Âriyet (emaneten verilen şeyler)

Alışveriş

  1. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - أَدِّ اَلْأَمَانَةَ إِلَى مَنْ اِئْتَمَنَكَ, وَلَا تَخُنْ مَنْ خَانَكَ رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ, وَاَلتِّرْمِذِيُّ وَحَسَّنَهُ, وَصَحَّحَهُ اَلْحَاكِمُ, وَاسْتَنْكَرَهُ أَبُو حَاتِمٍ اَلرَّازِيُّ .

    «Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Emâneti sana emniyet edene ver; sana hıyanet edene sen hıyanet etme; buyurdular.» Bu hadîsi Ebu Dâvud ile Tirmizi rivayet etmişlerdir, Tirmîzî onu hasen bulmuş; Hâkim sahîhlemiş; Ebu Hâtîm-i Râzî ise münker addetmiştir.

  2. وَعَنْ يَعْلَى بْنِ أُمَيَّةَ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - إِذَا أَتَتْكَ رُسُلِي فَأَعْطِهِمْ ثَلَاثِينَ دِرْعاً ", قُلْتُ: يَا رَسُولَ اَللَّهِ ! أَعَارِيَةٌ مَضْمُونَةٌ أَوْ عَارِيَةٌ مُؤَدَّاةٌ? قَالَ: بَلْ عَارِيَةٌ مُؤَدَّاةٌ رَوَاهُ أَحْمَدُ, وَأَبُو دَاوُدَ, وَالنَّسَائِيُّ, وَصَحَّحَهُ اِبْنُ حِبَّانَ .

    «Ya'lâ b. Ümeyye radıyallahu anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem bana : — Elçilerim sana geldiği vakit kendilerine otuz zırh ver; dedi. — Yâ Resûlallah kefaletli emânet mi yoksa te'diyeli emânet mi? dedim. — Hayır, te'diyeli emânet; buyurdular.» Bu hadîsi Ahmed, Ebu Dâvud ve Nesâi rivayet etmiş; İbni Hibbân da sahîhlemiştir.

  3. وَعَنْ صَفْوَانَ بْنِ أُمَيَّةَ; أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - اِسْتَعَارَ مِنْهُ دُرُوعاً يَوْمَ حُنَيْنٍ. فَقَالَ: أَغَصْبٌ يَا مُحَمَّدُ? قَالَ: بَلْ عَارِيَةٌ مَضْمُونَةٌ رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ, وَالنَّسَائِيُّ, وَصَحَّحَهُ اَلْحَاكِمُ .

    «Safvân b. Ümeyye radıyallahu anh'den rivayet olunduğuna göre Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem Huneyn gününde kendisinden bir takım zırhlar emânet almış; Safvân: — Bunlar gasıb mı yâ Muhammed? deyince : — Hayır kefaletli emânet; buyurmuşlardır.» Bu hadîsi Ebu Dâvud, Ahmed ve Nesâî rivayet etmiş; Hâkim de sahîhlemiştir.