Hibe, umrâ ve rukbâ

Alışveriş

  1. عَنْ اَلنُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا- أَنَّ أَبَاهُ أَتَى بِهِ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - فَقَالَ : إِنِّي نَحَلْتُ اِبْنِي هَذَا غُلَامًا كَانَ لِي، فَقَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - " أَكُلُّ وَلَدِكَ نَحَلْتَهُ مِثْلَ هَذَا" ?. فَقَالَ : لَا . فَقَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - " فَارْجِعْهُ" .

    وَفِي لَفْظٍ : فَانْطَلَقَ أَبِي إِلَى اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - لِيُشْهِدَهُ عَلَى صَدَقَتِي. فَقَالَ : " أَفَعَلْتَ هَذَا بِوَلَدِكَ كُلِّهِمْ"?. قَالَ : لَا. قَالَ: " اِتَّقُوا اَللَّهَ , وَاعْدِلُوا بَيْنَ أَوْلَادِكُمْ " فَرَجَعَ أَبِي, فَرَدَّ تِلْكَ اَلصَّدَقَةَ مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .

    وَفِي رِوَايَةٍ لِمُسْلِمٍ قَالَ : فَأَشْهِدْ عَلَى هَذَا غَيْرِي" ثُمَّ قَالَ : " أَيَسُرُّكَ أَنْ يَكُونُوا لَكَ فِي اَلْبِرِّ سَوَاءً"? قَالَ : بَلَى . قَالَ : " فَلَا إِذًا .

    «Nu'mân b. Beşîr radıyallahü anhümâ'dan rivayet edildiğine göre, babası kendisini Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem'e getirerek : — Gerçekten ben şu oğluma bir kölemi bağışladım; demiş. Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem ; — Her çocuğuna bunun gibi (bir köle) bağışladın mı? diye sormuş : — Hayır; demiş. Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — O halde onu geri çevir; buyurmuşlar. Bir rivayette: «Babam benim sadakama şâhid yapmak için Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'e gitti. O kendisine : — Bunu bütün çocuklarına yaptın mı? diye sordu. Babam : — Hayır; dedi. (Bunun üzerine) : — Allah'dan korkun ve çocuklarınız arasında âdil olun; buyurdular. Babam da döndü ve o sadakayı iade etti» denilmiştir. Hadîs müttefekun aleyh'tir. Müslim'in bir rivayetinde, Peygamber (S.A.V.) : «Sen buna benden başkasını şahid tut» buyurmuş : Sonra : «Çocuklarının sana itaatte müsâvî olmaları seni memnun eder mi?» diye sormuş : «Evet» deyince «O halde hayır» buyurmuşlardır.

  2. وَعَنْ اِبْنِ عَبَّاسٍ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا- قَالَ : قَالَ اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - اَلْعَائِدُ فِي هِبَتِهِ كَالْكَلْبِ يَقِيءُ, ثُمَّ يَعُودُ فِي قَيْئِهِ" مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .

    وَفِي رِوَايَةٍ لِلْبُخَارِيِّ : لَيْسَ لَنَا مَثَلُ اَلسَّوْءِ, اَلَّذِي يَعُودُ فِي هِبَتِهِ كَالْكَلْبِ يَرْجِعُ فِي قَيْئِهِ .

    «İbni Abbas radıyallahü anhümâ'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki : Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem : — Hibesinden dönen kustuktan sonra dönerek kusmuğunu yiyen köpek gibidir; buyurdular.» Hadîs müttefekun aleyh'tir. Buharî'nin bir rivayetinde : «Kötülüğe örnek olmak bize caiz değildir. Hibesinden dönen kustuktan sonra dönerek kusmuğunu yiyen köpek gibidir» buyrulmuştur.

  3. وَعَنْ اِبْنِ عُمَرَ ، وَابْنِ عَبَّاسٍ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمْ- , عَنْ اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ : لَا يَحِلُّ لِرَجُلٍ مُسْلِمٍ أَنْ يُعْطِيَ اَلْعَطِيَّةَ , ثُمَّ يَرْجِعَ فِيهَا ; إِلَّا اَلْوَالِدُ فِيمَا يُعْطِي وَلَدَهُ" رَوَاهُ أَحْمَدُ , وَالْأَرْبَعَةُ , وَصَحَّحَهُ اَلتِّرْمِذِيُّ , وَابْنُ حِبَّانَ , وَالْحَاكِم ُ .

    «İbni Ömer ve İbni Abbas radıyallahü anhüm'den Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'den işitmiş olarak rivayet edilmiştir, Resûlüllah (S.A.V.) Demişlerdir ki : — Müslüman bir adama bir bahşişi verip de sonra ondan dönmek helâl olmaz; yalnız babanın evlâdına verdiği şeyden dönmesi müstesna.» Bu hadîsi Ahmed ile Dört'ler rivayet etmiş; Tirmizî, İbni Hibban ve Hâkim onu sahîhlemişlerdir.

  4. وَعَنْ عَائِشَةَ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا- قَالَتْ : كَانَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - يَقْبَلُ اَلْهَدِيَّةَ , وَيُثِيبُ عَلَيْهَا رَوَاهُ اَلْبُخَارِيّ ُ .

    «Âişe radıyallahu anhâ'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem hedîyyeyi kabul eder; ve onun karşılığını verirdi.» Bu hadîsi Buharî rivayet etmiştir.

  5. وَعَنْ اِبْنِ عَبَّاسٍ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا- قَالَ : وَهَبَ رَجُلٌ لِرَسُولِ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - نَاقَةً، فَأَثَابَهُ عَلَيْهَا , فَقَالَ : " رَضِيتَ" ? قَالَ : لَا . فَزَادَهُ , فَقَالَ : "رَضِيتَ"? قَالَ : لَا . فَزَادَهُ . قَالَ : "رَضِيتَ" ? قَالَ : نَعَمْ. رَوَاهُ أَحْمَدُ , وَصَحَّحَهُ اِبْنُ حِبَّان َ 11 -

    «İbni Abbas radıyallahü anhümâ'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Bir adam Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem'e bir dişi deve hibe etti. O da kendisine devenin karşılığını verdi ve : — Râzı oldun mu? diye sordu. Adam : — Hayır» deyince daha fazla verdi ve : — Râzı oldun mu? diye sordu. (Yine) : — Hayır» cevâbını alınca daha fazla verdi, ve : — Râzi oldun mu? diye sordular. (Nihayet) adam : — Evet» dedi.» Bu hadîsi Ahmed rivayet etmiştir. İbni Hibbân onu sahîhlemiştir.

  6. وَعَنْ جَابِرٍ - رضى الله عنه - قَالَ : قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - اَلْعُمْرَى لِمَنْ وُهِبَتْ لَهُ مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .

    وَلِمُسْلِمٍ : أَمْسِكُوا عَلَيْكُمْ أَمْوَالَكُمْ وَلَا تُفْسِدُوهَا , فَإِنَّهُ مَنْ أَعْمَرَ عُمْرَى فَهِيَ لِلَّذِي أُعْمِرَهَا حَياً وَمَيِّتًا، وَلِعَقِبِهِ .

    وَفِي لَفْظٍ : إِنَّمَا اَلْعُمْرَى اَلَّتِي أَجَازَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - أَنْ يَقُولَ: هِيَ لَكَ وَلِعَقِبِكَ، فَأَمَّا إِذَا قَالَ: هِيَ لَكَ مَا عِشْتَ، فَإِنَّهَا تَرْجِعُ إِلَى صَاحِبِهَا .

    وَلِأَبِي دَاوُدَ وَالنَّسَائِيِّ : لَا تُرْقِبُوا , وَلَا تُعْمِرُوا، فَمَنْ أُرْقِبَ شَيْئًا أَوْ أُعْمِرَ شَيْئًا فَهُوَ لِوَرَثَتِهِ .

    Câbir radıyallahu anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem; Umrâ hibe edilen kimseye aittir; buyurdular.» Hadîs müttefekun aleyh'tir. Müslim'in (Câbir'den) rivayetinde : «Mallarınızı elinizde tutun ve onları ifsâd etmeyin; zîrâ her kim umrâ yaparsa o (nun milkiyeti) diri iken de ölü iken de kendisine umrâ yapılana ve çocuklarına aittir.» denilmiş; bir rivayette : Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem'in caiz gördüğü umrâ ancak ve ancak : Bu hâne çocuklarınadır; diyerek yapılandır: Yaşadığın müddetçe bu hâne senin olsun; diyerek yapılana gelince: şüphesiz ki bu sahibine döner; buyurulmuştur.» Ebu Dâvud ile Nesâî'nin rivayetlerinde ise: «Rukbâ ve umrâ yapmayınız! Çünkü kime bir şey rukbâ veya umrâ yapılırsa o şey o kimsenin mirasçılarının olur» Buyurulmaktadır.

  7. وَعَنْ عُمَرَ - رضى الله عنه - قَالَ : حَمَلْتُ عَلَى فَرَسٍ فِي سَبِيلِ اَللَّهِ , فَأَضَاعَهُ صَاحِبُهُ , فَظَنَنْتُ أَنَّهُ بَائِعُهُ بِرُخْصٍ، فَسَأَلْتُ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - عَنْ ذَلِكَ . فَقَالَ : " لَا تَبْتَعْهُ , وَإِنْ أَعْطَاكَهُ بِدِرْهَمٍ … اَلْحَدِيثَ. مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .

    «Ömer radıyallahu anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki : Bir atı Hak yolunda tasadduk ettim. Fakat sahibi hayvanı gözden kulaktan düşürdü. Ben de onu ucuza satacağını anladım da Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem'e sordum: — Onu sana bir dirheme bile verse satın alma! ilâh...; buyurdular.» Hadîs müttefekun aleyh'tir.

  8. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - عَنِ النَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ : تَهَادُوْا تَحَابُّوا رَوَاهُ اَلْبُخَارِيُّ فِي " اَلْأَدَبِ اَلْمُفْرَدِ " وَأَبُو يَعْلَى بِإِسْنَادٍ حَسَن ٍ .

    «Ebu Hüreyre radıyallahü anh'den Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'den işitmiş olarak rivayet edildiğine göre Resûlüllah (S.A.V.) : — Birbirinize hediyye verin, sevişirsiniz; buyurmuşlardır.» Bu hadîsi Buharî «el-Edebü'l - Müfred» adlı eserinde rivayet etmiştir. Onu Ebû Yâ'lâ dahî güzel bir isnadla rivayet etmiştir.

  9. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ : قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - يَا نِسَاءَ اَلْمُسْلِمَاتِ ! لَا تَحْقِرَنَّ جَارَةٌ لِجَارَتِهَا وَلَوْ فِرْسِنَ شَاةٍ مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .

    «Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Ey müslüman kadınlar! sakın bir komşu kadın komşusunu koyun paçası dahî olsa (hediyyesi dolayısiyle) tahkîr etmesin; buyurdular. Hadîs müttefekun aleyh'tir.