Müdebber, mükâteb ve ümmü veled

Köle âzadı

  1. عَنْ جَابِرٍ - رضى الله عنه - أَنَّ رَجُلًا مِنْ اَلْأَنْصَارِ أَعْتَقَ غُلَامًا لَهُ عَنْ دُبُرٍ, لَمْ يَكُنْ لَهُ مَالٌ غَيْرُهُ, فَبَلَغَ ذَلِكَ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - . فَقَالَ: "مَنْ يَشْتَرِيهِ مِنِّي?" فَاشْتَرَاهُ نُعَيْمُ بْنُ عَبْدِ اَللَّهِ بِثَمَانِمَائَةِ دِرْهَمٍ مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ . وَفِي لَفْظٍ لِلْبُخَارِيِّ: فَاحْتَاج َ وَفِي رِوَايَةٍ لِلنَّسَائِيِّ: وَكَانَ عَلَيْهِ دَيْنٌ, فَبَاعَهُ بِثَمَانِمَائَةِ دِرْهَمٍ, فَأَعْطَاهُ وَقَالَ: " اِقْضِ دَيْنَكَ" .

    «Câbir radıyallahü anh'dan rivayet olunduğuna göre, Ensar'dan bir zât bir kölesini ölümünden sonra vaki' olmak üzere âzâd etmiş. Ondan başka malı yokmuş. Bu haber Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'e vâsıl olunca : — Bu köleyi benden kim satın alacak? demiş. Bunun üzerine onu Nuaym b. Abdillâh sekiz yüz dirhem'e satın almıştır. Hadîs müttefekun aleyh'dir. Buhârî'nin bir rivayetinde: «Müteakiben muhtaç kaldı» denilmiş, Nesâî'nin bir rivayetinde ise : «adamın, borcu vardı. Bu sebeple köleyi sekiz yüz dirheme satarak ona verdi; ve: — Borcunu öde; buyurdu.» denilmiştir.

  2. وَعَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ, عَنْ أَبِيهِ, عَنْ جَدِّهِ, عَنْ اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: " اَلْمُكَاتَبُ عَبْدٌ مَا بَقِيَ عَلَيْهِ مِنْ مُكَاتَبَتِهِ دِرْهَمٌ" أَخْرَجَهُ أَبُو دَاوُدَ بِإِسْنَادٍ حَسَن ٍ وَأَصْلُهُ عِنْدَ أَحْمَدَ, وَالثَّلَاثَةِ, وَصَحَّحَهُ اَلْحَاكِم ُ .

    «Amr b. Şuayb'tan o da babasından o da dedesinden radıyallahü anhüm- o da Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'den işitmiş olarak rivayet olunduğuna göre Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Mükâteb, üzerinde mükâtebesinden bir dirhem kaldığı müddetçe köledir; buyurmuşlardır.» Bu hadîsi iyi bir isnadla Ebu Davud tahrîc etmiştir. Aslı Ahmed'le Üçler'in kitaplarındadır. Hâkim onu sahîhlemiştir.

  3. وَعَنْ اِبْنِ عَبَّاسٍ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا- أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: يُودَى اَلْمُكَاتَبُ بِقَدْرِ مَا عَتَقَ مِنْهُ دِيَةَ اَلْحُرِّ, وَبِقَدْرِ مَا رَقَّ مِنْهُ دِيَةَ اَلْعَبْدِ رَوَاهُ أَحْمَدُ, وَأَبُو دَاوُدَ, وَالنَّسَائِيّ ُ .

    «İbni Abbas radıyallahü anhümâ'dan rivayet olunduğuna göre: Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem : — Mükâteb için âzâd olan mikdar nisbetinde hür diyeti, köle olan mikdarı karşılığında köle diyeti verilir; buyurmuşlardır.» Bu hadîsi Ahmed ile Ebu Dâvud ve Nesâî rivayet etmişlerdir.

  4. وَعَنْ عَمْرِو بْنِ اَلْحَارِثِ- أَخِي جُوَيْرِيَةَ أُمِّ اَلْمُؤْمِنِينَ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا- قَالَ: مَا تَرَكَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - عِنْدَ مَوْتِهِ دِرْهَمًا, وَلَا دِينَارًا, وَلَا عَبْدًا, وَلَا أَمَةً, وَلَا شَيْئًا, إِلَّا بَغْلَتَهُ اَلْبَيْضَاءَ, وَسِلَاحَهُ, وَأَرْضًا جَعَلَهَا صَدَقَةً رَوَاهُ اَلْبُخَارِيّ ُ .

    «Ümmü'l-Mü'minîn Cüveyriye'nin kardeşi Amr b. Haris radıyallahü anh'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem vefat ederken ne bir dirhem, ne bir dînâr, ne bir köle, ne bir câriye ne de (başka) bir şey bırakmıştır. Yalnız beyaz katırı ile silâhı bir de sadaka yaptığı bir parça arazî müstesna». Bu hadîsi Buharî rivayet etmiştir.