Cemaat namazı ve imamlık
Namaz
عَنْ عَبْدِ اَللَّهِ بْنِ عُمَرَ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا-; أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: صَلَاةُ اَلْجَمَاعَةِ أَفْضَلُ مِنْ صَلَاةِ اَلْفَذِّ بِسَبْعٍ وَعِشْرِينَ دَرَجَةً مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ . .
وَلَهُمَا عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ: بِخَمْسٍ وَعِشْرِينَ جُزْءًا .
وَكَذَا لِلْبُخَارِيِّ: عَنْ أَبِي سَعِيدٍ, وَقَالَ: "دَرَجَةً " .
«Abdullah ibni Ömer radıyallahü anhüma'dan rivayet edilmiştir ki: Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem : «Cemaat namazı; yalnız kılanın namazından yirmi yedi derece daha faziletlidir» buyurmuştur.» Hadîs; Müttefekun Aleyhdir. Buhârî ile Müslim'in Ebu Hüreyre'den rivâyetlerinde: «Yirmi beş cüz» denilmiştir. Buhârî'nin Ebu Said'den rivayetinde dahi böyledir. «Yalnız cüz yerine» derece denmiştir.
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: وَاَلَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَقَدْ هَمَمْتُ أَنْ آمُرَ بِحَطَبٍ فَيُحْتَطَبَ, ثُمَّ آمُرَ بِالصَّلَاةِ فَيُؤَذَّنَ لَهَا, ثُمَّ آمُرَ رَجُلًا فَيَؤُمَّ اَلنَّاسَ, ثُمَّ أُخَالِفُ إِلَى رِجَالٍ لَا يَشْهَدُونَ اَلصَّلَاةَ, فَأُحَرِّقَ عَلَيْهِمْ بُيُوتَهُمْ, وَاَلَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَوْ يَعْلَمُ أَحَدُهُمْ أَنَّهُ يَجِدُ عَرْقًا سَمِينًا أَوْ مِرْمَاتَيْنِ حَسَنَتَيْنِ لَشَهِدَ اَلْعِشَاءَ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ وَاللَّفْظُ لِلْبُخَارِيِّ . .
«Ebu Hüreyre radıyallahü anh'den rivayet edildiğine göre; Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem : Nefsim kabza-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki, içimden şöyle geldi. Odun toplanmasını emredeyim de toplansın. Sonra namazı emredeyim ve onun için ezan okunsun; sonra bir adama emredeyim de cemaata imam olsun. Sonra namaza gelmeyen bir takım adamlara varayım ve evlerini üzerlerine cayır cayır yakayım. Nefsim kabza-i kudretinde olan Allah'a yemin olsun ki, bunlardan biri «mescidde etlice, yağlıca bir kemik yahut iki etli kaburga parçası bulacağını bilse mutlaka yatsıya gelirdi» buyurmuştur. Hadîs, Müttefekun aleyh'dir. Lafzı Buhârî'nindir.
وَعَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - أَثْقَلُ اَلصَّلَاةِ عَلَى اَلْمُنَافِقِينَ: صَلَاةُ اَلْعِشَاءِ, وَصَلَاةُ اَلْفَجْرِ, وَلَوْ يَعْلَمُونَ مَا فِيهِمَا لَأَتَوْهُمَا وَلَوْ حَبْوًا مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .
(Bu da) ondan [Ebu Hüreyre] rivayet edilmiştir. Radıyallahü anh, demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem : Münafıklara en ağır gelen namaz, yatsı ile sabah namazıdır. Halbuki o namazlarda olanı bir bilseler, emekliyerek dahi olsa yine onlara gelirlerdi» buyurdular. Bu hadîs; Müttefekun Aleyh'dir.
وَعَنْهُ قَالَ: أَتَى اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - رَجُلٌ أَعْمَى فَقَالَ: يَا رَسُولَ اَللَّهِ! لَيْسَ لِي قَائِدٌ يَقُودُنِي إِلَى اَلْمَسْجِدِ, فَرَخَّصَ لَهُ, فَلَمَّا وَلَّى دَعَاهُ, فَقَالَ: "هَلْ تَسْمَعُ اَلنِّدَاءَ بِالصَّلَاةِ?" قَالَ: نَعَمْ. قَالَ: "فَأَجِبْ" رَوَاهُ مُسْلِم ٌ .
«(Bu da) ondan [Ebu Hüreyre] rivayet edilmiştir. Radıyallahü anh, demiştir ki: Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem'e âmâ bir adam geldi. -Yâ Resûlallah, beni mescide götürecek bir kılavuzum yok» dedi. Resûlullah Sallallahü aleyhi ve sellem ona ruhsat verdi. Dönüp giderken onu çağırdı ve : — Sen namaz için okunan ezanı işitiyor musun? dedi. Adam : — Evet dedi. «O halde icabet et» buyurdular. Bu hadîsi; Müslim rivayet etmiştir.
وَعَنْ اِبْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا, عَنْ اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: مَنْ سَمِعَ اَلنِّدَاءَ فَلَمْ يَأْتِ فَلَا صَلَاةَ لَهُ إِلَّا مِنْ عُذْرٍ رَوَاهُ اِبْنُ مَاجَهْ, وَاَلدَّارَقُطْنِيُّ, وَابْنُ حِبَّانَ, وَالْحَاكِمُ, وَإِسْنَادُهُ عَلَى شَرْطِ مُسْلِمٍ, لَكِنْ رَجَّحَ بَعْضُهُمْ وَقْفَه ُ .
«İbni Abbas radıyallahü anhüma'dan Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem'den : Kim ezanı işitir de, gelmezse onun namazı yoktur. Özürden dolayı gelmezse o başka» buyurduğunu işittiği rivayet edilmiştir. Bu hadîsi; İbni Mâce, Dâre Kutnî, İbni Hibban ve Hâkim rivayet etmişlerdir. İsnadı Müslim'in, şartı üzeredir. Lâkin bazıları onun mevkuf olduğunu tercih etmişlerdir.
وَعَنْ يَزِيدَ بْنِ اَلْأَسْوَدِ - رضى الله عنه - أَنَّهُ صَلَّى مَعَ رَسُولِ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - صَلَاةَ اَلصُّبْحِ, فَلَمَّا صَلَّى رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - إِذَا هُوَ بِرَجُلَيْنِ لَمْ يُصَلِّيَا, فَدَعَا بِهِمَا, فَجِيءَ بِهِمَا تَرْعَدُ فَرَائِصُهُمَا, فَقَالَ لَهُمَا: "مَا مَنَعَكُمَا أَنْ تُصَلِّيَا مَعَنَا?" قَالَا: قَدْ صَلَّيْنَا فِي رِحَالِنَا. قَالَ: "فَلَا تَفْعَلَا, إِذَا صَلَّيْتُمَا فِي رِحَالِكُمْ, ثُمَّ أَدْرَكْتُمْ اَلْإِمَامَ وَلَمْ يُصَلِّ, فَصَلِّيَا مَعَهُ, فَإِنَّهَا لَكُمْ نَافِلَةٌ" رَوَاهُ أَحْمَدُ, وَاللَّفْظُ لَهُ, وَالثَّلَاثَةُ, وَصَحَّحَهُ اَلتِّرْمِذِيُّ, وَابْنُ حِبَّان َ .
«Yezidü'bnü Esved radıyallahü anh'den rivayet edildiğine göre kendisi Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem ile namazını kılmış, Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem namazını bitirmiş bir de baksa, namaz kılmamış iki adam var. Bunları çağırmış ve (korkudan) böğürleri titriyerek getirilmişler. Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem kendilerine : — Bizimle birlikte namaz kılmaktan sizi men eden nedir? demiş: — Biz evlerimizde kıldık» demişler. «O halde bir daha yapmayın; evinizde kıldınız da imama henüz kılmadan yetiştiniz mi hemen onunla beraber kılın. Çünkü bu sizin için nafiledir.» buyurmuşlardır. Bu hadîsi; İmam-ı Ahmed rivayet etmiştir. Lâfız onundur. Üçler dahi rivayet etmiştir; İbni Hibban ile Tirmizî onu sahihlemişlerdir.
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - إِنَّمَا جُعِلَ اَلْإِمَامُ لِيُؤْتَمَّ بِهِ, فَإِذَا كَبَّرَ فَكَبِّرُوا, وَلَا تُكَبِّرُوا حَتَّى يُكَبِّرَ, وَإِذَا رَكَعَ فَارْكَعُوا, وَلَا تَرْكَعُوا حَتَّى يَرْكَعَ, وَإِذَا قَالَ سَمِعَ اَللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ, فَقُولُوا: اَللَّهُمَّ رَبَّنَا لَكَ اَلْحَمْدُ, وَإِذَا سَجَدَ فَاسْجُدُوا, وَلَا تَسْجُدُوا حَتَّى يَسْجُدَ, وَإِذَا صَلَّى قَائِمًا فَصَلُّوا قِيَامًا, وَإِذَا صَلَّى قَاعِدًا فَصَلُّوا قُعُودًا أَجْمَعِينَ رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ, وَهَذَا لَفْظُه ُ .
وَأَصْلُهُ فِي اَلصَّحِيحَيْن ِ .
«Ebu Hüreyre radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir ki : Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem : İmam ancak kendisine uymak için tâyin edilmiştir. Binaenaleyh o tekbir aldımı, hemen siz de tekbir alın. O tekbir alıncaya kadar tekbir almayın. Rükû etti mi hemen siz de edin, o rükû edinceye kadar rükû etmeyin. «Semiallâhu limen hamideh» dediği vakit siz de «Allahümme Rabbenâ leke'l-hamd» deyin. Secde ettimi hemen siz de secde edin. O secde edinceye kadar secde etmeyin. O ayakta kıldığı zaman siz de ayakta kılın. Oturarak kıldığında siz de toptan oturarak kılın buyurdular». Bu hadîsi, Ebu Dâvud rivayet etmiştir. Bu onun lâfzıdır. Aslı; Sahiheyn'dedir
وَعَنْ أَبِي سَعِيدٍ اَلْخُدْرِيِّ - رضى الله عنه - أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - رَأَى فِي أَصْحَابِهِ تَأَخُّرًا. فَقَالَ: "تَقَدَّمُوا فَائْتَمُّوا بِي, وَلْيَأْتَمَّ بِكُمْ مَنْ بَعْدَكُمْ" رَوَاهُ مُسْلِم ٌ .
«Ebu Saîd-i Hudrî radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir ki; Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem: Ashabında bir gerileme görmüş ve : — İlerleyin de bana uyun, sizden sonrakiler de size uysun» buyurmuşlardır. Bu hadîsi; Müslim rivayet etmiştir.
وَعَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ - رضى الله عنه - قَالَ: اِحْتَجَرَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - حُجْرَةً بِخَصَفَةٍ, فَصَلَّى فِيهَا, فَتَتَبَّعَ إِلَيْهِ رِجَالٌ, وَجَاءُوا يُصَلُّونَ بِصَلَاتِهِ... اَلْحَدِيثَ, وَفِيهِ: أَفْضَلُ صَلَاةِ اَلْمَرْءِ فِي بَيْتِهِ إِلَّا اَلْمَكْتُوبَةَ مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .
Zeyd bin Sâbit'den rivâyet edilmiştir. Demiştir ki ; Resulullah Sallallahü aleyhi ve sellem : Hasırdan çevirme bir hücre yaptı ve orada namaz kıldı, derken, oraya bir takım adamlar üşüştü ve onunla birlikte namaz kılmaya başladılar, ilââhir.» Bu hadîste : — Kişinin en faziletli namazı, -farz müstesna- evinde kıldığıdır» buyrulmuştur. Hadîs; Müttefekun Aleyh'dir.
وَعَنْ جَابِرٍ قَالَ: صَلَّى مُعَاذٌ بِأَصْحَابِهِ اَلْعِشَاءَ, فَطَوَّلَ عَلَيْهِمْ, فَقَالَ اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - "أَتُرِيدُ أَنْ تَكُونَ يَا مُعَاذُ فَتَّانًا? إِذَا أَمَمْتَ اَلنَّاسَ فَاقْرَأْ: بِالشَّمْسِ وَضُحَاهَا, وَ: سَبِّحْ اِسْمَ رَبِّكَ اَلْأَعْلَى, وَ: اِقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ, وَاللَّيْلِ إِذَا يَغْشَى". مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ, وَاللَّفْظُ لِمُسْلِمٍ . .
«Câbir ibni Abdullah radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Muaz arkadaşlarına yatsıyı kıldırdı. Ve onlara (kıraati uzun tuttu) bunun üzerine Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem : — Sen fitneci mi olmak istersin ya Muaz? Bir daha cemaata imam oldun mu, (Veşşemsi ve duhâhâ), (Sebbihisme rabbike'l-a'lâ), (İkra' bismi rabbike) ve (Velleyli izâ yağşâ)yı okuyuver» buyurdular. Hadîs; Müttefekun Aleyh'dir. Lâfız Müslim'indir.
وَعَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا فِي قِصَّةِ صَلَاةِ رَسُولِ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - بِالنَّاسِ, وَهُوَ مَرِيضٌ - قَالَتْ: فَجَاءَ حَتَّى جَلَسَ عَنْ يَسَارِ أَبِي بَكْرٍ, فَكَانَ يُصَلِّي بِالنَّاسِ جَالِسًا وَأَبُو بَكْرٍ قَائِمًا, يَقْتَدِي أَبُو بَكْرٍ بِصَلَاةِ اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - وَيَقْتَدِي اَلنَّاسُ بِصَلَاةِ أَبِي بَكْرٍ مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .
«Âişe radıyallahü anha'dan Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellemin, hasta iken cemaata kıldırdığı namazın kıssası hakkında rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem geldi, Ebu Bekir'in soluna oturdu. Cemaata oturduğu yerden namaz kıldırıyordu. Halbuki Ebu Bekir ayakta idi. Ebu Bekir Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellemin namazına uyuyor, cemaat da Ebu Bekir'in namazına uyuyorlardı.» Bu hadîs; Müttefekun aleyh'dir.
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: إِذَا أَمَّ أَحَدُكُمْ اَلنَّاسَ فَلْيُخَفِّفْ, فَإِنَّ فِيهِمْ اَلصَّغِيرَ وَالْكَبِيرَ وَالضَّعِيفَ وَذَا اَلْحَاجَةِ, فَإِذَا صَلَّى وَحْدَهُ فَلْيُصَلِّ كَيْفَ شَاءَ مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .
«Ebu Hüreyre radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir ki. Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem : — Biriniz cemaata imam olursa, hafif kıldırsın, Çünkü onların arasında küçük, ihtiyar, zayıf ve ihtiyaç sahibi vardır. Yalnız kıldığı zaman nasıl isterse öyle kılsın» buyurmuştur. Bu hadîs, Müttefekun aleyh'dir.
وَعَنْ عَمْرِو بْنِ سَلَمَةَ قَالَ: قَالَ أَبِي: جِئْتُكُمْ مِنْ عِنْدِ اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - حَقًّا. قَالَ: "فَإِذَا حَضَرَتْ اَلصَّلَاةُ فَلْيُؤَذِّنْ أَحَدُكُمْ, وَلْيَؤُمَّكُمْ أَكْثَرُكُمْ قُرْآنًا", قَالَ: فَنَظَرُوا فَلَمْ يَكُنْ أَحَدٌ أَكْثَرَ قُرْآنًا مِنِّي, فَقَدَّمُونِي, وَأَنَا اِبْنُ سِتٍّ أَوْ سَبْعِ سِنِينَ رَوَاهُ اَلْبُخَارِيُّ, وَأَبُو دَاوُدَ, وَالنَّسَائِيّ ُ .
«Amrü'bnü Seleme'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki Babam, size hak Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellemin yanından geldim: Namaz vakti geldikte biriniz ezan okusun, ve en fazla Kur'an bileniniz size imam olsun; buyurdular dedi. Bunun üzerine ashâb baktılar; benden daha fazla Kur'an bilen yoktu ve beni ileri geçirdiler. Halbuki ben, altı veya yedi yaşlarında idim» dedi. Bu hadîsi, Buhârî, Ebu Dâvud ve Nesâî rivayet etmişlerdir.
وَعَنْ أَبِي مَسْعُودٍ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - يَؤُمُّ اَلْقَوْمَ أَقْرَؤُهُمْ لِكِتَابِ اَللَّهِ, فَإِنْ كَانُوا فِي اَلْقِرَاءَةِ سَوَاءً فَأَعْلَمُهُمْ بِالسُّنَّةِ, فَإِنْ كَانُوا فِي اَلسُّنَّةِ سَوَاءً فَأَقْدَمُهُمْ هِجْرَةً, فَإِنْ كَانُوا فِي اَلْهِجْرَةِ سَوَاءً فَأَقْدَمُهُمْ سِلْمًا -وَفِي رِوَايَةٍ: سِنًّا- وَلَا يَؤُمَّنَّ اَلرَّجُلُ اَلرَّجُلَ فِي سُلْطَانِهِ, وَلَا يَقْعُدْ فِي بَيْتِهِ عَلَى تَكْرِمَتِهِ إِلَّا بِإِذْنِهِ". رَوَاهُ مُسْلِم ٌ .
«Ebû Mes'ud radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki : Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem : — Cemaata Allah'ın kitabını en iyi okuyan imam olur. Okumada müsavi olurlarsa o zaman sünneti en iyi bilenleri; sünnetde de müsavi olurlarsa, en evvel hicret edenleri; hicretde de müsavi iseler en evvel müslüman olanları (bir rivayette) yaşça kıdemli olanları imam olur. Sakın bir adam, bir adama velayeti dahilinde imam olmasın, onun evinde husûsî yerine oturmasın. İzni olursa o başka» buyurdular. Hadîsi; Müslim rivayet etmiştir.
وَعَنْ أَنَسٍ, عَنْ اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: رُصُّوا صُفُوفَكُمْ, وَقَارِبُوا بَيْنَهَا, وَحَاذُوا بِالْأَعْنَاقِ. رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ, وَالنَّسَائِيُّ, وَصَحَّحَهُ اِبْنُ حِبَّانَ . .
«Enes radıyallahü anh'den Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellemin : — Saflarınızı perçinleştiriniz. Aralarını yaklaştırınız ve gırtlakları bir hizaya getiriniz» buyurduğunu duyduğu rivâyet edilmiştir.» Bu hadîsi; Ebu Davud ile Nesâî rivayet etmişlerdir. İbni Hibban onu sahihlemiştir.
?عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - خَيْرُ صُفُوفِ اَلرِّجَالِ أَوَّلُهَا, وَشَرُّهَا آخِرُهَا, وَخَيْرُ صُفُوفِ اَلنِّسَاءِ آخِرُهَا, وَشَرُّهَا أَوَّلُهَا رَوَاهُ مُسْلِم ٌ .
«Ebu Hüreyre radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem : — Erkek saflarının en hayırlısı birincisi, en kötüsü de sonuncusudur. Kadın saflarının en hayırlısı sonuncusu, en kötüsü de birincisidir» buyurdular. Bu hadîsi; Müslim rivayet etmiştir.
وَعَنْ اِبْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ: صَلَّيْتُ مَعَ رَسُولِ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - ذَاتَ لَيْلَةٍ, فَقُمْتُ عَنْ يَسَارِهِ, فَأَخَذَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - بِرَأْسِي مِنْ وَرَائِي, فَجَعَلَنِي عَنْ يَمِينِهِ مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .
«İbni Abbas radıyallahü anhüma'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki : Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem ile bir gece namaz kıldım ve soluna durdum. Bunun üzerine Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem : başımdan (arkamdan) tutarak beni sağına durdurdu». Bu hadîs; Müttefekun aleyhtir.
وَعَنْ أَنَسٍ قَالَ: صَلَّى رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - فَقُمْتُ وَيَتِيمٌ خَلْفَهُ, وَأُمُّ سُلَيْمٍ خَلْفَنَا. مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ, وَاللَّفْظُ لِلْبُخَارِيّ ِ .
«Enes radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem: Namaz kıldı. Bir yetim ile ben arkasına durdum. Ümmü Süleym de bizim arkamıza durdu.» Müttefekun Aleyhtir. Lâfız Buhârî'nindir.
وَعَنْ أَبِي بَكْرَةَ - رضى الله عنه - أَنَّهُ اِنْتَهَى إِلَى اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - وَهُوَ رَاكِعٌ, فَرَكَعَ قَبْلَ أَنْ يَصِلَ إِلَى اَلصَّفِّ, فَقَالَ لَهُ اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - زَادَكَ اَللَّهُ حِرْصًا وَلَا تَعُدْ رَوَاهُ اَلْبُخَارِيُّ . .
وَزَادَ أَبُو دَاوُدَ فِيهِ: فَرَكَعَ دُونَ اَلصَّفِّ, ثُمَّ مَشَى إِلَى اَلصَّفِّ .
«Ebu Bekre radıyallahü anh'dan rivayet edilmiştir ki, kendisi Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem'e varmış: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem, rükû halinde imiş. O da saffa varmadan rükû etmiş, bunun üzerine Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem : — Allah hırsını arttırsın. Bir daha yapma» buyurmuştur. Bu hadîsi; Buhârî rivayet etmiştir. Ebu Davud buna : saff'a varmadan rükû etti; sonra saff'a yürüdü» cümlesini ziyâde etmiştir.
وَعَنْ وَابِصَةَ بْنِ مَعْبَدٍ ]اَلْجُهَنِيِّ] - رضى الله عنه - أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - رَأَى رَجُلًا يُصَلِّي خَلْفَ اَلصَّفِّ وَحْدَهُ, فَأَمَرَهُ أَنْ يُعِيدَ اَلصَّلَاةَ. رَوَاهُ أَحْمَدُ, وَأَبُو دَاوُدَ, وَاَلتِّرْمِذِيُّ وَحَسَّنَهُ, وَصَحَّحَهُ اِبْنُ حِبَّانَ . .
وَلَهُ عَنْ طَلْق ٍ لَا صَلَاةَ لِمُنْفَرِدٍ خَلْفَ اَلصَّفِّ .
«Vâbısâtü'bnü Mi'bed radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir ki, Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem : Safın arkasında yalnız başına namaz kılan bir adam görmüş ve ona namazı yeniden kılmasını emretmiştir». Bu hadîsi; Ahmed, Ebu Dâvud ve Tirmizî rivayet etmiş ve onu hasen bulmuştur. İbni Hibban onu sahihlemiştir. İbni Hibban'ın Talk ibni Ali (R. A.)'dan rivayetinde : «Saff'ın arkasında yalnız kılanın namazı olmaz» buyurulmuşdur.
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - عَنْ اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: إِذَا سَمِعْتُمْ اَلْإِقَامَةَ فَامْشُوا إِلَى اَلصَّلَاةِ, وَعَلَيْكُمْ اَلسَّكِينَةُ وَالْوَقَارُ, وَلَا تُسْرِعُوا, فَمَا أَدْرَكْتُمْ فَصَلُّوا, وَمَا فَاتَكُمْ فَأَتِمُّوا مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ, وَاللَّفْظُ لِلْبُخَارِيِّ . .
«Ebu Hüreyre radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki : Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem: — İkâmeti işittiniz mi hemen namaza yürüyün. Ama sakın sekînet ve vakardan ayrılmayın. Ve acele etmeyin. Yetişebildiğinizi kılın, yetişemediğinizi tamamlayın» buyurdular. Hadîs; Müttefekun Aleyh'dir. Lâfzı Buhârî'nindir.
وَعَنْ أُبَيِّ بْنِ كَعْبٍ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - صَلَاةُ اَلرَّجُلِ مَعَ اَلرَّجُلِ أَزْكَى مِنْ صَلَاتِهِ وَحْدَهُ, وَصَلَاتُهُ مَعَ اَلرَّجُلَيْنِ أَزْكَى مِنْ صَلَاتِهِ مَعَ اَلرَّجُلِ, وَمَا كَانَ أَكْثَرَ فَهُوَ أَحَبُّ إِلَى اَللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ, وَالنَّسَائِيُّ, وَصَحَّحَهُ اِبْنُ حِبَّان َ .
«Übeyyü'bnü Kâ'b radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem: — Bir kişinin bir kişi ile namaz kılması, yalnız kılmasından daha makbul; iki kişi ile kılması bir kişi ile kılmasından daha makbul; daha çok olursa, Allah-ü Teâlâ'ya daha makbul olur» buyurdular. Bu hadîsi, Ebu Davud ile Nesâî rivayet etmişlerdir. İbni Hibban onu sahihlemiştir.
وَعَنْ أُمِّ وَرَقَةَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا, أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - أَمَرَهَا أَنْ تَؤُمَّ أَهْلَ دَارِهَا رَوَاهُ أَبُو دَاوُدَ, وَصَحَّحَهُ اِبْنُ خُزَيْمَةَ . .
Ümmü Varaka radıyallahü anh'dan rivayet edildiğine göre Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem kendisine, ev halkına imam olmasını emretmiştir». Bu hadîsi, Ebu Davud rivayet etmiş, İbni Huzeyme onu sahihlemiştir.
وَعَنْ أَنَسٍ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُ; أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - اِسْتَخْلَفَ اِبْنَ أُمِّ مَكْتُومٍ, يَؤُمُّ اَلنَّاسَ, وَهُوَ أَعْمَى رَوَاهُ أَحْمَدُ, وَأَبُو دَاوُد َ .
وَنَحْوُهُ لِابْنِ حِبَّانَ: عَنْ عَائِشَة َ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا.
«Enes radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir ki. Peygamber Sallallahü aleyhi ve sellem, cemaata imam olmak üzere, âmâ olduğu halde İbni Ümmü Mektum'u kendi yerine halife bırakmıştır.» Bu hadîsi; İmam-ı Ahmed ile Ebu Dâvud rivayet etmişlerdir. Bunun bir benzerini de İbni Hibban, Âişe (R. anha)'dan rivayet etmiştir.
وَعَنْ عَلِيٍّ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - إِذَا أَتَى أَحَدُكُمْ اَلصَّلَاةَ وَالْإِمَامُ عَلَى حَالٍ, فَلْيَصْنَعْ كَمَا يَصْنَعُ اَلْإِمَامُ رَوَاهُ اَلتِّرْمِذِيُّ بِإِسْنَادٍ ضَعِيفٍ . .
«Ali bin Ebi Talib radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah Sallallahü aleyhi ve sellem: — Biriniz imamı herhangi bir halde iken, namaza gelirse, imamın yaptığı gibi yapsın» buyurdular. Bu hadîsi, Tirmizî zayıf bir isnadla rivayet etmiştir.