Oruç

Oruç

  1. عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - لَا تَقَدَّمُوا رَمَضَانَ بِصَوْمِ يَوْمٍ وَلَا يَوْمَيْنِ, إِلَّا رَجُلٌ كَانَ يَصُومُ صَوْمًا, فَلْيَصُمْهُ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    «Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki : Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem : — Ramazandan önce bir ve iki gün oruç tutmayın. Yalnız devamlı oruç tutan adam müstesna. O bu orucu da tutsun; buyurdular.» Hadîs, Müttefekun aleyhdir.

  2. وَعَنْ عَمَّارِ بْنِ يَاسِرٍ - رضى الله عنه - قَالَ: مَنْ صَامَ اَلْيَوْمَ اَلَّذِي يُشَكُّ فِيهِ فَقَدْ عَصَى أَبَا اَلْقَاسِمِ - صلى الله عليه وسلم - وَذَكَرَهُ اَلْبُخَارِيُّ تَعْلِيقًا, وَوَصَلَهُ اَلْخَمْسَةُ, وَصَحَّحَهُ اِبْنُ خُزَيْمَةَ, وَابْنُ حِبَّانَ .

    «Ammar ibni Yasir radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki : Hakkında şüphe edilen günde kim oruç tutarsa, muhakkak Ebü'l-Kasım Sallallahü aleyhi ve sellem'e isyan etmiştir.» Bu hadîsi Buhârî ta'lîk suretiyle zikretmiş, onu Beşler mevsul olarak rivayet etmişler, İbni Hüzeyme ile İbni Hibban ise sahîhlemişlerdir.

  3. وَعَنِ اِبْنِ عُمَرَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا : سَمِعْتُ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - يَقُولُ: إِذَا رَأَيْتُمُوهُ فَصُومُوا, وَإِذَا رَأَيْتُمُوهُ فَأَفْطِرُوا, فَإِنْ غُمَّ عَلَيْكُمْ فَاقْدُرُوا لَهُ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ . وَلِمُسْلِمٍ: فَإِنْ أُغْمِيَ عَلَيْكُمْ فَاقْدُرُوا . ثَلَاثِينَ . وَلِلْبُخَارِيِّ: فَأَكْمِلُوا اَلْعِدَّةَ ثَلَاثِينَ .

    وَلَهُ فِي حَدِيثِ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - فَأَكْمِلُوا عِدَّةَ شَعْبَانَ ثَلَاثِينَ .

    «İbni Ömer radıyallahu anhüma'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem'i : — Hilâli gördünüz mü hemen oruç tutun; ve onu gördünüz mü hemen iftar edin. Eğer üzerinize hava bulutlu olursa, o ay için tam sayıyı takdir edin; derken işittim.» Hadîs, müttefekun aleyh'dir. Müslim'in rivayetinde : «Üzerinize bulut çökerse o ay için otuzu takdir edin» buyrulmuştur. Buhârî'nin rivayetinde : «Sayıyı otuz olarak tamamlayın» denilmiştir. Buhârî'nin Ebu Hüreyre'den rivayetinde ise : «Şabanın sayısını otuz olarak tamamlayın.» buyrulmuştur.

  4. وَعَنِ اِبْنِ عُمَرَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ: تَرَاءَى اَلنَّاسُ اَلْهِلَالَ, فَأَخْبَرْتُ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - أَنِّي رَأَيْتُهُ, فَصَامَ, وَأَمَرَ اَلنَّاسَ بِصِيَامِهِ رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ, وَصَحَّحَهُ اِبْنُ حِبَّانَ, وَالْحَاكِمُ .

    İbni Ömer radıyallahu anhüma'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Cemâat hilâli görmeye çalıştılar. Ben Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem'e onu gördüm diye haber verdim. Bunun üzerine oruç tuttu ve nâs'a da o ayın orucunu tutmalarını emir buyurdu.» Bu hadîsi, Ebu Dâvud rivayet etmiştir. Onu İbni Hibban ile Hâkim sahîhlemişlerdir.

  5. وَعَنْ حَفْصَةَ أُمِّ اَلْمُؤْمِنِينَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا, عَنِ اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: مَنْ لَمْ يُبَيِّتِ اَلصِّيَامَ قَبْلَ اَلْفَجْرِ فَلَا صِيَامَ لَهُ رَوَاهُ اَلْخَمْسَةُ, وَمَالَ النَّسَائِيُّ وَاَلتِّرْمِذِيُّ إِلَى تَرْجِيحِ وَقْفِهِ, وَصَحَّحَهُ مَرْفُوعًا اِبْنُ خُزَيْمَةَ وَابْنُ حِبَّانَ . وَلِلدَّارَقُطْنِيِّ: لَا صِيَامَ لِمَنْ لَمْ يَفْرِضْهُ مِنَ اَللَّيْلِ .

    «Ümmü'l-Mü'minin Hafsa radıyallahu anha'dan rivayet olunduğuna göre. Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem; şöyle buyurmuşlardır : — Kim oruca fecirden önce niyetlenmezse onun orucu yoktur.» Bu hadîsi, Beşler rivayet etmişlerdir. Tirmizî ile Nesâî (Hafsa'ya) mevkuf olduğunu tercihe meyletmişlerdir. İbni Hüzeyme ile İbni Hibban ise onu merfu' olarak sahîhlemişlerdir. Dâre Kutnî'nin (Hafsa'dan) rivayetinde «Geceden oruca niyetlenmiyenin orucu yoktur» buyurulmuştur.

  6. وَعَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا قَالَتْ: دَخَلَ عَلَيَّ اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - ذَاتَ يَوْمٍ. فَقَالَ: " هَلْ عِنْدَكُمْ شَيْءٌ? " قُلْنَا: لَا. قَالَ: " فَإِنِّي إِذًا صَائِمٌ " ثُمَّ أَتَانَا يَوْمًا آخَرَ, فَقُلْنَا: أُهْدِيَ لَنَا حَيْسٌ, فَقَالَ: " أَرِينِيهِ, فَلَقَدْ أَصْبَحْتُ صَائِمًا " فَأَكَلَ رَوَاهُ مُسْلِمٌ .

    «Hz. Âişe radıyallahu anha'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Bir gün yanıma Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem girdi ve: — Nezdinizde bir şey var mı? dedi. «Hayır» dedik. — O halde ben oruçluyum; buyurdular. Sonra başka bir gün yine bize geldi, «bize hurma yemeği hediye olundu» dedik. — Göster onu bana. Vallahi oruçlu sabahladım; dedi ve yedi.» Bu hadîsi Müslim rivayet etmiştir.

  7. وَعَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا, أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: لَا يَزَالُ اَلنَّاسُ بِخَيْرٍ مَا عَجَّلُوا اَلْفِطْرَ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    «Sehl ibni Sa'd radıyallahü anhüma'dan rivayet edildiğine göre, Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem: — Nâs iftar'ı acele ettikleri müddetçe hayırda dâimdirler; Buyurmuştur.» Hadîs, müttefekun aleyh'dir.

  8. وَعَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - تَسَحَّرُوا فَإِنَّ فِي اَلسَّحُورِ بَرَكَةً مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    «Enes ibni Mâlik radıyallahu anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem : — Sahur yeyiniz. Çünkü sahurda bereket vardır; buyurdular». Hadîs, müttefekun aleyh'dir.

  9. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: نَهَى رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - عَنِ اَلْوِصَالِ, فَقَالَ رَجُلٌ مِنَ اَلْمُسْلِمِينَ: فَإِنَّكَ يَا رَسُولَ اَللَّهِ تُوَاصِلُ? قَالَ: " وَأَيُّكُمْ مِثْلِي? إِنِّي أَبِيتُ يُطْعِمُنِي رَبِّي وَيَسْقِينِي ". فَلَمَّا أَبَوْا أَنْ يَنْتَهُوا عَنِ اَلْوِصَالِ وَاصَلَ بِهِمْ يَوْمًا, ثُمَّ يَوْمًا, ثُمَّ رَأَوُا اَلْهِلَالَ, فَقَالَ: " لَوْ تَأَخَّرَ اَلْهِلَالُ لَزِدْتُكُمْ " كَالْمُنَكِّلِ لَهُمْ حِينَ أَبَوْا أَنْ يَنْتَهُوا مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem; Visalden nehyetti. Bunun üzerine müslümanlardan bir adam kalkarak : — Amma sen visal yapıyorsun ya Resûlallah?; dedi. Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem: — Hanginiz benim gibi olabilir. Şüphesiz ki ben, Rabbim beni doyurup, sulayarak geceliyorum.» buyurdular. Ashâb visalden vazgeçmekten imtina edince, Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem kendileri ile bir gün visal yaptı; sonra bir gün daha yaptı. Sonra hilâli gördüler. Bunu müteakip Hz. Peygamber (S.A.V.) -vazgeçmekten imtina ettikleri için, kendilerine bir ders-i ibret verircesine : — Eğer hilâl gecikseydi size daha ziyâdesini yapardım; buyurdular.» Bu hadîs, Müttefekun aleyh'dir.

  10. وَعَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - مَنْ لَمْ يَدَعْ قَوْلَ اَلزُّورِ وَالْعَمَلَ بِهِ, وَالْجَهْلَ, فَلَيْسَ لِلَّهِ حَاجَةٌ فِي أَنْ يَدَعَ طَعَامَهُ وَشَرَابَهُ رَوَاهُ اَلْبُخَارِيُّ, وَأَبُو دَاوُدَ وَاللَّفْظُ لَهُ .

    «(Bu da) Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki; Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem: — Kim yalan söylemeyi, onunla amel etmeyi ve cehli bırakmazsa Allah'ın da onun yiyip içmesini bırakmasına bir ihtiyacı yoktur; buyurdular. Bu hadîsi, Buhârî ile Ebu Dâvud rivayet etmişlerdir. Lâfız Ebu Davud'undur.

  11. وَعَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا قَالَتْ: كَانَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - يُقَبِّلُ وَهُوَ صَائِمٌ, وَيُبَاشِرُ وَهُوَ صَائِمٌ, وَلَكِنَّهُ أَمْلَكُكُمْ لِإِرْبِهِ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ, وَاللَّفْظُ لِمُسْلِمٍ . وَزَادَ فِي رِوَايَةٍ: فِي رَمَضَانَ .

    «Hz. Âişe radıyallahu anha'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem, oruçlu iken öper; oruçlu iken mübaşeret ederdi. Lâkin nefsine en mâlik olanınız idi.» Hadîs, müttefekun aleyh'dir. Lâfız Müslim'indir. Müslim bir rivayette (ramazanda) kaydını ziyâde etmiştir.

  12. وَعَنِ اِبْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا; أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - اِحْتَجَمَ وَهُوَ مُحْرِمٌ, وَاحْتَجَمَ وَهُوَ صَائِمٌ رَوَاهُ اَلْبُخَارِيُّ .

    «İbni Abbas radıyallahu anhüma'dan rivayet edildiğine göre; Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem, ihramlı iken kan aldırmış; oruçlu iken de kan aldırmıştı.» Bu hadîsi, Buhârî rivayet etmiştir.

  13. وَعَنْ شَدَّادِ بْنِ أَوْسٍ - رضى الله عنه - أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - أَتَى عَلَى رَجُلٍ بِالْبَقِيعِ وَهُوَ يَحْتَجِمُ فِي رَمَضَانَ. فَقَالَ: " أَفْطَرَ اَلْحَاجِمُ " رَوَاهُ اَلْخَمْسَةُ إِلَّا اَلتِّرْمِذِيَّ, وَصَحَّحَهُ أَحْمَدُ, وَابْنُ خُزَيْمَةَ, وَابْنُ حِبَّانَ .

    Şeddat İbni Evs radıyallahu anh'den rivayet olunduğuna göre; Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem, Baki'de, ramazanda kan aldıran bir adamın yanına gelmiş ve : — Kanı alan da aldıran da iftar etti; buyurmuşlardır.» Bu hadîsi, Tirmizî müstesna Beşler tahrîc etmişlerdir. Ahmed, İbni Huzeyme ve İbni Hibban da onu sahîhlemişlerdir.

  14. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - مَنْ نَسِيَ وَهُوَ صَائِمٌ, فَأَكَلَ أَوْ شَرِبَ, فَلْيُتِمَّ صَوْمَهُ, فَإِنَّمَا أَطْعَمَهُ اَللَّهُ وَسَقَاهُ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    وَلِلْحَاكِمِ: مَنْ أَفْطَرَ فِي رَمَضَانَ نَاسِيًا فَلَا قَضَاءَ عَلَيْهِ وَلَا كَفَّارَةَ وَهُوَ صَحِيحٌ .

    «Ebu Hüreyre radıyallahü anh'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki : Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem: — Bir kimse oruçlu iken unutur da yer içerse, orucunu tamamlayıversin. Zîrâ onu ancak Allah doyurmuş ve sulamıştır; buyurdular». Bu hadîs, Müttefekun aleyh'dir. Hâkim'in rivayetinde : «Bir kimse ramazanda unutarak iftar ederse onun üzerine kaza ve kefaret yoktur» buyrulmuştur ki bu sahihtir.

  15. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - مَنْ ذَرَعَهُ اَلْقَيْءُ فَلَا قَضَاءَ عَلَيْهِ, وَمَنْ اسْتَقَاءَ فَعَلَيْهِ اَلْقَضَاءُ رَوَاهُ اَلْخَمْسَةُ . وَأَعَلَّهُ أَحْمَدُ . وَقَوَّاهُ اَلدَّارَقُطْنِيُّ .

    «Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki : Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem : — Bir kimse kusmuğunu zaptedemiyerek kusarsa, onun üzerine kaza yoktur. Fakat kim kendi arzusuyla kusarsa ona kaza vardır; buyurdular.» Bu hadîsi, Beşler rivayet etmişlerdir. Onu Ahmed illetlendirmiş, Dâre Kutnî ise kuvvetli bulmuştur.

  16. وَعَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اَللَّهِ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا; أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - خَرَجَ عَامَ اَلْفَتْحِ إِلَى مَكَّةَ فِي رَمَضَانَ, فَصَامَ حَتَّى بَلَغَ كُرَاعَ الْغَمِيمِ, فَصَامَ اَلنَّاسُ, ثُمَّ دَعَا بِقَدَحٍ مِنْ مَاءٍ فَرَفَعَهُ, حَتَّى نَظَرَ اَلنَّاسُ إِلَيْهِ, ثُمَّ شَرِبَ, فَقِيلَ لَهُ بَعْدَ ذَلِكَ: إِنَّ بَعْضَ اَلنَّاسِ قَدْ صَامَ. قَالَ: "أُولَئِكَ اَلْعُصَاةُ, أُولَئِكَ اَلْعُصَاةُ" .

    وَفِي لَفْظٍ: فَقِيلَ لَهُ: إِنَّ اَلنَّاسَ قَدْ شَقَّ عَلَيْهِمُ اَلصِّيَامُ, وَإِنَّمَا يَنْظُرُونَ فِيمَا فَعَلْتَ، فَدَعَا بِقَدَحٍ مِنْ مَاءٍ بَعْدَ اَلْعَصْرِ، فَشَرِبَ رَوَاهُ مُسْلِمٌ .

    «Câbir İbni Abdullah radıyallahü anhüma'dan rivayet edildiğine göre; Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem, fetih yılında Mekke'ye (müteveccihen yola) çıkmış ve oruç tutarak tâ Küraü'l gamim vadisine varmış, ashâb da oruç tutmuşlar. Sonra Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem, bir bardak su istemiş ve onu kaldırmış, tâ ki herkes gördükten sonra içmiş. Neden sonra kendilerine : Bâzı kimseler hâlâ oruçlu demişler: — Onlar âsîlerdir; onlar âsîlerdir; buyurmuşlardır.» Bir rivayette: «Nâsa muhakkak oruç zor geldi; ancak senin ne yapacağını gözetliyorlar denilmiş. Bunun üzerine ikindiden sonra bir bardak su istiyerek hemen içmiştir.» Bu hadisi, Müslim rivayet etmiştir.

  17. وَعَنْ حَمْزَةَ بْنِ عَمْرٍو الْأَسْلَمِيِّ رِضَى اَللَّهُ عَنْهُ; أَنَّهُ قَالَ: يَا رَسُولَ اَللَّهِ! أَجِدُ بِي قُوَّةً عَلَى اَلصِّيَامِ فِي اَلسَّفَرِ, فَهَلْ عَلَيَّ جُنَاحٌ? فَقَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - " هِيَ رُخْصَةٌ مِنَ اَللَّهِ, فَمَنْ أَخَذَ بِهَا فَحَسَنٌ, وَمَنْ أَحَبَّ أَنْ يَصُومَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِ " رَوَاهُ مُسْلِمٌ .

    وَأَصْلُهُ فِي " اَلْمُتَّفَقِِ " مِنْ حَدِيثِ عَائِشَةَ; أَنَّ حَمْزَةَ بْنَ عَمْرٍو سَأَلَ 11 -

    «Hamzatü'bnü Amr Eslemî radıyallahu anh'den rivayet olunduğuna göre, kendisi : — Yâ Resûlüllah, seferde oruç tutmaya kendimde kuvvet buluyorum. Bana bir günah var mı? demiş. Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem de : — O, Allah'dan bir ruhsattır. Kim onunla amel ederse, ne alâ, kim oruç tutmak isterse ona da bir günah yoktur; buyurmuşlardır». Bu hadîsi, Müslim rivayet etmiştir. Hz. Âişe'den müttefekun aleyh olarak rivayet edilen aslı, Hamzatü'bnü Amr'ın sormuş olmasıdır.

  18. وَعَنِ اِبْنِ عَبَّاسٍ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا- قَالَ: رُخِّصَ لِلشَّيْخِ اَلْكَبِيرِ أَنْ يُفْطِرَ, وَيُطْعِمَ عَنْ كُلِّ يَوْمٍ مِسْكِينًا, وَلَا قَضَاءَ عَلَيْهِ رَوَاهُ اَلدَّارَقُطْنِيُّ, وَالْحَاكِمُ, وَصَحَّحَاهُ .

    İbni Abbas radıyallahü anhüma'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki : Geçkin ihtiyara oruç tutmayıp, her gün için bir fakir doyurmasına ruhsat verildi. Onun üzerine kaza da yoktur.» Bu hadîsi, Dâre Kutnî ile Hâkim rivayet etmiş ve sahîhlemişlerdir.

  19. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: جَاءَ رَجُلٌ إِلَى اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - فَقَالَ: هَلَكْتُ يَا رَسُولَ اَللَّهِ. قَالَ: " وَمَا أَهْلَكَكَ ? " قَالَ: وَقَعْتُ عَلَى اِمْرَأَتِي فِي رَمَضَانَ، فَقَالَ: " هَلْ تَجِدُ مَا تَعْتِقُ رَقَبَةً? " قَالَ: لَا. قَالَ: " فَهَلْ تَسْتَطِيعُ أَنْ تَصُومَ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ? " قَالَ: لَا. قَالَ: " فَهَلْ تَجِدُ مَا تُطْعِمُ سِتِّينَ مِسْكِينًا? " قَالَ: لَا, ثُمَّ جَلَسَ, فَأُتِي اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - بِعَرَقٍ فِيهِ تَمْرٌ. فَقَالَ: " تَصَدَّقْ بِهَذَا ", فَقَالَ: أَعَلَى أَفْقَرَ مِنَّا? فَمَا بَيْنَ لَابَتَيْهَا أَهْلُ بَيْتٍ أَحْوَجُ إِلَيْهِ مِنَّا, فَضَحِكَ اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - حَتَّى بَدَتْ أَنْيَابُهُ، ثُمَّ قَالَ: "اذْهَبْ فَأَطْعِمْهُ أَهْلَكَ " رَوَاهُ اَلسَّبْعَةُ, وَاللَّفْظُ لِمُسْلِمٍ .

    «Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivâyet edilmiştir. Demiştir ki: Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem'e bir adam gelerek : — Helak oldum yâ Resûlüllah! dedi. Resûl-ü Ekrem Sallallahü aleyhi ve sellem: — Seni helak eden nedir? diye sordular. — Ramazanda karıma yakınlık ettim; dedi. Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem: — Azâd edecek bir köle bulabiliyormusun? dedi. Adam : — Hayır; cevabını verdi. Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem: — Öyle ise iki ay arka arkaya oruç tutabiliyormusun? dedi. (yine): — Hayır; cevabını verdi. Resûl-ü Ekrem Sallallahü aleyhi ve sellem: — O halde altmış fakiri doyuracak şey bulabiliyormusun? dedi. Adam : — Hayır; cevabını verdi. Bundan sonra oturdu. Nihayet Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem'e içinde hurma olan bir zembil getirdiler. Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem (adama,) : — Bunu tasadduk et! buyurdular. Adam : — Bizden daha fakirine mi? Bu şehrin iki taşlığı arasında, buna bizden daha muhtaç bir aile yoktur; dedi. Bunun üzerine Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem güldü, hattâ azı dişleri göründü. Sonra : — Git bunu çoluğuna çocuğuna yedir; buyurdular». Bu hadîsi Yediler rivayet etmişlerdir. Lâfız Müslim'indir.

  20. 677 678- وَعَنْ عَائِشَةَ وَأُمِّ سَلَمَةَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - كَانَ يُصْبِحُ جُنُبًا مِنْ جِمَاعٍ, ثُمَّ يَغْتَسِلُ وَيَصُومُ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ . زَادَ مُسْلِمٌ فِي حَدِيثِ أُمِّ سَلَمَةَ: لَا يَقْضِي .

    Hz. Âişe ve Ümmü Seleme radıyallahu anhüma'dan rivayet olunduğuna göre; Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem, münasebet-i cinsîyyede bulundukta cünüp olarak sabahlayıp, sonra yıkanıp, oruç tutuyordu.» Bu hadîs müttefekun aleyh'dir. Müslim; Ümmü Seleme hadîsinde «kazâ etmiyordu» ziyâdesini rivayet etmiştir.

  21. وَعَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا; أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: مَنْ مَاتَ وَعَلَيْهِ صِيَامٌ صَامَ عَنْهُ وَلِيُّهُ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    «Hz. Âişe radıyallahü anha'dan rivayet olunduğuna göre Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem: — Bir kimse üzerinde oruç (borcu) varken ölürse onun yerine velisi oruç tutar; buyurmuşlardır.» Hadîs, müttefekun aleyh'dir.

  22. عَنْ أَبِي قَتَادَةَ اَلْأَنْصَارِيِّ - رضى الله عنه - أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - سُئِلَ عَنْ صَوْمِ يَوْمِ عَرَفَةَ. قَالَ: " يُكَفِّرُ اَلسَّنَةَ اَلْمَاضِيَةَ وَالْبَاقِيَةَ ", وَسُئِلَ عَنْ صِيَامِ يَوْمِ عَاشُورَاءَ. قَالَ: " يُكَفِّرُ اَلسَّنَةَ اَلْمَاضِيَةَ " وَسُئِلَ عَنْ صَوْمِ يَوْمِ اَلِاثْنَيْنِ, قَالَ: " ذَاكَ يَوْمٌ وُلِدْتُ فِيهِ, وَبُعِثْتُ فِيهِ, أَوْ أُنْزِلَ عَلَيَّ فِيهِ " رَوَاهُ مُسْلِمٌ .

    «Ebu Katadete'l-Ensârî radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem'e arefe gününün orucu soruldu: — O geçen sene ile gelecek senenin günâhlarına kefaret olur; dedi. Aşure gününün orucu soruldu: — O geçen senenin günâhlarına kefaret olur; dedi. Pazartesi gününün orucu soruldu: — Bu benim doğduğum, peygamber olarak gönderildiğim ve bana Kur'ân indirilen gündür; buyurdular». Bu hadîsi, Müslim rivayet etmiştir.

  23. وَعَنْ أَبِي أَيُّوبَ اَلْأَنْصَارِيِّ - رضى الله عنه - أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: مَنْ صَامَ رَمَضَانَ, ثُمَّ أَتْبَعَهُ سِتًّا مِنْ شَوَّالٍ كَانَ كَصِيَامِ اَلدَّهْرِ رَوَاهُ مُسْلِمٌ .

    «Ebu Eyyube'l-Ensârî radıyallahü anh'den rivâyet olunduğuna göre Resûlüllah (S.A.V.) : — Bir kimse ramazan orucunu tutar da, sonra ona şevvalden altı gün daha katarsa, bütün senenin orucu gibi olur; buyurmuşlardır.» Bu hadîsi, Müslim rivayet etmiştir.

  24. وَعَنْ أَبِي سَعِيدٍ اَلْخُدْرِيِّ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - مَا مِنْ عَبْدٍ يَصُومُ يَوْمًا فِي سَبِيلِ اَللَّهِ إِلَّا بَاعَدَ اَللَّهُ بِذَلِكَ اَلْيَوْمِ عَنْ وَجْهِهِ اَلنَّارَ سَبْعِينَ خَرِيفًا مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ, وَاللَّفْظُ لِمُسْلِمٍ .

    «Ebu Said-i Hudrî radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem : — Eğer bir kul, Allah yolunda bir gün oruç tutarsa, Allah o gün sebebiyle onun yüzünden ateşi yetmiş yıl uzaklaştırır; buyurdular». Hadîs, müttefekun aleyh'dir. Lâfız Müslim'indir.

  25. وَعَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا قَالَتْ: كَانَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - يَصُومُ حَتَّى نَقُولَ لَا يُفْطِرُ, وَيُفْطِرُ حَتَّى نَقُولَ لَا يَصُومُ, وَمَا رَأَيْتُ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - اِسْتَكْمَلَ صِيَامَ شَهْرٍ قَطُّ إِلَّا رَمَضَانَ, وَمَا رَأَيْتُهُ فِي شَهْرٍ أَكْثَرَ مِنْهُ صِيَامًا فِي شَعْبَانَ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ، وَاللَّفْظُ لِمُسْلِمٍ .

    «Âişe radıyallahü anha'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem (bazan), bizler: «İftar etmiyecek (galiba)» deyinceye kadar oruç tutar; bazan da: «oruç tutmayacak (galiba)» deyinceye kadar oruçsuz dururdu. Ben Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem'in ramazandan maada hiç bir ay'i (oruçla) tekmillediğini görmedim. Şabandan daha fazla oruç tuttuğu bir ay da görmedim.» Bu hadîs, Müttefekun aleyh'dir. Lâfız Müslim'indir.

  26. وَعَنْ أَبِي ذَرٍّ - رضى الله عنه - قَالَ: أَمَرَنَا رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - أَنْ نَصُومَ مِنْ اَلشَّهْرِ ثَلَاثَةَ أَيَّامٍ: ثَلَاثَ عَشْرَةَ, وَأَرْبَعَ عَشْرَةَ وَخَمْسَ عَشْرَةَ رَوَاهُ النَّسَائِيُّ, وَاَلتِّرْمِذِيُّ, وَصَحَّحَهُ اِبْنُ حِبَّانَ .

    «Ebu Zer radıyallahu anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem bize ayın üç gününde; Onüç, ondört ve onbeşinde oruç tutmamızı emretti.» Bu hadîsi Nesâî ile Tirmizî rivayet etmiş; İbni Hibban da sahîhlemiştir.

  27. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: لَا يَحِلُّ لِلْمَرْأَةِ أَنْ تَصُومَ وَزَوْجُهَا شَاهِدٌ إِلَّا بِإِذْنِهِ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ, وَاللَّفْظُ لِلْبُخَارِيِّ . وَزَادَ أَبُو دَاوُدَ: غَيْرَ رَمَضَانَ .

    «Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet olunduğuna göre, Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem: — Kocası yanında iken kadının oruç tutması helâl değildir. Ancak izni olursa o başka; buyurmuşlardır». Hadîs, müttefekun aleyh'dir. Lâfız Buhârî'nindir. Ebu Dâvud : «Ramazandan gayri» kaydını ziyâde etmiştir.

  28. وَعَنْ أَبِي سَعِيدٍ اَلْخُدْرِيِّ - رضى الله عنه - أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - نَهَى عَنْ صِيَامِ يَوْمَيْنِ: يَوْمِ اَلْفِطْرِ وَيَوْمِ اَلنَّحْرِ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    «Ebu Said-i Hudrî radıyallahü anh'den rivayet edildiğine göre, Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem; İki günde oruç tutmaktan nehiy etmiştir. Ramazan bayramı günü ile Kurban bayramı gününde». Bu hadîs, müttefekun aleyh'dir.

  29. وَعَنْ نُبَيْشَةَ اَلْهُذَلِيِّ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - أَيَّامُ اَلتَّشْرِيقِ أَيَّامُ أَكْلٍ وَشُرْبٍ, وَذِكْرٍ لِلَّهِ عَزَّ وَجَلَّ رَوَاهُ مُسْلِمٌ .

    «Nübeyşetü'l-Huzelî radıyallahü anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem: — Teşrik günleri yiyip içme ve Allah Azze ve Celle'yi anma günleridir; buyurdular». Bu hadîsi, Müslim rivayet etmiştir.

  30. وَعَنْ عَائِشَةَ وَابْنِ عُمَرَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمْ قَالَا: لَمْ يُرَخَّصْ فِي أَيَّامِ اَلتَّشْرِيقِ أَنْ يُصَمْنَ إِلَّا لِمَنْ لَمْ يَجِدِ اَلْهَدْيَ رَوَاهُ اَلْبُخَارِيُّ .

    «Âişe ile İbni Ömer radıyallahü anhüma'dan rivayet olunmuştur. Demişlerdir ki: Teşrik günlerinde oruç tutmaya ruhsat verilmedi. Ancak hedy'i bulamayanlar müstesna.» Bu hadîsi, Buhâri rivayet etmiştir.

  31. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - عَنِ اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: لَا تَخْتَصُّوا لَيْلَةَ اَلْجُمُعَةِ بِقِيَامٍ مِنْ بَيْنِ اَللَّيَالِي, وَلَا تَخْتَصُّوا يَوْمَ اَلْجُمُعَةِ بِصِيَامٍ مِنْ بَيْنِ اَلْأَيَّامِ, إِلَّا أَنْ يَكُونَ فِي صَوْمٍ يَصُومُهُ أَحَدُكُمْ رَوَاهُ مُسْلِمٌ .

    «Ebu Hüreyre radıyallahü anh'den. Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivayet olunur: — Geceler arasından ibâdet için cuma gecesini tahsis etmeyin; gündüzler arasından da oruç tutmak için cuma gününü tahsis etmeyiniz. Ancak sizden birinizin tutmakta olduğu oruca tesadüf ederse o başka.» Bu hadîsi Müslim rivayet etmiştir.

  32. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - لَا يَصُومَنَّ أَحَدُكُمْ يَوْمَ اَلْجُمُعَةِ, إِلَّا أَنْ يَصُومَ يَوْمًا قَبْلَهُ, أَوْ يَوْمًا بَعْدَهُ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    «Bu da ondan rivayet edilmiştir (Radıyallahü anh) demiştir ki : Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem: — Sakın biriniz cuma günü oruç tutmasın. Ancak ondan bir gün evvel veya bir gün sonra oruç tutarsa o başka; buyurdular». Hadîs, müttefekun aleyh'dir.

  33. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: إِذَا اِنْتَصَفَ شَعْبَانَ فَلَا تَصُومُوا رَوَاهُ اَلْخَمْسَةُ, وَاسْتَنْكَرَهُ أَحْمَدُ .

    Yine Ebu Hüreyre radıyallahü anh'den rivayet olunduğuna göre, Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem: — Şaban yarı oldu mu artık oruç tutmayın; buyurmuşlardır. Bu hadîsi, Beşler rivayet etmiş, Ahmed onu münker bulmuştur.

  34. وَعَنِ اَلصَّمَّاءِ بِنْتِ بُسْرٍ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: لَا تَصُومُوا يَوْمَ اَلسَّبْتِ, إِلَّا فِيمَا اِفْتُرِضَ عَلَيْكُمْ, فَإِنْ لَمْ يَجِدْ أَحَدُكُمْ إِلَّا لِحَاءَ عِنَبٍ, أَوْ عُودَ شَجَرَةٍ فَلْيَمْضُغْهَا رَوَاهُ اَلْخَمْسَةُ, وَرِجَالُهُ ثِقَاتٌ, إِلَّا أَنَّهُ مُضْطَرِبٌ . وَقَدْ أَنْكَرَهُ مَالِكٌ . وَقَالَ أَبُو دَاوُدَ: هُوَ مَنْسُوخٌ .

    «Sammâ binti Büsr radıyallahü anha'dan rivayet olunduğuna göre; Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem: — Cumartesi günü oruç tutmayın; ancak size farz kılınan (gün)ler arasında olursa müstesna. Sizden biriniz üzüm kabuğundan yahut ağaç filizinden başka bir şey bulamazsa onu (iftar için) çiğnesin buyurmuşlardır.» Bu hadîsi, Beşler rivayet etmişlerdir. Râvileri sıkadır. Şu kadar var ki hadîs, müztariptir. Mâlik onu inkâr etmiştir. Ebu Dâvud ise : «Bu hadîs mensuhtur» demiştir.

  35. وَعَنْ عَبْدِ اَللَّهِ بْنِ عَمْرِوٍ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - لَا صَامَ مَنْ صَامَ اَلْأَبَدَ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    وَلِمُسْلِمٍ عَنْ أَبِي قَتَادَةَ بِلَفْظِ: لَا صَامَ وَلَا أَفْطَرَ .

    «Abdullah İbni Amr radıyallahü anhüma'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem: — Ebedî oruç tutan, oruç tutmamıştır; buyurdular». Hadîs, müttefekun aleyh'dir. Müslim'in Ebû Katâde'den rivayeti: «Ne oruç tutmuş, ne de iftar etmiştir» lâfzıyladır.