ , ثُمَّ نَهَى عَنْهَا رَوَاهُ مُسْلِمٌ .

    «Selemetü'bnü'l - Ekva' radıyallahu anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki : Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem, Evtas yılında Mut'a için üç gün ruhsat verdi; sonra ondan nehyetti.» Bu hadîsi Müslim rivayet etmiştir.

  21. وَعَنْ عَلَيٍّ - رضى الله عنه - قَالَ : نَهَى رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - عَنْ اَلْمُتْعَةِ عَامَ خَيْبَرَ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    «Ali radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem müt'a'dan Hayber yılında nehyetti. Hadîs müttefekun aleyh'tir.

  22. وَعَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ - رضى الله عنه - قَالَ : لَعَنَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - اَلْمُحَلِّلَ وَالْمُحَلَّلَ لَهُ رَوَاهُ أَحْمَدُ , وَالنَّسَائِيُّ , وَاَلتِّرْمِذِيُّ وَصَحَّحَهُ .

    وَفِي اَلْبَابِ : عَنْ عَلِيٍّ أَخْرَجَهُ اَلْأَرْبَعَةُ إِلَّا النَّسَائِيَّ .

    «İbni Mes'ud radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem hülle yapana da kendisi için hülle yapılana da lâ'net etti.» Bu hadîsi Ahmed, Nesâî ve Tirmizî rivayet etmişlerdir. Tirmizî onu sahîhlemiştir. Bu bâbta Ali'den de hadîs vardır. Onu Nesâî müstesna Dört'ler tahrîc etmişlerdir.

  23. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ : قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - لَا يَنْكِحُ اَلزَّانِي اَلْمَجْلُودُ إِلَّا مِثْلَهُ رَوَاهُ أَحْمَدُ , وَأَبُو دَاوُدَ , وَرِجَالُهُ ثِقَاتٌ .

    «Ebu Hüreyre radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Kendisine dayak vurulmuş zânî ancak kendi gibisini nikâh edebilir; buyurdular.» Bu hadîsi Ahmed ile Ebu Dâvud rivayet etmişlerdir. Râvîleri sikadırlar.

  24. وَعَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا , قَالَتْ : طَلَّقَ رَجُلٌ اِمْرَأَتَهُ ثَلَاثًا , فَتَزَوَّجَهَا رَجُلٌ , ثُمَّ طَلَّقَهَا قَبْلَ أَنْ يَدْخُلَ بِهَا , فَأَرَادَ زَوْجُهَا أَنْ يَتَزَوَّجَهَا , فَسُئِلَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - عَنْ ذَلِكَ , فَقَالَ : "لَا . حَتَّى يَذُوقَ اَلْآخَرُ مِنْ عُسَيْلَتِهَا مَا ذَاقَ اَلْأَوَّلُ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ , وَاللَّفْظُ لِمُسْلِمٍ .

    «Âişe radıyallahu anhâ'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Bir adam karısını üç defa boşadı da, o kadını başka bir adam aldı; sonra onu cima' etmeden boşadı. Bunun üzerine kadını ilk kocası almak istedi. Derken mes'ele Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem'e soruldu : — Hayır ikinci kocası, onun balcağızından birincisinin tattığı gibi tatmadıkça olmaz; buyurdular.» Hadîs müttefekun aleyh'tir. Lâfız Müslim'indir.