Lukata (buluntu)

Alışveriş

  1. عَنْ أَنَسٍ - رضى الله عنه - قَالَ : مَرَّ اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - بِتَمْرَةٍ فِي اَلطَّرِيقِ، فَقَالَ : " لَوْلَا أَنِّي أَخَافُ أَنْ تَكُونَ مِنَ الصَّدَقَةِ لَأَكَلْتُهَا" مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .

    «Enes radıyallahü anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir kî : Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem yolda bir hurma dânesine rastladı ve : — Eğer sadakadan olduğundan korkmasam bunu yerdim; buyurdular.» Hadis müttefekun aleyh'tir.

  2. وَعَنْ زَيْدِ بْنِ خَالِدٍ اَلْجُهَنِيِّ - رضى الله عنه - قَالَ : جَاءَ رَجُلٌ إِلَى اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - فَسَأَلَهُ عَنِ اللُّقَطَةِ ? فَقَالَ : " اِعْرِفْ عِفَاصَهَا وَوِكَاءَهَا , ثُمَّ عَرِّفْهَا سَنَةً , فَإِنْ جَاءَ صَاحِبُهَا وَإِلَّا فَشَأْنُكَ بِهَا" . فِيهِ اَلَّذِي قَبْلَهُ وَمَا أَشْبَهَهُ قَالَ : "هِيَ لَكَ , أَوْ لِأَخِيكَ , أَوْ لِلذِّئْبِ " . قَالَ : فَضَالَّةُ اَلْإِبِلِ ? قَالَ : " مَا لَكَ وَلَهَا ? مَعَهَا سِقَاؤُهَا وَحِذَاؤُهَا , تَرِدُ اَلْمَاءَ , وَتَأْكُلُ اَلشَّجَرَ , حَتَّى يَلْقَاهَا رَبُّهَا مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .

    «Zeyd b. Hâlid-i Cühenî radıyallahu anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'e bir adam gelerek lükata'nın hükmünü sordu. Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Onun kabını ve kabının bağını tanı, sonra onu bir sene ilân et. Eğer sahibi gelirse ne a'lâ gelmezse onu ne yaparsan yap; buyurdu. Adam : —Ya bulunan koyunlar? dedi. Peygamber (S.A.V.): — Onlar ya senin ya din kardeşinin yâhûd kurdundur; buyurdular. Adam : — Ya bulunan develer? dedi : — Sana ne, onların su tulumları ve tabanları yanlarındadır: Sâhibleri onlara rastlayıncaya kadar suya gelir ve ağaçları otlarlar; buyurdular.». Hadis müttefekun aleyh'tir.

  3. وَعَنْهُ قَالَ : قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - مَنْ آوَى ضَالَّةً فَهُوَ ضَالٌّ , مَا لَمْ يُعَرِّفْهَا رَوَاهُ مُسْلِم ٌ .

    «Bu da ondan rivâyet olunmuştur; radıyallahu anh. Demiştir ki : Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Her kim bir kayıp hayvanı barındırırsa, o hayvanı bildirmedikçe kendisi dalâlettedir; buyurdular.». Bu hadîsi Müslim rivayet etmiştir.

  4. وَعَنْ عِيَاضِ بْنِ حِمَارٍ - رضى الله عنه - قَالَ : قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - مَنْ وَجَدَ لُقَطَةً فَلْيُشْهِدْ ذَوَيْ عَدْلٍ , وَلْيَحْفَظْ عِفَاصَهَا وَوِكَاءَهَا , ثُمَّ لَا يَكْتُمْ , وَلَا يُغَيِّبْ , فَإِنْ جَاءَ رَبُّهَا فَهُوَ أَحَقُّ بِهَا , وَإِلَّا فَهُوَ مَالُ اَللَّهِ يُؤْتِيهِ مَنْ يَشَاءُ رَوَاهُ أَحْمَدُ, وَالْأَرْبَعَةُ إِلَّا اَلتِّرْمِذِيَّ , وَصَحَّحَهُ اِبْنُ خُزَيْمَةَ , وَابْنُ اَلْجَارُودِ , وَابْنُ حِبَّان َ .

    «İyad b. Himar radıyallahu anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Her kim bir kayıp bulursa hemen iki adaletli kimseyi şâhid tutsun ve bulunan şeyin kabını, bağını bellesin. Sonra gizlemesin ve kaybetmesin. Şayet sahibi gelirse hak onundur. Gelmezse o mal Allah'ın malıdır; onu dilediğine verir; buyurdular». Bu hadîsi Tirmizî müstesna Dörtler'le Ahmed rivayet etmiş; İbni Huzeyme, İbn Cârûd ve İbni Hibban onu sahîhlemişlerdir.

  5. وَعَنْ عَبْدِ اَلرَّحْمَنِ بْنِ عُثْمَانَ التَّيْمِيِّ - رضى الله عنه - أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - نَهَى عَنْ لُقَطَةِ اَلْحَاجِّ رَوَاهُ مُسْلِم ٌ .

    «Abdurrahman b. Osman-ı Teymî radıyallahü anh'den rivayet olunduğuna göre. Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem hacıların lükatasından nehyetmiştir.» Bu hadîsi Müslim rivayet etmiştir.

  6. وَعَنْ اَلْمِقْدَامِ بْنِ مَعْدِي كَرِبَ - رضى الله عنه - قَالَ : قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - أَلَا لَا يَحِلُّ ذُو نَابٍ مِنَ السِّبَاعِ , وَلَا اَلْحِمَارُ اَلْأَهْلِيُّ , وَلَا اَللُّقَطَةُ مِنْ مَالِ مُعَاهَدٍ , إِلَّا أَنْ يَسْتَغْنِيَ عَنْهَا رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ .

    «Mikdam b. Ma'dikerib radıyallahu anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Dikkat edin: yırtıcılardan azı dişine sâhib olanla ehlî eşek ve zimmî malından lükata helâl olmaz ancak sahibi ondan müstağni olursa o başka; buyurdular.» Bu hadîsi Ebu Dâvud rivayet etmiştir.