Haccın fazileti ve kime farz olduğu
Hac
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: اَلْعُمْرَةُ إِلَى اَلْعُمْرَةِ كَفَّارَةٌ لِمَا بَيْنَهُمَا, وَالْحَجُّ اَلْمَبْرُورُ لَيْسَ لَهُ جَزَاءٌ إِلَّا اَلْجَنَّةَ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .
«Ebu Hüreyre radıyallahü anh'den Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivayet olunmuştur: — Ömre, gelecek omre'ye kadar ikisinin arasındaki (günah) ların kefaretidir. Mebrur hacc'ın ise cennetten başka bir mükâfatı yoktur.» Hadîs, müttefekun aleyh'dir.
وَعَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا قَالَتْ: قُلْتُ: يَا رَسُولَ اَللَّهِ! عَلَى اَلنِّسَاءِ جِهَادٌ ? قَالَ: " نَعَمْ, عَلَيْهِنَّ جِهَادٌ لَا قِتَالَ فِيهِ: اَلْحَجُّ, وَالْعُمْرَةُ " رَوَاهُ أَحْمَدُ, وَابْنُ مَاجَهْ وَاللَّفْظُ لَهُ, وَإِسْنَادُهُ صَحِيحٌ وَأَصْلُهُ فِي اَلصَّحِيحِ .
«Âişe radıyallahü anha'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Yâ Resûlellah kadınlara cihâd var mı? dedim. — Evet onlara, içinde harp olmayan bir cihâd vardır: Hac ile ömre: buyurdular». Bu hadîsi, Ahmed ile İbni Mâce rivayet etmişlerdir. Lâfız İbni Mâce'nindir. İsnadı sahihtir. Aslı sahihtedir.
وَعَنْ اِبْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا; أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - لَقِيَ رَكْبًا بِالرَّوْحَاءِ فَقَالَ: " مَنِ اَلْقَوْمُ? " قَالُوا: اَلْمُسْلِمُونَ. فَقَالُوا: مَنْ أَنْتَ? قَالَ: " رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - " فَرَفَعَتْ إِلَيْهِ اِمْرَأَةٌ صَبِيًّا. فَقَالَتْ: أَلِهَذَا حَجٌّ? قَالَ: " نَعَمْ: وَلَكِ أَجْرٌ " رَوَاهُ مُسْلِمٌ .
«İbni Abbas radıyallahü anhüma'dan rivayet edildiğine göre; Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem, Ravhâ'da bir kafileye rastlamış ve : — Kimsiniz? demiş: — Müslümanlarız; demişler. Onlar dahi : — Sen kimsin? demişler. Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem: — Resûlüllahım; cevabını vermiş. Bunun üzerine bir kadın ona bir çocuk arzederek : — Buna hac var mı? diye sormuş: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem : — Evet; sana da ecir var.» buyurmuşlardır. Bu hadîsi Müslim rivayet etmiştir.
وَعَنْهُ قَالَ: كَانَ اَلْفَضْلُ بْنُ عَبَّاسٍ رَدِيفَ رَسُولِ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - . فَجَاءَتِ اِمْرَأَةٌ مَنْ خَثْعَمَ، فَجَعَلَ اَلْفَضْلُ يَنْظُرُ إِلَيْهَا وَتَنْظُرُ إِلَيْهِ، وَجَعَلَ اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - يَصْرِفُ وَجْهَ اَلْفَضْلِ إِلَى اَلشِّقِّ اَلْآخَرِ. فَقَالَتْ: يَا رَسُولَ اَللَّهِ, إِنَّ فَرِيضَةَ اَللَّهِ عَلَى عِبَادِهِ فِي اَلْحَجِّ أَدْرَكَتْ أَبِي شَيْخًا كَبِيرًا, لَا يَثْبُتُ عَلَى اَلرَّاحِلَةِ, أَفَأَحُجُّ عَنْهُ? قَالَ: " نَعَمْ " وَذَلِكَ فِي حَجَّةِ اَلْوَدَاعِ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ, وَاللَفْظُ لِلْبُخَارِيِّ .
«Bu da ondan rivayet edilmiştir (Radıyallahü anh). Demiştir ki: Fadl îbni Abbas Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem'in terkisinde idi. Derken Has'am Kabilesinden bir kadın geldi. Ve Fadl kadına, ve kadın da Fadl'a bakmaya başladı. Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem de Fadl'ın yüzünü başka tarafa çevirmeye başladı. Kadın : — Yâ Resûlellah, Allah'ın kullarına hac bâbındaki farizası, babama, hayvanın üzerinde duramaz yaşlı bir ihtiyar iken yetişti. Binaenaleyh onun yerine ben haccedeyim mi? dedi. Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem : — Evet; buyurdular. Bu (mes'ele) Haccetü'l-Vedâda oldu.» Hadîs, müttefekun aleyh'dir. Lâfız Buhârî'nindir.
وَعَنْهُ: أَنَّ اِمْرَأَةً مِنْ جُهَيْنَةَ جَاءَتْ إِلَى اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - فَقَالَتْ: إِنَّ أُمِّي نَذَرَتْ أَنْ تَحُجَّ, فَلَمْ تَحُجَّ حَتَّى مَاتَتْ, أَفَأَحُجُّ عَنْهَا? قَالَ: " نَعَمْ ", حُجِّي عَنْهَا, أَرَأَيْتِ لَوْ كَانَ عَلَى أُمِّكِ دَيْنٌ, أَكُنْتِ قَاضِيَتَهُ? اِقْضُوا اَللَّهَ, فَاَللَّهُ أَحَقُّ بِالْوَفَاءِ رَوَاهُ اَلْبُخَارِيُّ .
«(yine) İbni Abbas radıyallahü anhümâ'dan rivayet edildiğine göre, Çüheyne (kabilesin) den bir kadın Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem'e gelerek : — Gerçekten annem haccetmeyi adadı, fakat haccetmeden vefat etti. Onun yerine ben haccedeyim mi? demiş. Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem: — Evet, onun yerine haccet. Ne dersin, annenin üzerinde borç olsa onu öder miydin? Allah'a olan borçlarınızı ödeyin. Çünkü Allah, kendisine ödemeye en lâyık olandır; buyurmuşlardır.» Bu hadîsi Buharî rivayet etmiştir.
وَعَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - أَيُّمَا صَبِيٍّ حَجَّ, ثُمَّ بَلَغَ اَلْحِنْثَ, فَعَلَيْهِ حَجَّةً أُخْرَى رَوَاهُ اِبْنُ أَبِي شَيْبَةَ, وَالْبَيْهَقِيُّ وَرِجَالُهُ ثِقَاتٌ, إِلَّا أَنَّهُ اِخْتُلِفَ فِي رَفْعِهِ, وَالْمَحْفُوظُ أَنَّهُ مَوْقُوفٌ .
«(yine) İbni Abbas radıyallahü anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem: — Hangi çocuk hacceder de, sonra günâh çağına erişirse, onun üzerine bir hac daha lâzımdır. Hangi köle hacceder de sonra azâd olunursa, onun üzerine bir hac daha lâzım olur; buyurdular.» Bu hadîsi, İbni Ebi Şeybe ile Beyhakî rivayet etmişlerdir. Râvileri sıkadır. Yalnız hadîs'in merfu' olup olmadığında ihtilâf edilmiştir. Hatırlarda olan onun mevkuf oluşudur.
وَعَنْهُ: سَمِعْتُ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - يَخْطُبُ يَقُولُ: " لَا يَخْلُوَنَّ رَجُلٌ بِاِمْرَأَةٍ إِلَّا وَمَعَهَا ذُو مَحْرَمٍ, وَلَا تُسَافِرُ اَلْمَرْأَةُ إِلَّا مَعَ ذِي مَحْرَمٍ " فَقَامَ رَجُلٌ, فَقَالَ: يَا رَسُولَ اَللَّهِ, إِنَّ اِمْرَأَتِي خَرَجَتْ حَاجَّةً, وَإِنِّي اِكْتُتِبْتُ فِي غَزْوَةِ كَذَا وَكَذَا, قَالَ: " اِنْطَلِقْ, فَحُجَّ مَعَ اِمْرَأَتِكَ " مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ, وَاللَّفْظُ لِمُسْلِمٍ .
«(bu da) İbni Abbas radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem'i hutbe îrâd ederek şöyle derken işittim : — Sakın bir adam (ecnebi) bir kadınla başbaşa kalmasın. Yanında nikâhı haram olan akrabasından biri olursa o başka. Kadın ancak yakın akrabasıyla sefer edebilir; Bunun üzerine bir adam ayağa kalkarak : — Yâ Resûlellah, gerçekten benim karım hacca gitti. Ben de fülan ve fülan gazaya yazıldım; dedi. Resûl-ü Ekrem Sallallahü aleyhi ve sellem : — Öyle ise git de karın ile birlikte haccet, buyurdular.» Bu hadîs, müttefekun aleyh'dir. Lâfız Müslim'indir.
وَعَنْهُ قَالَ: خَطَبَنَا رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - فَقَالَ: " إِنَّ اَللَّهَ كَتَبَ عَلَيْكُمُ اَلْحَجَّ " فَقَامَ اَلْأَقْرَعُ بْنُ حَابِسٍ فَقَالَ: أَفِي كَلِّ عَامٍ يَا رَسُولَ اَللَّهِ? قَالَ: " لَوْ قُلْتُهَا لَوَجَبَتْ, اَلْحَجُّ مَرَّةٌ, فَمَا زَادَ فَهُوَ تَطَوُّعٌ " رَوَاهُ اَلْخَمْسَةُ, غَيْرَ اَلتِّرْمِذِيِّ .
وَأَصْلُهُ فِي مُسْلِمٍ مِنْ حَدِيثِ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - .
«(bu da) İbni Abbas radıyallahü anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah (S.A.V.) bize hutbe okudu. Ve : — Şüphesiz Allah sizin üzerinize haccı farz kıldı; buyurdular. Bunun üzerine, Akra b. Habis ayağa kalkarak : — Her sene mi yâ Resûlüllah? dedi. Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem : — Bunu demiş olsam mutlaka vacip olur. Hacc bir defa, (farz) dır. Ziyâdesi nafiledir; buyurdular». Bu hadîsi, Tirmizî müstesna Beşler tahrîc etmişlerdir. Aslı Müslim'in Ebu Hüreyre'den rivayet ettiği hadîsten alınmadır.