Cenazeler

Cenaze

  1. عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - أَكْثِرُوا ذِكْرَ هَاذِمِ اَللَّذَّاتِ: اَلْمَوْتِ رَوَاهُ اَلتِّرْمِذِيُّ, وَالنَّسَائِيُّ, وَصَحَّحَهُ ابْنُ حِبَّانَ .

    «Ebu Hüreyre radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem : Bütün lezzet (ve zevk) leri târ-ü mâr eden şeyi, ölümü, çok zikredin» buyurdular. Bu hadîsi, Tirmizî ile Nesâî rivayet etmiş, İbni Hibbân sahîhlemiştir.

  2. وَعَنْ أَنَسٍ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - لَا يَتَمَنَّيَنَّ أَحَدُكُمُ اَلْمَوْتَ لِضُرٍّ يَنْزِلُ بِهِ, فَإِنْ كَانَ لَا بُدَّ مُتَمَنِّيًا فَلْيَقُلْ: اَللَّهُمَّ أَحْيِنِي مَا كَانَتِ اَلْحَيَاةُ خَيْرًا لِي, وَتَوَفَّنِي إِذَا كَانَتِ اَلْوَفَاةُ خَيْرًا لِي مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    «Enes radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki : Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem Sakın sizden biriniz başına gelen bir belâdan dolayı ölümü istemesin. Eğer behemehal isteyecekse, bari : Allah'ım hayat benim için daha hayırlı ise, bana hayat ver; hakkımda ölüm daha hayırlı ise beni öldür, desin.» buyurdular. Bu hadîs, müttefekun aleyh'dir.

  3. وَعَنْ بُرَيْدَةَ - رضى الله عنه - عَنِ اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: اَلْمُؤْمِنُ يَمُوتُ بِعَرَقِ الْجَبِينِ رَوَاهُ اَلثَّلَاثَةُ وَصَحَّحَهُ ابْنُ حِبَّانَ .

    «Büreyde radıyallahü anh'den rivayet edildiğine göre Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem : — Mü'min alın teri ile ölür.» buyurmuşlardır. Bu hadîsi, Üçler rivayet etmiş, İbni Hibban da sahîhlemiştir.

  4. وَعَنْ أَبِي سَعِيدٍ وَأَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا قَالَا: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - لَقِّنُوا مَوْتَاكُمْ لَا إِلَهَ إِلَّا اَللَّهُ رَوَاهُ مُسْلِمٌ, وَالْأَرْبَعَةُ .

    «Ebu Saîd ile Ebu Hüreyre radıyallahü anhümâ'dan rivayet edilmiştir. Demişlerdir ki : Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem: ölülerinize Lâ ilâhe illallah'ı telkin edin.» buyurdular. Bu hadîsi, Müslim ile Dörtler tahrîc etmişlerdir.

  5. وَعَنْ أُمِّ سَلَمَةَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا قَالَتْ: دَخَلَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - عَلَى أَبِي سَلَمَةَ - رضى الله عنه - وَقَدْ شُقَّ بَصَرُهُ فَأَغْمَضَهُ, ثُمَّ قَالَ: "إِنَّ اَلرُّوحَ إِذَا قُبِضَ, اتَّبَعَهُ الْبَصَرُ" فَضَجَّ نَاسٌ مِنْ أَهْلِهِ, فَقَالَ: "لَا تَدْعُوا عَلَى أَنْفُسِكُمْ إِلَّا بِخَيْرٍ. فَإِنَّ اَلْمَلَائِكَةَ تُؤَمِّنُ عَلَى مَا تَقُولُونَ". ثُمَّ قَالَ: "اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِأَبِي سَلَمَةَ, وَارْفَعْ دَرَجَتَهُ فِي اَلْمَهْدِيِّينَ, وَافْسِحْ لَهُ فِي قَبْرِهِ, وَنَوِّرْ لَهُ فِيهِ, وَاخْلُفْهُ فِي عَقِبِهِ رَوَاهُ مُسْلِمٌ .

    «Ümmü Seleme radıyallahü anha'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem, Ebu Seleme'nin yanına girdi (ölmüş de) gözleri açık kalmıştı. Hemen onun gözlerini yumdurdu. Sonra buyurdu ki : Muhakkak ruh alındığı zaman göz onu takip eder. Bunun üzerine Ebu Seleme ailesinden bâzı kimseler vaveyla kopardılar. Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem : Nefislerinize hayırdan başka bir şeyle dua etmeyin. Zîrâ melekler sizin söylediklerinize «âmin» derler; dedikten sonra : «Allah'ım, Ebu Seleme'ye mağfiret eyle; derecesini hidâyete erenler arasına yükselt. Kabrini kendisine genişlet. Orada ona nur ver ve arkasından onun yerini tutacak kimse halkeyle.» buyurdular. Bu hadîsi, Müslim rivayet etmiştir.

  6. وَعَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا: أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - حِينَ تُوُفِّيَ سُجِّيَ بِبُرْدٍ حِبَرَةٍ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    «Âişe radıyallahü anha'dan rivayet edildiğine göre, Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem vefat ettiği zaman çizgili bir çarşafla örtülmüştür.» Hadîs, müttefekun aleyh'dir.

  7. وَعَنْهَا أَنَّ أَبَا بَكْرٍ اَلصِّدِّيقَ - رضى الله عنه - قَبَّلَ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - بَعْدَ مَوْتِهِ رَوَاهُ اَلْبُخَارِيُّ .

    «(yine) ondan (radıyallahü anha) rivayet edildiğine göre: Ebu Bekir Sıddîk radıyallahü anh, Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem'i vefatından sonra öpmüştür.» Bu hadîsi, Buhâri rivayet etmiştir.

  8. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - عَنِ اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: نَفْسُ اَلْمُؤْمِنِ مُعَلَّقَةٌ بِدَيْنِهِ, حَتَّى يُقْضَى عَنْهُ رَوَاهُ أَحْمَدُ, وَاَلتِّرْمِذِيُّ وَحَسَّنَهُ .

    «Ebu Hüreyre radıyallahü anh'den Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem'den duymuş olarak rivayet edilmiştir ki, Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem : Mü'minin ruhu, borcu ödeninceye kadar borcuna muallak kalır.» buyurmuşlardır. Bu hadîsi, Ahmed ile Tirmizî rivayet etmiş; Tirmizî onu hasen bulmuştur.

  9. وَعَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا: أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ فِي اَلَّذِي سَقَطَ عَنْ رَاحِلَتِهِ فَمَاتَ: اغْسِلُوهُ بِمَاءٍ وَسِدْرٍ, وَكَفِّنُوهُ فِي ثَوْبَيْنِ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    «İbni Abbas radıyallahü anh'den Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem'den duymuş olarak rivayet edilmiştir ki, Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem, hayvanından düşerek ölen sahâbî hakkında : Onu su ve sidr ile yıkayın, da iki elbise içinde kefenleyin.» buyurmuşlardır. Hadîs, müttefekun aleyh'dir.

  10. وَعَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا قَالَتْ: لَمَّا أَرَادُوا غَسْلَ اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالُوا: وَاَللَّهُ مَا نَدْرِي, نُجَرِّدُ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - كَمَا نُجَرِّدُ مَوْتَانَا, أَمْ لَا?….. اَلْحَدِيثَ، رَوَاهُ أَحْمَدُ, وَأَبُو دَاوُدَ .

    «Âişe radıyallahü anha'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem'i yıkamak istedikleri vakit: «Vallahi bilmiyoruz: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem'i (diğer) cenazelerimizi soyduğumuz gibi soyalım mı, soymayalım mı?... ilâh.» dediler.» Bu hadîsi Ahmed ile Ebu Dâvud rivayet etmişlerdir.

  11. وَعَنْ أُمِّ عَطِيَّةَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا قَالَتْ: دَخَلَ عَلَيْنَا اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - وَنَحْنُ نُغَسِّلُ ابْنَتَهُ، فَقَالَ: "اغْسِلْنَهَا ثَلَاثًا, أَوْ خَمْسًا, أَوْ أَكْثَرَ مِنْ ذَلِكَ، إِنْ رَأَيْتُنَّ ذَلِكَ, بِمَاءٍ وَسِدْرٍ, وَاجْعَلْنَ فِي الْآخِرَةِ كَافُورًا, أَوْ شَيْئًا مِنْ كَافُورٍ"، فَلَمَّا فَرَغْنَا آذَنَّاهُ, فَأَلْقَى إِلَيْنَا حِقْوَهُ.فَقَالَ: "أَشْعِرْنَهَا إِيَّاهُ" مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ . وَفِي رِوَايَةٍ: ابْدَأْنَ بِمَيَامِنِهَا وَمَوَاضِعِ اَلْوُضُوءِ مِنْهَا . وَفِي لَفْظٍ ِللْبُخَارِيِّ: فَضَفَّرْنَا شَعْرَهَا ثَلَاثَةَ قُرُونٍ, فَأَلْقَيْنَاهُ خَلْفَهَا .

    «Ümmü Atiyye radıyallahü anha'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Biz (vefat eden) kızını yıkarken yanımıza Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem girdi de : Onu su ve sidr ile üç defa veya beş defa, yahut lüzum görürseniz daha fazla yıkayın; sonuncu defasında suya kâfûr da koyun. Yahut bir parça kâfur koyun; buyurdular. İşi bitirdikten sonra kendilerine haber verdik. Hemen bize gömleğini verdi ve: Onu buna sarın; buyurdu.» Hadîs müttefekun aleyh'dir. Şeyheyn'in Ümmü Atiyye'den bir rivayetinde «sağ taraflarından, abdest yerlerinden başlayın» buyrulmuştur. Buhârî'nin bir rivayetinde : «Bunun üzerine saçlarını üç belik örerek arkasına koyduk» denilmiştir.

  12. وَعَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا قَالَتْ: كُفِّنَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - فِي ثَلَاثَةِ أَثْوَابٍ بِيضٍ سَحُولِيَّةٍ مِنْ كُرْسُفٍ, لَيْسَ فِيهَا قَمِيصٌ وَلَا عِمَامَةٌ. مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    «Âişe radıyallahü anha'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki : Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem, pamuktan (mâmûl) üç beyaz suhul esvabı içine kefenlendi; (bu) üçün içinde gömlek ve sarık yoktu.» Bu hadîs, müttefekun aleyh'tir.

  13. وَعَنِ ابْنِ عُمَرَ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا- قَالَ: لَمَّا تُوُفِّيَ عَبْدُ اَللَّهِ بْنِ أُبَيٍّ جَاءٍ اِبْنُهُ إِلَى رَسُولِ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - . فَقَالَ: أَعْطِنِي قَمِيصَكَ أُكَفِّنْهُ فِيهِ, فَأَعْطَاه ُ]إِيَّاهُ] مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    «İbni Ömer radıyallahü anhüma'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki, Abdullah ibni Übeyy vefat ettikte oğlu Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem'e gelerek : Gömleğini bana ver de onunla babamı kefenleyeyim; dedi. Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem, hemen gömleği ona verdi.» Hadîs, Müttefekun aleyh'dir.

  14. وَعَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: الْبَسُوا مِنْ ثِيَابِكُمُ الْبَيَاضَ, فَإِنَّهَا مِنْ خَيْرِ ثِيَابِكُمْ, وَكَفِّنُوا فِيهَا مَوْتَاكُمْ رَوَاهُ اَلْخَمْسَةُ إِلَّا النَّسَائِيَّ, وَصَحَّحَهُ اَلتِّرْمِذِيُّ .

    «İbni Abbas radıyallahü anhüma'dan rivayet edildiğine göre. Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem : Elbisenizin beyazlarını giyin; çünkü onlar sizin en hayırlı elbisenizdir. Cenazelerinizi de onlarla kefenleyin» buyurmuşlardır. Bu hadîsi, Nesâî müstesna, Beşler rivayet etmiş; Tirmizî onu sahîhlemiştir.

  15. وَعَنْ جَابِرٍ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - إِذَا كَفَّنَ أَحَدُكُمْ أَخَاهُ فَلْيُحْسِنْ كَفَنَهُ رَوَاهُ مُسْلِمٌ .

    «Câbir radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki : Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem: Biriniz kardeşini kefenlediği vakit, onun kefenini güzel yapsın» buyurdular. Bu hadîsi, Müslim rivayet etmiştir.

  16. وَعَنْهُ قَالَ: كَانَ اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - يَجْمَعُ بَيْنَ اَلرَّجُلَيْنِ مِنْ قَتْلَى أُحَدٍ فِي ثَوْبٍ وَاحِدٍ, ثُمَّ يَقُولُ: "أَيُّهُمْ أَكْثَرُ أَخْذًا لِلْقُرْآنِ?", فَيُقَدِّمُهُ فِي اَللَّحْدِ, وَلَمْ يُغَسَّلُوا, وَلَمْ يُصَلِّ عَلَيْهِمْ رَوَاهُ اَلْبُخَارِيُّ .

    (Bu da) ondan (radıyallahü anh) rivayet edilmiştir. Demiştir ki : Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem, Uhud şehîdlerinden iki kişiyi bir elbise içinde bir yere getiriyor, sonra : Bunların hangisi daha çok Kur'ân bilir?; diyor; ve kabre evvelâ onu indiriyordu. Uhud şehîdleri yıkanmadılar; üzerlerine cenâze namazı da kılınmadı.» Bu hadîsi, Buhârî rivayet etmiştir.

  17. وَعَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا ; أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ لَهَا: لَوْ مُتِّ قَبْلِي فَغَسَّلْتُكِ اَلْحَدِيثَ. رَوَاهُ أَحْمَدُ, وَابْنُ مَاجَهْ, وَصَحَّحَهُ ابْنُ حِبَّانَ .

    «Hz. Âişe radıyallahü anha'dan rivayet edildiğine göre. Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem, kendisine : Benden önce ölmüş olsan seni yıkardım... ilâh.» buyurmuştur. Bu hadîsi, Ahmed ile İbni Mâce rivayet etmiş ve İbni Hibban sahîhlemiştir.

  18. وَعَنْ أَسْمَاءَ بِنْتِ عُمَيْسٍ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا: أَنَّ فَاطِمَةَ عَلَيْهَا اَلسَّلَامُ أَوْصَتْ أَنْ يُغَسِّلَهَا عَلِيٌّ رَضِيَ اَللَّهُ تَعَالَى عَنْهُ رَوَاهُ اَلدَّارَقُطْنِيُّ .

    «Esma binti Umeys radıyallahü anha'dan rivayet edildiğine göre Fâtima radıyallahü anha kendisini Ali radıyallahü anh'ın yıkamasını vasiyet etmiştir.» Bu hadîsi, Dâre Kutnî rivayet etmiştir.

  19. وَعَنْ بُرَيْدَةَ - رضى الله عنه - -فِي قِصَّةِ الْغَامِدِيَّةِ اَلَّتِي أَمَرَ اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - بِرَجْمِهَا فِي اَلزِّنَا- قَالَ: ثُمَّ أَمَرَ بِهَا فَصُلِّيَ عَلَيْهَا وَدُفِنَتْ رَوَاهُ مُسْلِمٌ .

    «Büreyde radıyallahü anh'den Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem'in zinadan dolayı recmini emir ettiği Gamidli kadın hakkında rivayet edilmiştir. Demiştir ki : Sonra o kadın hakkında emir buyurdular da cenaze namazı kılınarak defnedildi.» Bu hadîsi, Müslim rivayet etmiştir.

  20. وَعَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ: أُتِيَ اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - بِرَجُلٍ قَتَلَ نَفْسَهُ بِمَشَاقِصَ, فَلَمْ يُصَلِّ عَلَيْهِ رَوَاهُ مُسْلِمٌ .

    «Câbir ibni Semûra'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki : Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem'e kendini geniş bir demirle öldüren bir adam getirdiler de onun cenaze namazını kılmadı.» Bu hadîsi, Müslim rivayet etmiştir.

  21. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - -فِي قِصَّةِ اَلْمَرْأَةِ اَلَّتِي كَانَتْ تَقُمُّ اَلْمَسْجِدَ- قَالَ: فَسَأَلَ عَنْهَا اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - ] فَقَالُوا: مَاتَتْ, فَقَالَ: "أَفَلَا كُنْتُمْ آذَنْتُمُونِي"? فَكَأَنَّهُمْ صَغَّرُوا أَمْرَهَا] فَقَالَ: "دُلُّونِي عَلَى قَبْرِهَا", فَدَلُّوهُ, فَصَلَّى عَلَيْهَا مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ . وَزَادَ مُسْلِمٌ, ثُمَّ قَالَ: إِنَّ هَذِهِ اَلْقُبُورَ مَمْلُوءَةٌ ظُلْمَةً عَلَى أَهْلِهَا, وَإِنَّ اَللَّهَ يُنَوِّرُهَا لَهُمْ بِصَلَاتِي عَلَيْهِمْ 1 - هذه الزيادة غير موجودة بالأصلين، ولكنها في النسخ المطبوعة وأيضا في "الشرح"، وهي أيضا من الحديث ولذلك أبقيتها.2 -

    «Ebu Hüreyre radıyallahü anh'den, mescidi süpüren kadının kıssası hakkında rivayet edilmiştir, (demiştir ki): Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem, o kadını sordu. Ashâb : O öldü; dediler. Resûl-ü Ekrem Sallallahü aleyhi ve sellem: «Bana haber vermemeli mi idiniz?» buyurdular. -Galiba ashâb o kadının şanını küçümsemişlerdi- Bunun üzerine Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem : «Onun kabrini bana gösterin;» dedi ve gösterdiler. Hemen onun cenaze namazını kıldı.» Hadîs, müttefekun aleyh'dir. Müslim «Sonra Peygamber (S.A.V.) : Şüphesiz ki bu kabirler, içinde yatanlar için karanlıkla doludur, ve şüphesiz ki Allah onlara benim cenaze namazı kılmam sebebiyle kabirlerini nurlandırır.» buyurdular; cümlesini ziyâde etmiştir.

  22. وَعَنْ حُذَيْفَةَ - رضى الله عنه - أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - كَانَ يَنْهَى عَنِ اَلنَّعْيِ رَوَاهُ أَحْمَدُ, وَاَلتِّرْمِذِيُّ وَحَسَّنَهُ .

    «Hüzeyfe radıyallahü anh'den rivayet edildiğine göre. Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem, ölümü ilân etmekten nehy buyururdu.» Bu hadîsi, Ahmed ile Tirmizî rivayet etmiş, Tirmizî onu hasen bulmuştur.

  23. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - نَعَى اَلنَّجَاشِيَّ فِي اَلْيَوْمِ اَلَّذِي مَاتَ فِيهِ, وَخَرَجَ بِهِمْ مِنَ الْمُصَلَّى، فَصَفَّ بِهِمْ, وَكَبَّرَ عَلَيْهِ أَرْبَعًا مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    «Ebu Hüreyre radıyallahü anh'den rivayet edildiğine göre. Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem, Necâşî'nin vefat haberini öldüğü gün vermiş; ashabı namazgaha çıkararak saf bağlatmış ve dört defa tekbîr almıştır.» Bu hadîs, Müttefekun aleyhdir.

  24. وَعَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا: سَمِعْتُ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - يَقُولُ: مَا مِنْ رَجُلٍ مُسْلِمٍ يَمُوتُ, فَيَقُومُ عَلَى جَنَازَتِهِ أَرْبَعُونَ رَجُلًا, لَا يُشْرِكُونَ بِاَللَّهِ شَيْئًا, إِلَّا شَفَّعَهُمْ اَللَّهُ فِيهِ رَوَاهُ مُسْلِمٌ .

    «İbni Abbas radıyallahü anhüma'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki : Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem'i : «Eğer bir müslüman kimse ölür de cenazesinde, Allah'a hiç bir şey şerîk koşmayan kırk kişi bulunursa Allah o kimseleri ona şefaatçi kılar» derken işittim. Bu hadîsi, Müslim rivayet etmiştir.

  25. وَعَنْ سَمُرَةَ بْنِ جُنْدُبٍ - رضى الله عنه - قَالَ: صَلَّيْتُ وَرَاءَ اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - عَلَى امْرَأَةٍ مَاتَتْ فِي نِفَاسِهَا, فَقَامَ وَسْطَهَا مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    «Semüratü'bnü Cündeb radıyallahü anhüma'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki : Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem'in arkasında nifas halinde ölen bir kadının cenaze namazını kıldım. Onun ortası hizasına durdu.» Hadîs, müttefekun aleyh'dir.

  26. وَعَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا قَالَتْ: وَاَللَّهِ لَقَدْ صَلَّى رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - عَلَى اِبْنَيْ بَيْضَاءَ فِي اَلْمَسْجِدِ رَوَاهُ مُسْلِمٌ .

    «Hz. Âişe radıyallahü anha'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Vallahi gerçekten Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem, Beyzâ'nın iki oğlunun cenaze namazlarını mescidde kıldı.» Bu hadîsi Müslim rivayet etmiştir.

  27. وَعَنْ عَبْدِ اَلرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى قَالَ: كَانَ زَيْدُ بْنُ أَرْقَمَ يُكَبِّرُ عَلَى جَنَائِزِنَا أَرْبَعًا, وَإِنَّهُ كَبَّرَ عَلَى جَنَازَةٍ خَمْسًا, فَسَأَلْتُهُ فَقَالَ: كَانَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - يُكَبِّرُهَا رَوَاهُ مُسْلِمٌ وَالْأَرْبَعَةُ .

    «Abdurrahman ibni Ebi Leylâ'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Zeyd ibni Erkam bizim cenazelerimiz üzerine dört tekbîr alıyordu. Bir cenazede beş tekbîr aldı. Bunun üzerine kendisine sordum: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem, bu beş tekbiri alıyordu; dedi.» Bu hadîsi, Müslim ile Dörtler rivayet etmişlerdir.

  28. وَعَنْ عَلِيٍّ - رضى الله عنه - أَنَّهُ كَبَّرَ عَلَى سَهْلِ بْنِ حُنَيْفٍ سِتًّا, وَقَالَ: إِنَّهُ بَدْرِيٌّ رَوَاهُ سَعِيدُ بْنُ مَنْصُورٍ . وَأَصْلُهُ فِي "اَلْبُخَارِيِّ" .

    «Ali radıyallahü anh'den rivayet edildiğine göre, kendisi Sehl İbni Huneyf'in cenaze namazında altı tekbîr almış ve : Gerçekten o Bedirlidir; demiştir.» Bu hadîsi, Saîd ibni Mansur rivayet etmiştir. Aslı Buhârî'dedir.

  29. وَعَنْ طَلْحَةَ بْنِ عَبْدِ اَللَّهِ بْنِ عَوْفٍ قَالَ: صَلَّيْتُ خَلَفَ ابْنِ عَبَّاسٍ عَلَى جَنَازَةٍ, فَقَرَأَ فَاتِحَةَ الكْتِابِ فَقَالَ: "لِتَعْلَمُوا أَنَّهَا سُنَّةٌ" رَوَاهُ اَلْبُخَارِيُّ .

    «Talha b. Abdullah b. Avf radıyallahü anhüm'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki : İbni Abbas'ın arkasında bir cenazenin namazını kıldım. «Fâtiha-i kitab» ı okudu, ve : Bunun sünnet olduğunu bilmeniz için (okudum), dedi.» Bu hadîsi, Buhârî rivayet etmiştir.

  30. وَعَنْ عَوْفِ بْنِ مَالِكٍ - رضى الله عنه - قَالَ: صَلَّى رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - عَلَى جَنَازَةٍ، فَحَفِظْتُ مِنْ دُعَائِهِ: "اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لَهُ, وَارْحَمْهُ وَعَافِهِ, وَاعْفُ عَنْهُ, وَأَكْرِمْ نُزُلَهُ, وَوَسِّعْ مُدْخَلَهُ, وَاغْسِلْهُ بِالْمَاءِ وَالثَّلْجِ وَالْبَرَدِ, وَنَقِّهِ مِنْ اَلْخَطَايَا كَمَا نَقَّيْتَ اَلثَّوْبَ اَلْأَبْيَضَ مِنَ الدَّنَسِ, وَأَبْدِلْهُ دَارًا خَيْرًا مِنْ دَارِهِ, وَأَهْلًا خَيْرًا مِنْ أَهْلِهِ, وَأَدْخِلْهُ اَلْجَنَّةَ, وَقِهِ فِتْنَةَ اَلْقَبْرِ وَعَذَابَ اَلنَّارِ رَوَاهُ مُسْلِمٌ .

    «Avf ibni Mâlik radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki : Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem, bir cenazenin namazını kıldı. Ben de onun okuduğu duadan şunu ezberledim: Allah'ım! Ona mağfiret eyle; ona acı, ona afiyet ver, onu affet ve onu güzel güzel ağırla; yerini genişlet; onu su ile, karla ve dolu ile yıka; onu günahlardan, beyaz elbiseyi kirden pakladığın gibi pakla. Ona dünyadaki yurduna bedel daha hayırlı bir yurd; dünyadaki aile efradından daha hayırlı bir aile ihsan et; onu cennete koy; onu kabrin fitnesinden ve cehennemin azabından koru.» Bu hadîsi, Müslim rivayet etmiştir.

  31. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: كَانَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - إِذَا صَلَّى عَلَى جَنَازَةٍ يَقُولُ: "اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِحَيِّنَا, وَمَيِّتِنَا, وَشَاهِدِنَا, وَغَائِبِنَا, وَصَغِيرِنَا, وَكَبِيرِنَا, وَذَكَرِنَا, وَأُنْثَانَا, اَللَّهُمَّ مَنْ أَحْيَيْتَهُ مِنَّا فَأَحْيِهِ عَلَى اَلْإِسْلَامِ, وَمَنْ تَوَفَّيْتَهُ مِنَّا فَتَوَفَّهُ عَلَى اَلْإِيمَانِ, اَللَّهُمَّ لَا تَحْرِمْنَا أَجْرَهُ, وَلَا تُضِلَّنَا بَعْدَهُ رَوَاهُ مُسْلِمٌ, وَالْأَرْبَعَةُ .

    «Ebu Hüreyre radıyallahü anh'den rivayet olunmuştur : Demiştir ki : Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem, cenaze namazı kılarken şöyle derdi : Allah'ım! Bizim dirimize, ölümüze, burada bulunanımıza, bulunmayanımıza, büyüğümüze, küçüğümüze, erkeğimize ve kadınımıza mağfiret buyur. Allah'ım! Bizden kimi yaşatırsan, müslüman olarak yaşat; öldürdüğünü de îmân ile öldür. Yâ Rabbî! bizi bu meyyitin ecrinden mahrum etme ve onun ardından bizi sapıtma!» Bu hadîsi, Müslim ile Dörtler rivayet etmişlerdir.

  32. وَعَنْهُ أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: إِذَا صَلَّيْتُمْ عَلَى اَلْمَيِّتِ فَأَخْلِصُوا لَهُ اَلدُّعَاءَ رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ, وَصَحَّحَهُ ابْنُ حِبَّانَ .

    «(yine ondan) radıyallahü anh'den rivayet edildiğine göre Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem : «Cenazenin namazını kıldığınız vakit ona halisane duâ edin.» buyurmuşlardır. Bu hadîsi, Ebu Dâvud rivayet etmiş ve İbni Hibbân sahîhlemiştir.

  33. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - عَنِ اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: أَسْرِعُوا بِالْجَنَازَةِ, فَإِنْ تَكُ صَالِحَةً فَخَيْرٌ تُقَدِّمُونَهَا إِلَيْهِ, وَإِنْ تَكُ سِوَى ذَلِكَ فَشَرٌّ تَضَعُونَهُ عَنْ رِقَابِكُمْ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    «Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den, Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem'den şunu duyduğu rivayet edilmiştir. Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem : Cenazeyi çabuk götürün. Eğer cenaze iyi ise o iş hayırdır. Cenazeyi hayra götürürsünüz. Cenaze iyiden başka bir şey ise iş kötüdür. Onu boynunuzdan atarsınız.» Hadis, müttefekun aleyh'dir.

  34. وَعَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - "مَنْ شَهِدَ اَلْجِنَازَةَ حَتَّى يُصَلَّى عَلَيْهَا فَلَهُ قِيرَاطٌ, وَمَنْ شَهِدَهَا حَتَّى تُدْفَنَ فَلَهُ قِيرَاطَانِ". قِيلَ: وَمَا اَلْقِيرَاطَانِ? قَالَ: "مِثْلُ اَلْجَبَلَيْنِ اَلْعَظِيمَيْنِ" مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ . وَلِمُسْلِمٍ: حَتَّى تُوضَعَ فِي اَللَّحْدِ .

    وَلِلْبُخَارِيِّ: مَنْ تَبِعَ جَنَازَةَ مُسْلِمٍ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا, وَكَانَ مَعَهُ حَتَّى يُصَلَّى عَلَيْهَا وَيُفْرَغَ مِنْ دَفْنِهَا فَإِنَّهُ يَرْجِعُ بِقِيرَاطَيْنِ, كُلُّ قِيرَاطٍ مِثْلُ أُحُدٍ .

    «Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem: Kim cenazenin yanında namazı kılınıncaya kadar bulunursa ona bir kırat (sevap), kim defnedilinceye kadar bulunursa ona iki kırat verilir», buyurdular. «Bu iki kırat nedir?» diye soruldu: «İki büyük dağ gibidir» buyurdular. Müslim'in Ebu Hüreyre'den rivayetinde : «Mezara konuluncaya kadar» denilmektedir. Buhârî'nin yine Ebu Hüreyre'den rivayetinde : «Bir kimse bir müslümanın cenazesini îmân ve hesapla takip eder de namazı kılınıp, defn işi bitinceye kadar o cenaze ile beraber bulunursa, muhakkak o kimse her biri Uhud ayarında iki kırat (sevap) ile döner.

  35. وَعَنْ سَالِمٍ, عَنْ أَبِيهِ - رضى الله عنه - أَنَّهُ رَأَى اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - وَأَبَا بَكْرٍ وَعُمَرَ, يَمْشُونَ أَمَامَ الْجَنَازَةِ رَوَاهُ اَلْخَمْسَةُ، وَصَحَّحَهُ ابْنُ حِبَّانَ, وَأَعَلَّهُ النَّسَائِيُّ وَطَائِفَةٌ بِالْإِرْسَالِ .

    «Salim radıyallahü anh'den, babasından (radıyallahu anh) işitmiş olarak rivayet olunmuştur ki. Babası Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem'i Ebu Bekir'i ve Ömer'i cenazenin önünde yürürlerken görmüştür.» Bu hadîsi, Beşler rivayet etmiş ve İbni Hibbân sahîhlemiştir. Nesâî ile bir taife onu mürsel olmakla illetlendirmişlerdir.

  36. وَعَنْ أُمِّ عَطِيَّةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا قَالَتْ: نُهِينَا عَنِ اتِّبَاعِ الْجَنَائِزِ, وَلَمْ يُعْزَمْ عَلَيْنَا مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .

    «Ümmü Atîyye radıyallahu anha'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Biz cenazenin arkasından gitmekten nehy olunduk. Fakat bize haram kılınmadı.» Hadîs, müttefekun aleyh'dir.

  37. وَعَنْ أَبِي سَعِيدٍ - رضى الله عنه - أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: إِذَا رَأَيْتُمُ الْجَنَازَةَ فَقُومُوا, فَمَنْ تَبِعَهَا فَلَا يَجْلِسْ حَتَّى تُوضَعَ مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .

    «Ebu Sâid radıyallahu anh'den rivayet olunmuştur ki, Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem : Cenazeyi gördünüz mü hemen kalkın. Onun ardından giden de cenaze yere konuluncaya kadar oturmasın.» buyurmuşlardır. Bu hadîs, müttefekun aleyh'dir.

  38. وَعَنْ أَبِي إِسْحَاقَ, أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ يَزِيدَ - رضى الله عنه - أَدْخَلَ الْمَيِّتَ مِنْ قِبَلِ رِجْلَيِ الْقَبْرَ، وَقَالَ: هَذَا مِنَ السُّنَّةِ أَخْرَجَهُ أَبُو دَاوُد َ .

    «Ebu İshak radıyallahu anh'den rivayet olunduğuna göre, Abdullah İbni Yezid cenazeyi kabrin ayak ucu tarafından koymuş ve : Bu sünnettendir; demiştir.» Bu hadîsi, Ebu Dâvud tahrîc etmiştir.

  39. وَعَنِ ابْنِ عُمَرَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا, عَنِ النَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: إِذَا وَضَعْتُمْ مَوْتَاكُمْ فِي الْقُبُورِ, فَقُولُوا: بِسْمِ اللَّهِ, وَعَلَى مِلَّةِ رَسُولِ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - . أَخْرَجَهُ أَحْمَدُ, وَأَبُو دَاوُدَ, وَالنَّسَائِيُّ, وَصَحَّحَهُ ابْنُ حِبَّانَ, وَأَعَلَّهُ الدَّارَقُطْنِيُّ بِالْوَقْف ِ .

    «İbni Ömer radıyallahu anhüma'dan, Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem'den işitmiş olarak rivayet edilmiştir. Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem buyurmuşlardır ki : Ölenlerinizi kabirlere koyduğunuz sırada (Allah'ın İsmiyle ve Resûlüllah'ın dini üzere) deyin.» Bu hadîsi, Ahmed, Ebu Dâvud ve Nesâî tahrîc etmişlerdir. İbni Hibban onu sahîhlemiştir. Dâre Kutnî ise mevkuf olmakla illetlendirmiştir.

  40. وَعَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا; أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: كَسْرُ عَظْمِ الْمَيِّتِ كَكَسْرِهِ حَيًّا رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ بِإِسْنَادٍ عَلَى شَرْطِ مُسْلِم ٍ .

    «Hz. Âişe radıyallahü anha'dan rivayet edildiğine göre, Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem: Ölünün kemiğini kırmak, onu diri iken kırmak gibidir.» buyurmuşlardır. Bu hadîsi, Müslim'in şartı üzere bir isnadla Ebu Dâvud rivayet etmiş

  41. وَعَنْ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ - رضى الله عنه - قَالَ: أَلْحَدُو ا لِي لَحْدًا, وَانْصِبُوا عَلَى اللَّبِنِ نُصْبًا, كَمَا صُنِعَ بِرَسُولِ اللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - . رَوَاهُ مُسْلِم ٌ .

    وَلِمُسْلِمٍ عَنْهُ: نَهَى رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - أَنْ يُجَصَّصَ الْقَبْرُ, وَأَنْ يُقْعَدَ عَلَيْهِ, وَأَنْ يُبْنَى عَلَيْهِ .

    «Sa'd ibni Ebi Vakkas radıyallahü anh'den rivayet edildiğine göre kendisi: Bana bir lâhd yapın; üzerime kerpici dikine, Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem'e yapıldığı gibi dizin; demiştir.» Bu hadîsi, Müslim rivayet etmiştir. «Müslim'in (yine) Câbir (R. A.)'dan rivayetine göre : Resûlüllâh Sallallahü aleyhi ve sellem, kabrin kireçle badana edilmesini; üzerine oturulmasını ve üzerine bina yapılmasını nehyetmiştir.»

  42. وَعَنْ عُثْمَانَ - رضى الله عنه - قَالَ: كَانَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - إِذَا فَرَغَ مِنْ دَفْنِ الْمَيِّتِ وَقَفَ عَلَيْهِ وَقَالَ: "اِسْتَغْفِرُوا لِأَخِيكُمْ وَسَلُوا لَهُ التَّثْبِيتَ, فَإِنَّهُ الْآنَ يُسْأَلُ" رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ, وَصَحَّحَهُ الْحَاكِم ُ .

    «Osman radıyallahu anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem, cenazenin defnini bitirdi mi, onun başına durur ve : Kardeşiniz için mağfiret niyaz edin, ona sebat dileyin. Çünkü o şimdi sorguya çekiliyor» derdi. Bu hadîsi, Ebu Dâvud rivayet etmiştir. Hâkim onu sahîhlemiştir.

  43. وَعَنْ بُرَيْدَةَ بْنِ الْحَصِيبِ الْأَسْلَمِيِّ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - نَهَيْتُكُمْ عَنْ زِيَارَةِ الْقُبُورِ فَزُورُوهَا رَوَاهُ مُسْلِم ٌ . زَادَ اَلتِّرْمِذِيُّ: فَإِنَّهَا تُذَكِّرُ الْآخِرَةَ .

    «Büreyde ibni Husayb el-Eslemî radıyallahu anh'den rivâyet edilmiştir. Demiştir ki : Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem : Ben sizi kabirleri ziyaretten nehyetmiştim. Artık onları ziyaret edin; buyurdular.» Bu hadîsi, Müslim rivayet etmiştir. Tirmizî (Büreyde rivayetine) : «Çünkü bu ziyaret âhireti hatırlatır.» cümlesini ziyâde etmiştir.

  44. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - لَعَنَ زَائِرَاتِ الْقُبُورِ أَخْرَجَهُ اَلتِّرْمِذِيُّ, وَصَحَّحَهُ ابْنُ حِبَّانَ . .

    «Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem, kabirleri ziyaret eden kadınlara lanet okumuştur.» Bu hadîsi, Tirmizî tahrîc etmiştir. İbni Hibban onu sahîhlemiştir.

  45. وَعَنْ أُمِّ عَطِيَّةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا قَالَتْ: أَخَذَ عَلَيْنَا رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - أَنْ لَا نَنُوحَ مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .

    «Ümmü Atiyye radıyallahu anha'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem : Ölüye vaveyla etmiyeceğimize dair bizden ahd-ü peymân aldı. Hadîs, müttefekun aleyh'dir.

  46. وَعَنْ ابْن عُمَرَ - رضى الله عنه - عَنِ اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: اَلْمَيِّتُ يُعَذَّبُ فِي قَبْرِهِ بِمَا نِيحَ عَلَيْهِ مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .

    İbni Ömer radıyallahu anhüma'dan, Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem'den işitmiş olarak rivayet edilmiştir ki : Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem : Meyyit, kendisine edilen yas sebebiyle kabrinde azap olunur; buyurmuştur.» Hadîs, müttefekun aleyhdir. Buhârî ile Müslim'de Muğîretü'bnü Şu'be'den bunun benzeri vardır.

  47. وَلَهُمَا: نَحْوُهُ عَنِ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَة َ .

    وَعَنْ أَنَسٍ - رضى الله عنه - قَالَ: شَهِدْتُ بِنْتًا لِلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - تُدْفَنُ , وَرَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - جَالِسٌ عِنْدَ اَلْقَبْرِ، فَرَأَيْتُ عَيْنَيْهِ تَدْمَعَانِ رَوَاهُ اَلْبُخَارِيّ ُ .

    «Enes radıyallahu anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki : Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem'in, bir kızı defnolurken orada bulundum. Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem kabrin yanında oturmuş halde idi. Gözlerini yaşarırken gördüm.» Bu hadîsi, Buhâri rivayet etmiştir.

  48. وَعَنْ جَابِرٍ - رضى الله عنه - أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: لَا تَدْفِنُوا مَوْتَاكُمْ بِاللَّيْلِ إِلَّا أَنْ تُضْطَرُّوا أَخْرَجَهُ ابْنُ مَاجَه ْ . وَأَصْلُهُ فِي "مُسْلِمٍ", لَكِنْ قَالَ: زَجَرَ أَنْ يُقْبَرَ اَلرَّجُلُ بِاللَّيْلِ, حَتَّى يُصَلَّى عَلَيْهِ.

    «Câbir radıyallahu anh'den rivayet olunduğuna göre. Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem : Cenazelerinizi geceleyin, defnetmeyin. Ancak mecbur kalırsanız O başka» buyurmuşlardır. Bu hadîsi, İbni Mâce tahrîc etmiştir. Aslı Müslim'dedir. Lâkin ; «(Câbir) kişinin üzerine cenaze namazı kılınmadan, geceleyin defnedilmesini yasak etti; dedi» şeklindedir.

  49. وَعَنْ عَبْدِ اَللَّهِ بْنِ جَعْفَرٍ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ: لَمَّا جَاءَ نَعْيُ جَعْفَرٍ -حِينَ قُتِلَ- قَالَ اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - "اصْنَعُوا لِآلِ جَعْفَرٍ طَعَامًا, فَقَدْ أَتَاهُمْ مَا يَشْغَلُهُمْ" أَخْرَجَهُ الْخَمْسَةُ, إِلَّا النَّسَائِيّ َ .

    «Abdullah ibni Cafer radıyallahu anhüma'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Cafer katledildiği zaman, ölüm haberi geldikte Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem : Cafer ailesine yemek yapın. Çünkü onların başına kendilerini meşgul edecek şey gelmiştir» buyurdular. Bu hadîsi, Nesâî müstesna Beşler tahrîc etmiştir.

  50. وَعَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ بُرَيْدَةَ عَنْ أَبِيهِ قَالَ: كَانَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - يُعَلِّمُهُمْ إِذَا خَرَجُوا إِلَى اَلمَقَابِرِ: اَلسَّلَامُ عَلَى أَهْلِ اَلدِّيَارِ مِنَ اَلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُسْلِمِينَ, وَإِنَّا إِنْ شَاءَ اَللَّهُ بِكُمْ لَلَاحِقُونَ, أَسْأَلُ اَللَّهَ لَنَا وَلَكُمُ الْعَافِيَةَ رَوَاهُ مُسْلِم ٌ .

    «Süleyman İbni Büreyde radıyallahü anh'den babasından işitmiş olarak rivayet edilmiştir. (Babası) demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem ashabına, kabristana çıktıkları vakit : Bu diyarın müslim ve mü'min olan ehline selâm olsun. Bizler dahi inşallah sizlere katılacağız. Allah'dan bize ve size afiyetler dilerim; demelerini Öğretirdi.» Bu hadîsi, Müslim rivayet etmiştir.

  51. وَرَوَى اَلتِّرْمِذِيُّ عَنِ اَلمُغِيرَةِ نَحْوَهُ, لَكِنْ قَالَ: فَتُؤْذُوا الْأَحْيَاءَ .

    «Hz. Âişe radıyallahü anha'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki : Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem: Ölülere söğmeyin; çünkü onlar gönderdikleri (amellere) vardılar» buyurdu. Bu hadîsi, Buhârî rivayet etmiştir. Tirmizî dahi Muğîre'den bunun benzerini rivayet etmiş, lâkin (gönderdikleri amellere vardılar) yerine «dirilere eziyet verirsiniz» demiştir.