Alışverişin şartları ve yasak alışverişler
Alışveriş
وَعَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اَللَّهِ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا-; أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - يَقُولُ عَامَ اَلْفَتْحِ, وَهُوَ بِمَكَّةَ: إِنَّ اَللَّهَ وَرَسُولَهُ حَرَّمَ بَيْعَ اَلْخَمْرِ, وَالْمَيْتَةِ, وَالْخِنْزِيرِ, وَالْأَصْنَامِ. فَقِيلَ: يَا رَسُولَ اَللَّهِ ! أَرَأَيْتَ شُحُومَ اَلْمَيْتَةِ, فَإِنَّهُ تُطْلَى بِهَا اَلسُّفُنُ, وَتُدْهَنُ بِهَا اَلْجُلُودُ, وَيَسْتَصْبِحُ بِهَا اَلنَّاسُ? فَقَالَ: " لَا. هُوَ حَرَامٌ ", ثُمَّ قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - عِنْدَ ذَلِكَ: " قَاتَلَ اَللَّهُ اَلْيَهُودَ, إِنَّ اَللَّهَ لَمَّا حَرَّمَ عَلَيْهِمْ شُحُومَهَا جَمَلُوهُ, ثُمَّ بَاعُوهُ, فَأَكَلُوا ثَمَنَهُ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .
«Câbir b. Abdillah radıyallahü anhümâ'dan rivayet edildiğine göre kendisi Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem'i Fetih Yılı Mekke'de : — Hiç şüphe yok ki, Allah ve Resûl'ü şarabı, lâşeyi, domuzu ve putları satmayı haram kılmıştır; derken işitmiştir. Bunun üzerine: — Yâ Resûlallah, ölü hayvanların iç yağlarından haber ver; çünkü onlarla gemiler boyanır, deriler yağlanır; halk onlardan kandil yakar; denilmiş. Peygamber (S.A.V.) : — Hayır, O satış haramdır buyurmuş. Sonra Resûlullah Sallallahü aleyhi ve sellem o anda şunları söylemiştir : — Allah yahudilerin belâsını versin! Allah kendilerine ölü hayvanların iç yağlarını haram kılınca onu erittiler; sonra sattılar da parasını yediler.» Müttefekun aleyh'tir.
وَعَنْ اِبْنِ مَسْعُودٍ - رضى الله عنه - قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - يَقُولُ: إِذَا اِخْتَلَفَ اَلْمُتَبَايِعَانِ لَيْسَ بَيْنَهُمَا بَيِّنَةٌ, فَالْقَوْلُ مَا يَقُولُ رَبُّ اَلسِّلْعَةِ أَوْ يَتَتَارَكَانِ رَوَاهُ اَلْخَمْسَةُ, وَصَحَّحَهُ اَلْحَاكِمُ .
«İbni Mes'ud radıyallahü anh'ten rivayet olunmuştur, demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem'i; — Alış veriş yapan iki kişi aralarında bir beyyine olmaksızın ihtilâfa düşerlerse söz mal sahibinindir; yâhud alış verişi bırakırlar; derken işittim». Bu hadîsi, Beşler rivayet etmiş Hâkim de sahîhlemiştir.
وَعَنْ أَبِي مَسْعُودٍ - رضى الله عنه - أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - نَهَى عَنْ ثَمَنِ اَلْكَلْبِ, وَمَهْرِ الْبَغِيِّ, وَحُلْوَانِ اَلْكَاهِنِ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .
«Ebu Mes'ud-ı Ensarî radıyallahu anh'den rivâyet edildiğine göre, Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem köpeğin kıymetinden, fahişenin mehrinden ve kâhinin gelirinden nehîy buyurmuştur.» Hadis, müttefekun aleyh'tir.
وَعَنْهُ قَالَ: أَعْتَقَ رَجُلٌ مِنَّا عَبْداً لَهُ عَنْ دُبُرٍ لَمْ يَكُنْ لَهُ مَالٌ غَيْرُهُ. فَدَعَا بِهِ اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - فَبَاعَهُ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .
«(Bu da) ondan rivayet edilmiştir, -radıyallahu anh- Demiştir ki: Bizden bir adam kölesini müdebber olmak üzere azâd etmişti. Ondan başka malı yoktu. Bunun üzerine Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem, kendisini çağırdı ve köleyi sattı». Hadîs Müttefekun aleyh'tir.
وَعَنْ مَيْمُونَةَ زَوْجِ اَلنَّبِيِّ -صَلَّى اَللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ, وَرَضِيَ عَنْهَا-; أَنَّ فَأْرَةً وَقَعَتْ فِي سَمْنٍ, فَمَاتَتْ فِيهِ, فَسُئِلَ اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - عَنْهَا. فَقَالَ: " أَلْقُوهَا وَمَا حَوْلَهَا, وَكُلُوهُ " رَوَاهُ اَلْبُخَارِيُّ .
وَزَادَ أَحْمَدُ. وَالنَّسَائِيُّ: فِي سَمْنٍ جَامِدٍ .
«Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem'in zevcesi Meymûne radıyallahü anhâ'dan rivayet edildiğine göre bir fare yağ içine düşerek ölmüş; mes'ele Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem'e soruldukta : — Fareyi ve etrafındaki yağı atın da yağı yeyin; buyurmuştur.» Bu hadisi, Buharî rivayet etmiştir. Ahmed ile Nesâî «Donmuş bir yağ içine» ifâdesini ziyâde etmişlerdir.
وَعَنْ أَبِي اَلزُّبَيْرِ قَالَ: سَأَلْتُ جَابِرًا عَنْ ثَمَنِ اَلسِّنَّوْرِ وَالْكَلْبِ? فَقَالَ: زَجَرَ اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - عَنْ ذَلِكَ رَوَاهُ مُسْلِمٌ .
«Ebu Zübeyr radıyallahü anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Câbir'e kedi ile köpeğin semenini (satış bedelini) sordum: — Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem bundan men' etti; dedi.» Bu hadisi Müslim ile Nesâî rivayet etmişlerdir.
وَعَنِ اِبْنِ عُمَرَ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا- قَالَ: نَهَى عُمَرُ عَنْ بَيْعِ أُمَّهَاتِ اَلْأَوْلَادِ فَقَالَ: لَا تُبَاعُ, وَلَا تُوهَبُ, وَلَا تُورَثُ, لِيَسْتَمْتِعْ بِهَا مَا بَدَا لَهُ، فَإِذَا مَاتَ فَهِيَ حُرَّةٌ رَوَاهُ مَالِكٌ, وَالْبَيْهَقِيُّ, وَقَالَ: رَفَعَهُ بَعْضُ اَلرُّوَاةِ, فَوَهِمَ .
«İbn Ömer radıyallahü anhümâ'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: — Ömer, Ümmü Veled (câriye) lerin satılmasını yasak etti ve: (böylesi) satılmaz, bağışlanmaz, mîras da bırakılmaz. Hatırına geldikçe ondan istifâde eder, öldüğü vakit artık bu câriye hürdür; dedi» Bu hadîsi Mâlik ve Beyhakî rivayet etmiş; Beyhakî: «Bu hadîsi bâzı râvîler refi' ederek vehme kapıldı» demiştir.
وَعَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اَللَّهِ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا- قَالَ: نَهَى اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - عَنْ بَيْعِ فَضْلِ اَلْمَاءِ رَوَاهُ مُسْلِمٌ .
وَزَادَ فِي رِوَايَةٍ: وَعَنْ بَيْعِ ضِرَابِ اَلْجَمَلِ .
«Câbir b. Abdillâh radıyallahü anhümâ'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem bizi suyun fazlasını satmaktan nehyetti.» Bu hadîsi Müslim rivayet etmiş; bir rivayette «Devenin aşmasını satmaktan da» cümlesini ziyâde eylemiştir.
وَعَنِ اِبْنِ عُمَرَ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا- قَالَ: نَهَى رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - عَنْ عَسْبِ اَلْفَحْلِ رَوَاهُ اَلْبُخَارِيُّ .
«İbni Ömer radıyallahü anhümâ'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem, erkek (hayvan)'ın menisi mukabilinde kira almaktan nehyetti.» Bu hadîsi Buharî rivayet etmiştir.
وَعَنْهُ; أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - نَهَى عَنْ بَيْعِ حَبَلِ اَلْحَبَلَةِ, وَكَانَ بَيْعاً يَتَبَايَعُهُ أَهْلُ الْجَاهِلِيَّةِ: كَانَ اَلرَّجُلُ يَبْتَاعُ اَلْجَزُورَ إِلَى أَنْ تُنْتَجَ اَلنَّاقَةُ, ثُمَّ تُنْتَجُ اَلَّتِي فِي بَطْنِهَا مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ , وَاللَّفْظُ لِلْبُخَارِيِّ .
«(Yine) İbni Ömer radıyallahü anhümâ'dan rivayet olunduğuna göre: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem ana karnındaki yavruyu ve onun yavrusunu satmaktan nehyetmiştir. Bu alış-veriş câhiliyet ehlinin yaptığı bir bey' idi. Herif deveyi dişi devenin doğurmasına; sonra onun karnındakinin doğurmasına (ta'likan evvelden) satın alırdı.» Müttefekun aleyh'tir. Lâfız Buharî'nindir.
وَعَنْهُ; أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - نَهَى عَنْ بَيْعِ اَلْوَلَاءِ, وَعَنْ هِبَتِهِ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .
«(Yine) ondan -radıyallahu anh- rivayet edildiğine göre; Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem velâ'yı satmaktan ve hibe etmekten nehî buyurmuştur.» Hadîs müttefekun aleyh'tir.
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: نَهَى رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - عَنْ بَيْعِ اَلْحَصَاةِ, وَعَنْ بَيْعِ اَلْغَرَرِ رَوَاهُ مُسْلِمٌ .
«Ebu Hüreyre radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem taş atma satışı ile aldatma satışını nehyetti.» Bu hadîsi, Müslim rivayet etmiştir.
وَعَنْهُ: أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: مَنِ اِشْتَرَى طَعَاماً فَلَا يَبِعْهُ حَتَّى يَكْتَالَهُ رَوَاهُ مُسْلِمٌ .
«(Yine) Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre; Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem: — Her kim bir yiyecek satın alırsa onu ölçmedikçe satmasın; buyurmuşlardır.» Bu hadisi, Müslim rivayet etmiştir.
وَعَنْهُ قَالَ: نَهَى رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - عَنْ بَيْعَتَيْنِ فِي بَيْعَةٍ رَوَاهُ أَحْمَدُ, وَالنَّسَائِيُّ, وَصَحَّحَهُ اَلتِّرْمِذِيُّ, وَابْنُ حِبَّانَ .
وَلِأَبِي دَاوُدَ: مَنْ بَاعَ بَيْعَتَيْنِ فِي بَيْعَةٍ فَلَهُ أَوَكَسُهُمَا, أَوْ اَلرِّبَا .
«(Bu da) Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem bir defada iki satış yapmaktan nehyetti.» Bu hadîsi, Ahmed ile Nesâî rivayet etmişlerdir. Tirmizî ile İbn Hibban onu sahîhlemişlerdir. Ebu Davud'un rivayetinde «Her kim bir defada iki satış yaparsa ona ya iki fiyatın az olanı, yâhud ribâ vardır.» ifâdesi bulunmaktadır.
وَعَنْ عَمْرِوِ بْنِ شُعَيْبٍ, عَنْ أَبِيهِ, عَنْ جَدِّهِ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - لَا يَحِلُّ سَلَفٌ وَبَيْعٌ وَلَا شَرْطَانِ فِي بَيْعٍ, وَلَا رِبْحُ مَا لَمْ يُضْمَنْ, وَلَا بَيْعُ مَا لَيْسَ عِنْدَكَ رَوَاهُ اَلْخَمْسَةُ, وَصَحَّحَهُ اَلتِّرْمِذِيُّ, وَابْنُ خُزَيْمَةَ, وَالْحَاكِمُ .
«Amr b. Şuayb'dan o da babasından, o da dedesinden işitmiş olarak rivayet edilmiştir. (Dedesi) demiştir ki: Resûlüllah; — Hem ödünç hem satış; bir satışta iki şartı; ödenmeyen malın kârı ve yanında olmıyan şeyi satman helâl değildir: buyurdular.» Bu hadisi Beşler rivayet etmişlerdir. Onu Tirmizî, İbni Huzeyme ve Hâkim sahîhlemişlerdir.
وَعَنْهُ قَالَ: نَهَى - صلى الله عليه وسلم - عَنِ النَّجْشِ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .
«(Bu da) İbni Ömer (R. A.)'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem; müşteri kızıştırmaktan nehyetti.» Müttefekun aleyh'tir.
وَعَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اَللَّهِ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا-; أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - نَهَى عَنْ اَلْمُحَاقَلَةِ, وَالْمُزَابَنَةِ, وَالْمُخَابَرَةِ, وَعَنْ اَلثُّنْيَا, إِلَّا أَنْ تُعْلَمَ رَوَاهُ اَلْخَمْسَةُ إِلَّا اِبْنَ مَاجَهْ, وَصَحَّحَهُ اَلتِّرْمِذِيُّ .
«Câbir b. Abdillah radıyallahü anhümâ'dan rivayet edildiğine göre Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem; muhâkale, müzâbene, muhabere ve istisnâ'dan nehyetmiştir; ancak ma'lûm olursa o başka.» Bu hadîsi, İbni Mâce müstesna Beş'ler rivayet etmişlerdir. Tirmizî onu sahîhlemiştir.
وَعَنْ أَنَسٍ - رضى الله عنه - قَالَ: نَهَى رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - عَنِ اَلْمُحَاقَلَةِ, وَالْمُخَاضَرَةِ, وَالْمُلَامَسَةِ, وَالْمُنَابَذَةِ, وَالْمُزَابَنَةِ رَوَاهُ اَلْبُخَارِيُّ .
«Enes radıyallahü anh'tan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem; muhâkale, muhâdara, mülâmese, münâbeze ve müzâbeneden nehyetti.» Bu hadîsi Buharî rivayet etmiştir.
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - لَا تَلَقَّوا اَلْجَلَبَ، فَمَنْ تُلُقِّيَ فَاشْتُرِيَ مِنْهُ, فَإِذَا أَتَى سَيِّدُهُ اَلسُّوقَ فَهُوَ بِالْخِيَارِ . رَوَاهُ مُسْلِمٌ .
«Ebû Hüreyre radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem : — Celbedilen malı karşılamayın; her kim karşılanır da ondan mal satın alınırsa, o kimsenin patronu pazara geldiği vakit muhayyerdir» buyurdular. Bu hadîsi Müslim rivayet etmiştir.
وَعَنْهُ قَالَ: نَهَى رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - أَنْ يَبِيعَ حَاضِرٌ لِبَادٍ, وَلَا تَنَاجَشُوا, وَلَا يَبِيعُ اَلرَّجُلُ عَلَى بَيْعِ أَخِيهِ, وَلَا يَخْطُبُ عَلَى خِطْبَةِ أَخِيهِ, وَلَا تُسْأَلُ اَلْمَرْأَةُ طَلَاقَ أُخْتِهَا لِتَكْفَأَ مَا فِي إِنَائِهَا مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .
وَلِمُسْلِمٍ: لَا يَسُمِ اَلْمُسْلِمُ عَلَى سَوْمِ اَلْمُسْلِمِ .
«(Bu da) Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem şehirlinin kırda yaşıyan için satış yapmasını nehyetti : — Hem birbirinize müşteri kızıştırmayın, kişi kardeşinin satışı üzerine satış yapamaz; kardeşinin dünürlüğü üzerine dünürlük de yapamaz; kadın dahî kız kardeşinin yerine kendisi varmak için onun boşanmasını istiyemez.» Müttefekun aleyh'tir. Müslim'in rivayetinde : «Müslüman müslümanın pazarlığı üzerine pazarlık edemez» cümlesi de vardır.
وَعَنْ أَبِي أَيُّوبَ اَلْأَنْصَارِيِّ - رضى الله عنه - : سَمِعْتُ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - يَقُولُ: مَنْ فَرَّقَ بَيْنَ وَالِدَةٍ وَوَلَدِهَا, فَرَّقَ اَللَّهُ بَيْنَهُ وَبَيْنَ أَحِبَّتِهِ يَوْمَ اَلْقِيَامَةِ رَوَاهُ أَحْمَدُ, وَصَحَّحَهُ اَلتِّرْمِذِيُّ, وَالْحَاكِمُ, وَلَكِنْ فِي إِسْنَادِهِ مَقَالٌ. . وَلَهُ شَاهِدٌ .
«Ebu Eyyûb-ı Ensari radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem'i : Bir kimse anne ile çocuğunun arasını ayırırsa Allah da kıyamet gününde onun'la sevdiklerinin arasını ayırır; buyururken işittim.» Bu hadîsi Ahmed rivayet etmiştir. Tirmizî ile Hâkim onu sahihlemişlerdir. Lâkin isnadında söz vardır. Hadisin şahidi de vardır.
وَعَنْ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ - رضى الله عنه - قَالَ: أَمَرَنِي رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - أَنْ أَبِيعَ غُلَامَيْنِ أَخَوَيْنِ, فَبِعْتُهُمَا, فَفَرَّقْتُ بَيْنَهُمَا، فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لِلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - فَقَالَ: أَدْرِكْهُمَا, فَارْتَجِعْهُمَا, وَلَا تَبِعْهُمَا إِلَّا جَمِيعًا رَوَاهُ أَحْمَدُ, وَرِجَالُهُ ثِقَاتٌ, وَقَدْ صَحَّحَهُ اِبْنُ خُزَيْمَةَ, وَابْنُ اَلْجَارُودِ, وَابْنُ حِبَّانَ, وَالْحَاكِمُ, وَالطَّبَرَانِيُّ, وَابْنُ اَلْقَطَّانِ .
«Ali b. Ebî Tâlib radıyallahü anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem, bana iki kardeş köleyi satmamı emretti. Ben de onları sattım; fakat aralarını ayırdım; ve bunu Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem'e anlattım. Bunun üzerine : — Onlara yetiş ve hemen kendilerini geri al! onları ancak birlikte sat; buyurdular.» Bu hadîsi, Ahmed rivayet etmiştir. Ricali sika'dır. Onu İbni Huzeyme, İbni Cârûd, İbni Hibban, Hâkim, Taberânî ve İbni Kattan sahîhlemişlerdir.
وَعَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ - رضى الله عنه - قَالَ: غَلَا اَلسِّعْرُ بِالْمَدِينَةِ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - فَقَالَ اَلنَّاسُ: يَا رَسُولَ اَللَّهِ ! غَلَا اَلسِّعْرُ, فَسَعِّرْ لَنَا, فَقَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - إِنَّ اَللَّهَ هُوَ اَلْمُسَعِّرُ, اَلْقَابِضُ, اَلْبَاسِطُ, الرَّازِقُ, وَإِنِّي لَأَرْجُو أَنْ أَلْقَى اَللَّهَ -تَعَالَى-, وَلَيْسَ أَحَدٌ مِنْكُمْ يَطْلُبُنِي بِمَظْلِمَةٍ فِي دَمٍ وَلَا مَالٍ " رَوَاهُ اَلْخَمْسَةُ إِلَّا النَّسَائِيَّ, وَصَحَّحَهُ اِبْنُ حِبَّانَ .
«Enes b. Mâlik radıyallahü anh'ten rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem zamanında Medine'de fiyatlar pahalandı. Bunun üzerine halk : — Yâ Resûlallah, fiyatlar pahalandı, bize narh koy; dediler. Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem de: -Hiç şüphe yok ki, fiyat ta'yin eden, (az vererek) kısan, (çok vererek) yayan rızıklandıran ancak Allah'dır. Ben, kan ve mal hususunda bir zulümden dolayı sizden hiç biriniz beni arayıp sormaz bir halde, Allah'a kavuşmamı pek arzu ederim; buyurdular.» Bu hadîsi, Nesâî müstesna Beş'ler rivayet etmiştir. İbni Hibban onu sahihlemiştir.
وَعَنْ مَعْمَرِ بْنِ عَبْدِ اَللَّهِ - رضى الله عنه - عَنْ رَسُولِ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: لَا يَحْتَكِرُ إِلَّا خَاطِئٌ رَوَاهُ مُسْلِمٌ .
«Ma'mer b. Abdillah radıyallahü anh'den Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem'den işitmiş olarak rivayet edildiğine göre Resûlüllah (S.A.V.) : — Âsî'den başkası ihtikâr yapmaz; buyurmuşlardır.» Bu hadîsi Müslim rivayet etmiştir.
وَعَنِ اِبْنِ مَسْعُودٍ - رضى الله عنه - قَالَ: مَنِ اِشْتَرَى شَاةً مَحَفَّلَةً, فَرَدَّهَا, فَلْيَرُدَّ مَعَهَا صَاعًا رَوَاهُ اَلْبُخَارِيُّ .
وَزَادَ اَلْإِسْمَاعِيلِيُّ: مِنْ تَمْرٍ.
«İbni Mes'ud radıyallahü anh'ten rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Bir kimse memesinde süt biriktirilmiş bir koyun satın alır da sonra onu iade ederse onunla birlikte bir de ölçek iade etsin». Bu hadisi Buharî rivayet etmiştir, İsmâilî «hurmadan» kaydını ziyâde eylemiştir.
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - مَرَّ عَلَى صُبْرَةِ طَعَامٍ, فَأَدْخَلَ يَدَهُ فِيهَا, فَنَالَتْ أَصَابِعُهُ بَلَلًا , فَقَالَ: " مَا هَذَا يَا صَاحِبَ اَلطَّعَامِ? " قَالَ: أَصَابَتْهُ اَلسَّمَاءُ يَا رَسُولَ اَللَّهِ. فَقَالَ: أَفَلَا جَعَلْتَهُ فَوْقَ اَلطَّعَامِ; كَيْ يَرَاهُ اَلنَّاسُ? مَنْ غَشَّ فَلَيْسَ مِنِّي رَوَاهُ مُسْلِمٌ .
«Ebu Hüreyre radıyallahü anh'dan rivayet edildiğine göre; Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem, bir yığın zahîre'nin yanından geçmiş ve elini zahîre'nin içine sokarak parmaklarına ıslaklık değmiş. Bunun üzerine: — Bu ne ey zahire sahibi? demiş. (O zât) : — Buna yağmur isabet etti yâ Resûlâllah; cevabını vermiş. Resûlüllah (S.A.V.) : — Bunu herkesin görmesi için zahîre'nin üstüne koysa idin ya! Hîle yapan benden değildir» buyurmuşlardır. Bu hadîsi, Müslim rivayet etmiştir.
وَعَنْ عَائِشَةَ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا- قَالَتْ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - اَلْخَرَاجُ بِالضَّمَانِ رَوَاهُ اَلْخَمْسَةُ, وَضَعَّفَهُ اَلْبُخَارِيُّ, وَأَبُو دَاوُدَ وَصَحَّحَهُ اَلتِّرْمِذِيُّ, وَابْنُ خُزَيْمَةَ, وَابْنُ اَلْجَارُودِ, وَابْنُ حِبَّانَ, وَالْحَاكِمُ, وَابْنُ اَلْقَطَّانِ .
«Âişe radıyallahü anhâ'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem: — Menfaat daman mukabilidir; buyurdular.» Bu hadîsi, Beş'ler rivâyet etmişler; Buharî ile Ebu Dâvud zaif bulmuşlardır. Tirmizî, İbni Huzeyme, İbni Cârûd, İbni Hibbân, Hâkim ve İbni Kattan da onu sahihlemişlerdir.
وَعَنْ عُرْوَةَ الْبَارِقِيِّ - رضى الله عنه - أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - أَعْطَاهُ دِينَارًا يَشْتَرِي بِهِ أُضْحِيَّةً, أَوْ شَاةً, فَاشْتَرَى شَاتَيْنِ, فَبَاعَ إِحْدَاهُمَا بِدِينَارٍ, فَأَتَاهُ بِشَاةٍ وَدِينَارٍ, فَدَعَا لَهُ بِالْبَرَكَةِ فِي بَيْعِهِ, فَكَانَ لَوْ اِشْتَرَى تُرَابًا لَرَبِحَ فِيهِ رَوَاهُ اَلْخَمْسَةُ إِلَّا النَّسَائِيَّ .
وَقَدْ أَخْرَجَهُ اَلْبُخَارِيُّ ضِمْنَ حَدِيثٍ, وَلَمْ يَسُقْ لَفْظَهُ .
«Urvetü'l - Bârikî radıyallahü anh'den rivâyet olunduğuna göre; Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem, kendisine bir kurbanlık veya koyun satın alması için bir dînâr vermiş; o bu para ile iki koyun satın almış; ve birini bir dînâra satarak Resûlüllah (S.A.V.)'e bir koyun ile bir dînâr getirmiş. Bunun üzerine Peygamber (S.A.V.) ona alış verişinde bereket ile duâ etmiş: artık toprak satın alsa kazanır olmuştur.» Bu hadîsi, Nesâi müstesna Beş'ler rivayet etmiştir. Buhârî de onu bu hadis'in içinde zikretmiş; lâfzını tahrîc etmemiştir.
وَعَنِ اِبْنِ عَبَّاسٍ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا- قَالَ: نَهَى رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - أَنْ تُبَاعَ ثَمَرَةٌ حَتَّى تُطْعَمَ, وَلَا يُبَاعَ صُوفٌ عَلَى ظَهْرٍ, وَلَا لَبَنٌ فِي ضَرْعٍ رَوَاهُ اَلطَّبَرَانِيُّ فِي " اَلْأَوْسَطِ " وَاَلدَّارَقُطْنِيُّ .
وَأَخْرَجَهُ أَبُو دَاوُدَ فِي " اَلْمَرَاسِيلِ " لِعِكْرِمَةَ, وَهُوَ اَلرَّاجِحُ.
وَأَخْرَجَهُ أَيْضاً مَوْقُوفاً عَلَى اِبْنِ عَبَّاسٍ بِإِسْنَادٍ قَوِيٍّ, وَرَجَّحَهُ اَلْبَيْهَقِيُّ .
«İbni Abbas radıyallahü anhümâ'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem: Kemâle gelmeden yemiş; (koyun) sırt (in) da yapak ve memede süt satmaktan nehyetti.» Bu hadîsi Dâre Kutni ve «Mu'cem-ül - Evsât» nâm eserinde Taberâni rivayet etmiş; Ebu Dâvud ise İkrime'nin mürselleri arasında tahrîc eylemiştir. Ebu Dâvud onu kuvvetli bir isnad ile İbni Abbas'a mevkuf olarak da tahrîc etmiştir ki, Beyhakî bunu tercih eylemiştir.