İyilik ve akrabayı gözetme

Edep, ahlâk ve zikir

  1. وَعَنْ جُبَيْرِ بْنِ مُطْعِمٍ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - لَا يَدْخُلُ اَلْجَنَّةَ قَاطِعٌ يَعْنِي: قَاطِعَ رَحِمٍ. مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    «Cübeyr b. Mut'im radıyallahü anh'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem : — Cennete, kaatı' —yani kat-ı rahim yapan— giremez; buyurdular.» Hadîs müttefekun aleyh'tir.

  2. وَعَنْ اَلْمُغِيرَةِ بْنِ سَعِيدٍ - رضى الله عنه - عَنْ رَسُولِ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: إِنَّ اَللَّهَ حَرَّمَ عَلَيْكُمْ عُقُوقَ اَلْأُمَّهَاتِ, وَوَأْدَ اَلْبَنَاتِ, وَمَنْعًا وَهَاتِ, وَكَرِهَ لَكُمْ قِيلَ وَقَالَ, وَكَثْرَةَ اَلسُّؤَالِ وَإِضَاعَةَ اَلْمَالِ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ. .

    «Muğire b. Şu'be radıyallahü anh'den rivayet olunduğuna göre: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Şüphesiz ki annelere itaatsizliği, kızları (nı) diri diriye mezara gömmeyi, haksız yere emir ve nehîde bulunmayı Allah size haram kılmış; dedikoduyu, çok sual sormayı ve mal israfını da sizin için kerîh görmüştür.» Hadîs müttefekun aleyh'dir.

  3. وَعَنْ عَبْدِ اَللَّهِ بْنِ عُمَرَ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا-, عَنْ اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: رِضَا اَللَّهِ فِي رِضَا اَلْوَالِدَيْنِ, وَسَخَطُ اَللَّهِ فِي سَخَطِ اَلْوَالِدَيْنِ أَخْرَجَهُ اَلتِّرْمِذِيُّ, وَصَحَّحَهُ اِبْنُ حِبَّانَ وَالْحَاكِمُ. .

    «Abdullah b. Amri'bni Âs radıyallahü anhümâ'dan Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'den işitmiş olarak rivayet olunduğuna göre Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Allah'ın rızası ebeveynin rızasında; gazabı da ebeveynin gazâbındadır; buyurmuştur.» Bu hadîsi Tirmizî tahrîc etmiştir. İbni Hibbân ile Hâkim onu sahîhlemişlerdir.

  4. وَعَنْ أَنَسٍ - رضى الله عنه - عَنْ اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: وَاَلَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَا يُؤْمِنُ عَبْدٌ حَتَّى يُحِبَّ لِجَارِهِ - أَوْ لِأَخِيهِ- مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ. .

    «Enes radıyallahü anh'den Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'den işitmiş olarak rivayet olunduğuna göre Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem : — Nefsim Kabze-i kudretinde olan Allah'a yemin ederimki, bir kul kendisi için dilediğini komşusu için de yâhud din kardeşi içinde— dilemedikçe hakkîle îmân etmiş olmaz; buyurmuşlardır.» Hadîs müttefekun aleyh'dir.

  5. وَعَنْ اِبْنِ مَسْعُودٍ - رضى الله عنه - قَالَ سَأَلْتُ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - أَيُّ اَلذَّنْبِ أَعْظَمُ? قَالَ: أَنْ تَجْعَلَ لِلَّهِ نِدًّا, وَهُوَ خَلَقَكَ. قُلْتُ ثُمَّ أَيُّ? قَالَ: ثُمَّ أَنْ تَقْتُلَ وَلَدَكَ خَشْيَةَ أَنْ يَأْكُلَ مَعَكَ. قُلْتُ: ثُمَّ أَيُّ? قَالَ: ثُمَّ أَنْ تُزَانِيَ حَلِيلَةَ جَارِكَ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ . .

    «İbni Mes'ud radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem : — Hangi günah daha büyüktür? diye sordum : — Seni yaratmış olduğu halde Allah'a nazîr ittihaz etmendir; dedi. — Ondan sonra hangisidir? dedim : — Seninle beraber yemesinden korkarak evlâdını öldürmendir; buyurdu. — Daha sonra hangisidir? dedim : — Komşunun karısı ile zina etmenizdir; buyurdular.» Hadîs müttefekun aleyh'tir.

  6. وَعَنْ عَبْدِ اَللَّهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا- أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: مِنْ اَلْكَبَائِرِ شَتْمُ اَلرَّجُلِ وَالِدَيْهِ. قِيلَ: وَهَلْ يَسُبُّ اَلرَّجُلُ وَالِدَيْهِ? قَالَ: نَعَمْ. يَسُبُّ أَبَا اَلرَّجُلِ, فَيَسُبُّ أَبَاهُ, وَيَسُبُّ أُمَّهُ, فَيَسُبُّ أُمَّهُ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ . .

    «Abdullah b. Amri'bnî Âs radıyallahü anhümâ'dan rivayet olunduğuna göre Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem : — Kişinin ebeveynine söğmesi büyük günahlardandır; buyurmuş. — Hiç insan ebeveynine sögermi? denilince : — Evet bir adamın babasına söğer; o da onun babasına söğer; annesine söğer; o da onun annesine söğer; buyurmuşlardır.» Hadîs müttefekun aleyh'dir.

  7. عَنْ جَابِرٍ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - كُلُّ مَعْرُوفٍ صَدَقَةٌ أَخْرَجَهُ اَلْبُخَارِيُّ . .

    «Cabir radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem : — Her iyilik sadakadır; buyurdular.» Bu hadîsi Buharî tahrîc etmiştir.

  8. وَعَنْ أَبِي ذَرٍّ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - لَا تَحْقِرَنَّ مِنْ اَلْمَعْرُوفِ شَيْئًا, وَلَوْ أَنْ تَلْقَى أَخَاكَ بِوَجْهٍ طَلْقٍ 11 -

    «Ebu Zerr radıyallahü anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem : — İyilik nâmına hiç bir şeyi asla tahkîr etme; velev ki (iyilik) elin kardeşini güler yüzle karşılamandan ibaret olsun; buyurdular.»

  9. وَعَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - إِذَا طَبَخْتَ مَرَقَةً, فَأَكْثِرْ مَاءَهَا, وَتَعَاهَدْ جِيرَانَكَ أَخْرَجَهُمَا مُسْلِمٌ . .

    «(Bu da) Ebu Zerr radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Bir çorba pişirdiğin vakit suyunu çok koy ve komşularını gör gözet; buyurdular.» Bu iki hadîsi Müslim tahrîc etmiştir.

  10. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - مَنْ نَفَّسَ عَنْ مُؤْمِنٍ كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ اَلدُّنْيَا, نَفَّسَ اَللَّهُ عَنْهُ كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ يَوْمِ اَلْقِيَامَةِ , وَمَنْ يَسَّرَ عَلَى مُعْسِرٍ, يَسَّرَ اَللَّهُ عَلَيْهِ فِي اَلدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ, وَمَنْ سَتَرَ مُسْلِمًا, سَتَرَهُ اَللَّهُ فِي اَلدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ, وَاَللَّهُ فِي عَوْنِ اَلْعَبْدِ مَا كَانَ اَلْعَبْدُ فِي عَوْنِ أَخِيهِ أَخْرَجَهُ مُسْلِمٌ. .

    «Ebu Hüreyre radıyallahü anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Her kim bir müslümanın dünya gussalarından bir gussasını giderirse, Allah onun kıyamet günü gussalarından bir gussasını giderir. Kim başı sıkılan birine kolaylık gösterirse Allah ona dünya ve âhirette kolaylık ihsan eder. Kim bir müslümanın kusurunu örterse Allah onun hem dünyada hem de âhirette kusurunu örter. (Hâsılı) Kul din kardeşinin yardımında oldukça Allahda o kulun yardımındadır; buyurdular.» Bu hadîsi Müslim tahrîc etmiştir.

  11. وَعَنْ اِبْنِ عُمَرَ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا- قَالَ: عَنِ النَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: مِنْ اسْتَعَاذَكُمْ بِاَللَّهِ فَأَعِيذُوهُ, وَمَنْ سَأَلَكُمْ بِاَللَّهِ فَأَعْطُوهُ, وَمَنْ أَتَى إِلَيْكُمْ مَعْرُوفًا فَكَافِئُوهُ, فَإِنْ لَمْ تَجِدُوا, فَادْعُوا لَهُ أَخْرَجَهُ اَلْبَيْهَقِيُّ. .

    «İbni Ömer radıyallahü anhümâ'dan Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'den işitmiş olarak rivayet edildiğine göre Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Her kim Allah aşkına size sığınırsa onu koruyun. Her kim sizden Allah aşkına bir şey isterse ona verin; her kim de size bir iyilik yaparsa onu mükâfatlandırın, eğer (verecek bir şey) bulamazsanız kendisine dua edin; buyurmuşlardır.» Bu hadîsi Beyhakî tahrîc etmiştir.