Kötü huylardan sakındırma
Edep, ahlâk ve zikir
وَعَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - لَيْسَ اَلشَّدِيدُ بِالصُّرَعَةِ, إِنَّمَا اَلشَّدِيدُ اَلَّذِي يَمْلِكُ نَفْسَهُ عِنْدَ اَلْغَضَبِ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ. .
«(Bu da) ondan -radıyallahü anh- rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Kuvvetli kimse pehlivan olan değildir. Kuvvetli ancak kızdığı zaman kendine mâlik olandır; buyurdular.» Hadîs müttefekun aleyh'tir.
وَعَنْ اِبْنِ عُمَرَ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا- قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - اَلظُّلْمُ ظُلُمَاتٌ يَوْمَ اَلْقِيَامَةِ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ. .
«İbni Ömer radıyallahü anhümâ'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem : — Zulüm kıyamet gününde (sahibine) karanlıklar (olacak) dır; buyurdular.» Hadîs müttefekun aleyh'tir.
وَعَنْ جَابِرٍ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ : اِتَّقُوا اَلظُّلْمَ, فَإِنَّ اَلظُّلْمَ ظُلُمَاتٌ يَوْمَ اَلْقِيَامَةِ, وَاتَّقُوا اَلشُّحَّ , فَإِنَّهُ أَهْلَكَ مَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ أَخْرَجَهُ مُسْلِمٌ. .
«Câbir radıyallahü anh'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem : — Zulümden sakınınız. Çünkü zulüm kıyamet gününde karanlıklar (olacak) dır. Cimrilikten de korunun, zîrâ sizden öncekileri o helak etmiştir; buyurdular.» Bu hadîsi Müslim tahrîc etmiştir.
وَعَنْ مَحْمُودِ بْنِ لَبِيدٍ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - إِنَّ أَخْوَفَ مَا أَخَافُ عَلَيْكُمْ اَلشِّرْكُ اَلْأَصْغَرُ: اَلرِّيَاءُ أَخْرَجَهُ أَحْمَدُ بِسَنَدٍ حَسَنٍ. .
«Mahmud b. Lebîd radıyallahü anh'dan rivayet edilmişdir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Gerçekten sizin için en ziyâde korktuğum şey küçük şirk (yani) riyadır; buyurdular» Bu hadîsi Ahmed güzel bir isnadla tahrîc etmiştir.
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - آيَةُ اَلْمُنَافِقِ ثَلَاثٌ: إِذَا حَدَّثَ كَذَبَ, وَإِذَا وَعَدَ أَخْلَفَ, وَإِذَا ائْتُمِنَ خَانَ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ. .
وَلَهُمَا: مِنْ حَدِيثِ عَبْدِ اَللَّهِ بْنِ عَمْرِوٍ: وَإِذَا خَاصَمَ فَجَرَ .
«Ebu Hüreyre radıyallahü anh'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem : — Münafığın alâmeti üçtür; konuştuğu zaman yalan söyler, va'dederse döner; emniyet olunursa hıyanet eder; buyurdular.» Hadîs müttefekun aleyh'tir. Buhârî ile Müslim'in Abdullah b. Amr'dan rivayet ettikleri hadîsde, «kavga ederse söver» cümlesi vardır.
وَعَنْ اِبْنِ مَسْعُودٍ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - سِبَابُ اَلْمُسْلِمِ فُسُوقٌ, وَقِتَالُهُ كُفْرٌ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ. .
«İbni Mes'ud radıyallahü anh'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem : — Müslümana söğmek fâsıklıktır, onunla mukatele de bulunmak ise küfürdür; buyurdular»
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - إِيَّاكُمْ وَالظَّنَّ, فَإِنَّ اَلظَّنَّ أَكْذَبُ اَلْحَدِيثِ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ . .
«Ebu Hüreyre radıyallahü anh'dan rivâyet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem : — Zandan sakının; çünkü zann, sözün en yalanıdır; buyurdular.» Hadîs müttefekun aleyh'tir.
وَعَنْ مَعْقِلِ بْنِ يَسَارٍ - رضى الله عنه - سَمِعْتُ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - يَقُولُ: مَا مِنْ عَبْدِ يَسْتَرْعِيهِ اَللَّهُ رَعِيَّةً, يَمُوتُ يَوْمَ يَمُوتُ, وَهُوَ غَاشٌّ لِرَعِيَّتِهِ, إِلَّا حَرَّمَ اَللَّهُ عَلَيْهِ اَلْجَنَّةَ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ. .
«Ma'kıl b. Yesâr radıyallahü anh'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem'i: — Allah'ın bir kavle hâkim kıldığı hiç bir kul yoktur ki, öldüğü gün (hâkimiyeti altında bulunan) ahâlisine hâin olarak ölsün de Allah ona cenneti haram etmesin; derken işittim.» Hadîs müttefekun aleyh'dir.
وَعَنْ عَائِشَةَ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا- قَالَتْ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - اَللَّهُمَّ مَنْ وَلِيَ مِنْ أَمْرِ أُمَّتِي شَيْئًا, فَشَقَّ عَلَيْهِ, فَاشْقُقْ عَلَيْهِ أَخْرَجَهُ مُسْلِمٌ. .
«Âişe radıyallahü anhâ'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem : — Yâ Rabbi, her kim ümmetinin bir işini üzerine alır da onlara güçlük çıkarırsa sen de ona meşakkat ver; buyurdular.» Bu hadîsi Müslim tahrîc etmiştir.
وَعَنْهُ أَنَّ رَجُلاً قَالَ: يَا رَسُولَ اَللَّهِ! أَوْصِنِي. فَقَالَ: لَا تَغْضَبْ, فَرَدَّدَ مِرَارًا. قَالَ: لَا تَغْضَبْ أَخْرَجَهُ اَلْبُخَارِيُّ. .
«(Yine) Ebu Hüreyre radıyallahu anh'dan rivayet olunduğuna göre bir adam : — Yâ Resûlâllah, bana tavsiyede bulun; demiş. Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Gazablanma; buyurmuş. Adam (bu sözü) defalarca tekrarlamış; Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem her defasında: — Gazablanma; buyurmuşlardır». Bu hadîsi Buhâri tahrîc etmiştir.
وَعَنْ خَوْلَةَ اَلْأَنْصَارِيَّةَ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا- قَالَتْ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - إِنَّ رِجَالاً يتخوَّضون فِي مَالِ اَللَّهِ بِغَيْرِ حَقٍّ, فَلَهُمْ اَلنَّارُ يَوْمَ اَلْقِيَامَةِ أَخْرَجَهُ اَلْبُخَارِيُّ. .
«Havletü-Ensâriyye radıyallahu anhâ'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Gerçekten bazı adamlar nâ-hak yere Allah'ın malına dalıyor. Onlara kıyamet gününde cehennem vardır; buyurdular.» Bu hadîsi Buhâri tahrîc etmiştir.
وَعَنْ أَبِي ذَرٍّ - رضى الله عنه - عَنْ اَلنَّبِيِّ -صَلَّى اَللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ-- فِيمَا يَرْوِي عَنْ رَبِّهِ- قَالَ: يَا عِبَادِي! إِنِّي حَرَّمْتُ اَلظُّلْمَ عَلَى نَفْسِي, وَجَعَلْتُهُ بَيْنَكُمْ مُحَرَّمًا, فَلَا تَظَّالَمُوا أَخْرَجَهُ مُسْلِمٌ. .
«Ebu Zerr radıyallahu anh'dan Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'in Rabbisinden rivayet ettiği kudsi hadîsler meyanında kendilerinden (şunu) duyduğu rivayet olunmuştur: — Teâlâ Hazretleri buyurdu ki: Ey kullarım, bu zulmü kendime haram kıldım; onu sizin aranızda da haram kıldım. Binâenaleyh bir birinize zulmetmeyin» Bu hadîsi Müslim tahrîc etmiştir.
وَعَنْ قُطْبَةَ بْنِ مَالِكٍ - رضى الله عنه - قَالَ: كَانَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - يَقُولُ: اَللَّهُمَّ جَنِّبْنِي مُنْكَرَاتِ اَلْأَخْلَاقِ, وَالْأَعْمَالِ, وَالْأَهْوَاءِ, وَالْأَدْوَاءِ أَخْرَجَهُ اَلتِّرْمِذِيُّ , وَصَحَّحَهُ اَلْحَاكِمُ وَاللَّفْظِ لَهُ. .
«Kutbetü'bnü Mâlik radıyallahu anh'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Allahım, beni ahlâk, amel, heves ve hastalıkların münkerlerinden ırak kıl; buyurdu.» Bu hadîsi Tirmizî tahrîc etmiştir. Hâkim onu sahîh bulmuştur. Lâfız Hâkim'indir.
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ : اَلْمُسْتَبَّانِ مَا قَالَا, فَعَلَى اَلْبَادِئِ, مَا لَمْ يَعْتَدِ اَلْمَظْلُومُ أَخْرَجَهُ مُسْلِمٌ. .
«Ebu Hüreyre radıyallahu anh'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Bir birine sövenlerin söyledikleri (nin vebalı) mazlum olan tecâvüz etmedikçe söze başlayanın üzerinedir; buyurdular.» Bu hadîsi Müslim tahrîc etmiştir.
وَعَنْ أَبِي صِرْمَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - مَنْ ضَارَّ مُسْلِمًا ضَارَّهُ اَللَّهُ, وَمَنْ شَاقَّ مُسَلِّمًا شَقَّ اَللَّهُ عَلَيْهِ أَخْرَجَهُ أَبُو دَاوُدَ وَاَلتِّرْمِذِيُّ وَحَسَّنَهُ. .
«Ebu Sırme radıyallahu anh'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Her kim bir müslümana zarar verirse Allah'da ona zarar verir; kim bir müslümana meşakkat verirse Allah da ona meşakkat verir; buyurdular.» Bu hadîsi Ebu Dâvud ile Tirmizî tahrîc etmişlerdir. Tirmizî onu hasen bulmuştur.
وَعَنْ أَبِي اَلدَّرْدَاءِ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - إِنَّ اَللَّهَ يُبْغِضُ اَلْفَاحِشَ اَلْبَذِيءَ أَخْرَجَهُ اَلتِّرْمِذِيُّ, وَصَحَّحَهُ. .
وَلَهُ مِنْ حَدِيثِ اِبْنِ مَسْعُودٍ -رَفَعَهُ-: لَيْسَ اَلْمُؤْمِنُ بِالطَّعَّانِ, وَلَا اَللَّعَّانُ, وَلَا اَلْفَاحِشَ, وَلَا اَلْبَذِيءَ وَحَسَّنَهُ, وَصَحَّحَهُ اَلْحَاكِمُ, وَرَجَّحَ اَلدَّارَقُطْنِيُّ وَقْفَهُ. .
«Ebu'd-Derdâ' radıyallahu anh'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Şüphesiz ki Allah pis pis lâflar eden ahlâksıza buğzeder; buyurdular.» Bu hadîsi Tirmizî tahrîc etmiştir. Tirmizî'nin İbni Mes'ud'dan merfu' olarak tahrîc ettiği rivayette «Mü'min ta'n ve lâ'net de etmez ahlâksızca ve pis pis de konuşmaz.» buyurulmuştur. Tirmizî bunu hasen bulmuştur. Hâkim onu sahîhlemiş; Dâre Kutnî ise mevkuf olduğunu tercih etmiştir.
وَعَنْ عَائِشَةَ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا- قَالَتْ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - لَا تَسُبُّوا اَلْأَمْوَاتَ ; فَإِنَّهُمْ قَدْ أَفْضَوْا إِلَى مَا قَدَّمُوا أَخْرَجَهُ اَلْبُخَارِيُّ. .
«Âişe radıyallahu anhâ'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Ölülere söğmeyin; zîrâ onlar gönderdikleri (amelleri)ne varmışlardır; buyurdular.» Bu hadîsi Buharî tahrîc etmiştir.
وَعَنْ حُذَيْفَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - لَا يَدْخُلُ اَلْجَنَّةَ قَتَّاتٌ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ. .
«Huzeyfe radıyallahu anh'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Hiç bir koğucu cennete giremez; buyurdular.» Hadîs müttefekun aleyh'dir.
وَعَنْ أَنَسٍ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - مَنْ كَفَّ غَضَبَهُ, كَفَّ اَللَّهُ عَنْهُ عَذَابَهُ أَخْرَجَهُ اَلطَّبَرَانِيُّ فِي " اَلْأَوْسَطِ". .
وَلَهُ شَاهِدٌ: مِنْ حَدِيثِ اِبْنِ عُمَرَ عِنْدَ اِبْنِ أَبِي اَلدُّنْيَا. .
«Enes radıyallahu anh'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Her kim gazabını yenerse Allah ona azap etmekten vaz geçer; buyurdular.» Bu hadîsi Taberâni «el-Evsat» da tahrîc etmiştir. İbni Ebi'd Dünya (nın kitabın) da bu hadîsin İbni Ömer'den bir şahidi vardır.
وَعَنْ اِبْنِ عَبَّاسٍ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا- قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - مَنْ تَسَمَّعَ حَدِيثَ قَوْمٍ, وَهُمْ لَهُ كَارِهُونَ, صُبَّ فِي أُذُنَيْهِ اَلْآنُكُ يَوْمَ اَلْقِيَامَةِ يَعْنِي: اَلرَّصَاصَ. أَخْرَجَهُ اَلْبُخَارِيُّ. .
«İbni Abbas radıyallahu anhümâ'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Her kim rızâları olmaksızın bir kavmin konuştuklarını dinlerse kıyamet gününde onun kulaklarına ânük (yani kurşun) dökülecektir; buyurdular.» Bu hadîsi Buhârî tahrîc etmiştir.
وَعَنْ اِبْنِ عُمَرَ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا- قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - مَنْ تَعَاظَمَ فِي نَفْسِهِ, وَاخْتَالَ فِي مِشْيَتِهِ, لَقِيَ اَللَّهَ وَهُوَ عَلَيْهِ غَضْبَانُ أَخْرَجَهُ اَلْحَاكِمُ وَرِجَالُهُ ثِقَاتٌ. .
«İbni Ömer radıyallahu anhümâ'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Her kim kendini büyük görürse ve yürüyüşünde böbürlenirse huzur-u ilâhîye, Allah kendisine gazaplı olarak çıkar; buyurdular.» Bu hadîsi Hâkim tahrîc etmiştir. Râvileri sikadırlar.
وَعَنْ عَائِشَةَ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا- قَالَتْ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - أَبْغَضُ اَلرِّجَالِ إِلَى اَللَّهِ اَلْأَلَدُّ اَلْخَصِمُ أَخْرَجَهُ مُسْلِمٌ. 11 -
«Âişe radıyallahü anhâ'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem : — Allah indinde erkeklerin en sevimsizi, husumeti pek şiddetli olan sırnaşıktır; buyurdular.» Bu hadîsi Müslim tahrîc etmiştir.