Gasp

Alışveriş

  1. عَنْ سَعِيدِ بْنِ زَيْدٍ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا-; أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: مَنْ اِقْتَطَعَ شِبْرًا مِنْ اَلْأَرْضِ ظُلْماً طَوَّقَهُ اَللَّهُ إِيَّاهُ يَوْمَ اَلْقِيَامَةِ مِنْ سَبْعِ أَرَضِينَ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    «Saîd b. Zeyd radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Her kim zulüm yolu ile bir karış yer alırsa kıyamet gününde Allah onu yedi kat yerin dibinden o kimsenin boynuna dolar; buyurmuşlardır.» Hadîs müttefekun aleyhtir.

  2. وَعَنْ أَنَسٍ; أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - كَانَ عِنْدَ بَعْضِ نِسَائِهِ، فَأَرْسَلَتْ إِحْدَى أُمَّهَاتِ اَلْمُؤْمِنِينَ مَعَ خَادِمٍ لَهَا بِقَصْعَةٍ فِيهَا طَعَامٌ، فَكَسَرَتِ اَلْقَصْعَةَ، فَضَمَّهَا, وَجَعَلَ فِيهَا اَلطَّعَامَ. وَقَالَ: " كُلُوا " وَدَفَعَ اَلْقَصْعَةَ اَلصَّحِيحَةَ لِلرَّسُولِ, وَحَبَسَ اَلْمَكْسُورَةَ رَوَاهُ اَلْبُخَارِيُّ .

    وَاَلتِّرْمِذِيُّ, وَسَمَّى اَلضَّارِبَةَ عَائِشَةَ, وَزَادَ: فَقَالَ اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - طَعَامٌ بِطَعَامٍ, وَإِنَاءٌ بِإِنَاءٍ وَصَحَّحَهُ .

    «Enes radıyallahü anh'den rivayet edildiğine göre Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem kadınlarından birinin yanında bulunuyormuş. Derken Ummehât-i Mü'mînîn'den biri bir hizmetçisi ile içinde yemek bulunan bir tabak göndermiş. Kadın eli ile tabağa çarpınca tabak kırılıvermiş. Bunun üzerine Peygamber (S.A.V.) o tabağı bir yere toplamış ve yemeği içine koyarak: — Yeyin; demiş; sağlam tabağı getirene vermiş; kırık olanını da alıkoymuş.» Bu hadîsi Buharî ile Tirmizî rivayet etmiş; Tirmizi vuranın Âişe olduğunu söylemiş ve şunu ziyâde eylemiştir: «bunun üzerine Peygamber (S.A.V.): — Yemeğe karşı yemek ve tabağa karşı tabak (îcâbeder); buyurdular». Bu rivayeti Tirmizî sahîhlemiştir.

  3. وَعَنْ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - مَنْ زَرَعَ فِي أَرْضِ قَوْمٍ بِغَيْرِ إِذْنِهِمْ, فَلَيْسَ لَهُ مِنْ اَلزَّرْعِ شَيْءٌ, وَلَهُ نَفَقَتُهُ رَوَاهُ أَحْمَدُ, وَالْأَرْبَعَةُ إِلَّا النَّسَائِيَّ, وَحَسَّنَهُ اَلتِّرْمِذِيُّ .

    وَيُقَالُ: إِنَّ اَلْبُخَارِيَّ ضَعَّفَهُ .

    «Râfi' b. Hadîc radıyallahü anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Her kim bir kavmin yerine onların izni olmadan ekin ekerse, ekinden kendisine hiç birşey yoktur. Ona (yalnız) masrafı vardır; buyurdular.» Bu hadisi, Nesâî müstesna Ahmed ile Dörtler rivayet etmiş. Tirmizî hasen bulmuştur. Buharî'nin bunu zaîf bulduğunu söylenir.

  4. وَعَنْ عُرْوَةَ بْنِ اَلزُّبَيْرِ قَالَ: قَالَ رَجُلٌ مِنْ اَلصَّحَابَةِ; مِنْ أَصْحَابِ رَسُولِ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - إِنَّ رَجُلَيْنِ اِخْتَصَمَا إِلَى رَسُولِ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - فِي أَرْضٍ, غَرَسَ أَحَدُهُمَا فِيهَا نَخْلًا, وَالْأَرْضُ لِلْآخَرِ, فَقَضَى رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - بِالْأَرْضِ لِصَاحِبِهَا, وَأَمَرَ صَاحِبَ اَلنَّخْلِ أَنْ يُخْرِجَ نَخْلَهُ. وَقَالَ: " لَيْسَ لِعِرْقٍ ظَالِمٍ حَقٌّ رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ, وَإِسْنَادُهُ حَسَنٌ . وَآخِرُهُ عِنْدَ أَصْحَابِ " اَلسُّنَنِ " مِنْ رِوَايَةِ عُرْوَةَ, عَنْ سَعِيدِ بْنِ زَيْدٍ.

    وَاخْتُلِفَ فِي وَصْلِهِ وَإِرْسَالِهِ, وَفِي تَعْيِين صَحَابِيِّهِ .

    «Urvetü'bnü Zübeyr radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem'in ashabından bir zât şunları söyledi: Gerçekten iki adam Resûlüllah (S.A.V.)'in huzuruna bir yer hakkında dâvaya çıktılar. Bunlardan biri o yere hurma dikmişti. Halbuki yer ötekine aitti. Resûlüllah (S.A.V.) yerin sâhibine âit olduğuna hükmetti. Hurma sahibine de hurmalarını çıkarmasını emretti ve: — Zâlim'in emeğine bir hak yoktur; buyurdular.» Bu hadîsi Ebu Dâvud rivayet etmiştir. İsnadı hasendir. «Sünen» kitaplarında bu hadis'in sonu Urve'nin Sâîd b. Zeyd'den yaptığı rivayettendir. Hadîsin vasıl ve irsali ile sahâbî râvîsî hakkında ihtilâf olunmuştur.

  5. وَعَنْ أَبِي بَكْرَةَ; - رضى الله عنه - أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: فِي خُطْبَتِهِ يَوْمَ اَلنَّحْرِ بِمِنًى إِنَّ دِمَاءَكُمْ وَأَمْوَالَكُمْ عَلَيْكُمْ حَرَامٌ, كَحُرْمَةِ يَوْمِكُمْ هَذَا، فِي بَلَدِكُمْ هَذَا، فِي شَهْرِكُمْ هَذَا مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    «Ebu Bekre radıyallahu anh'den rivayet olunduğuna göre. Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem, Kurban (bayramı) günü Minâ'da okuduğu hutbesinde : — Şüphesiz ki sizin kanlarınız mallarınız ve ırzlarınız size şu beldenizde, şu ayınızdaki şu gününüzün hürmeti gibi haramdır; buyurmuşlardır.» Hadîs müttefekun aleyhtir.