Hâkimlik
Hâkimlik
عَنْ بُرَيْدَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - "اَلْقُضَاةُ ثَلَاثَةٌ: اِثْنَانِ فِي اَلنَّارِ, وَوَاحِدٌ فِي اَلْجَنَّةِ. رَجُلٌ عَرَفَ اَلْحَقَّ, فَقَضَى بِهِ, فَهُوَ فِي اَلْجَنَّةِ. وَرَجُلٌ عَرَفَ اَلْحَقَّ, فَلَمْ يَقْضِ بِهِ, وَجَارَ فِي اَلْحُكْمِ, فَهُوَ فِي اَلنَّارِ. وَرَجُلٌ لَمْ يَعْرِفِ اَلْحَقَّ, فَقَضَى لِلنَّاسِ عَلَى جَهْلٍ, فَهُوَ فِي اَلنَّارِ" رَوَاهُ اَلْأَرْبَعَةُ, وَصَحَّحَهُ اَلْحَاكِمُ .
«Büreyde radıyallahü anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki; Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: Hâkimler üç (nev'i) olup ikisi Cehennemde, biri Cennettedir. Hakkı bilerek onunla hükmeden Cennetde; Hakkı bildiği halde onunla hükmetmeyerek hükümde zulmeden cehennemde; hakkı bilmediği halde halka cehaletle hüküm veren de cehennemdedir; buyurdular.» Bu hadîsi Dörtler rivayet etmiştir. Hâkim onu sahîhlemiştir.
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - : "مَنْ وَلِيَ اَلْقَضَاءَ فَقَدْ ذُبِحَ بِغَيْرِ سِكِّينٍ" رَوَاهُ اَلْخَمْسَةُ وَصَحَّحَهُ اِبْنُ خُزَيْمَةَ, وَابْنُ حِبَّانَ .
«Ebu Hüreyre radıyallahü anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem : — Her kim hâkimliği üzerine alırsa muhakkak bıçaksız kesilmiştir; buyurdular.» Bu hadîsi Ahmed'le Dörtler rivayet etmişlerdir. İbni Huzeyme ile İbni Hibbân onu sahîhlemişlerdir.
وَعَنْهُ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - "إِنَّكُمْ سَتَحْرِصُونَ عَلَى اَلْإِمَارَةِ, وَسَتَكُونُ نَدَامَةً يَوْمَ اَلْقِيَامَةِ, فَنِعْمَ اَلْمُرْضِعَةُ, وَبِئْسَتِ اَلْفَاطِمَةُ" رَوَاهُ اَلْبُخَارِيُّ .
«(Bu da) Ondan rivâyet edilmiştir, -radıyallahü anh- Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem : — Hiç şüphe yok ki sizler ileride amirliğe tama' edeceksiniz; ama bu (sonu) Kıyamet gününde pişmanlık olacaktır. (Dünyada) süt anne (olmak) ne iyi şeydir. Ama (âhirette) memeden ayrılan ne fenâ'dir; buyurdular.» Bu hadîsi Buharî rivayet etmiştir.
وَعَنْ أَبِي بَكْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - يَقُولُ: " لَا يَحْكُمُ أَحَدٌ بَيْنَ اِثْنَيْنِ, وَهُوَ غَضْبَانُ" مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .
«Ebu Bekre radıyallahü anh'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem : — Öfkeli iken hiç bir kimse iki kişi arasında hükmetmesin; derken işittim.» Hadîs müttefekun aleyh'dir.
وَعَنْ عَلِيٍّ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - " إِذَا تَقَاضَى إِلَيْكَ رَجُلَانِ, فَلَا تَقْضِ لِلْأَوَّلِ, حَتَّى تَسْمَعَ كَلَامَ اَلْآخَرِ, فَسَوْفَ تَدْرِي كَيْفَ تَقْضِي" . قَالَ . عَلِيٌّ: فَمَا زِلْتُ قَاضِيًا بَعْدُ رَوَاهُ أَحْمَدُ, وَأَبُو دَاوُدَ, وَاَلتِّرْمِذِيُّ وَحَسَّنَهُ, وَقَوَّاهُ اِبْنُ اَلْمَدِينِيُّ, وَصَحَّحَهُ اِبْنُ حِبَّانَ .
«Ali radıyallahü anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki; Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Senin huzurunda iki adam da'vâya dururlarsa ikincinin sözünü dinlemedikçe birinci lehine hüküm verme. Nasıl hüküm vereceğini ileride anlarsın; buyurdular.» Ali : Bundan sonra hâkim olmakda devam ettim; demiştir.» Bu hadîsi Ahmed ile Ebu Dâvud ve Tirmizî rivayet etmişlerdir. Tirmizî onu hasen bulmuş; İbnü'l-Medînî kavî addetmiş; İbni Hibbân ise sahîhlemiştir.
وَعَنْ أُمِّ سَلَمَةَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا قَالَتْ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - : " إِنَّكُمْ تَخْتَصِمُونَ إِلَيَّ, وَلَعَلَّ بَعْضَكُمْ أَنْ يَكُونَ أَلْحَنَ بِحُجَّتِهِ مِنْ بَعْضٍ, فَأَقْضِيَ لَهُ عَلَى نَحْوٍ مِمَّا أَسْمَعُ, مِنْهُ فَمَنْ قَطَعْتُ لَهُ مِنْ حَقِّ أَخِيهِ شَيْئًا, فَإِنَّمَا أَقْطَعُ لَهُ قِطْعَةً مِنَ اَلنَّارِ" مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .
«Ümmü Seleme radıyallahü anhâ'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Filhakika siz benim huzurumda birbirinizden (hak) da'vâ ediyorsunuz. Ama caiz ki bazınız hüccetini bazınızdan daha iyi anlatmış olur da ben de ondan dinlediğim gibi hüküm veririm. İmdi her kime din kardeşinin hakkından bir şey kesersem ancak ve ancak onun için ateşden bir parça kesmiş olurum; buyurdular.» Hadîs müttefekun aleyh'dir.
وَعَنْ جَابِرٍ - رضى الله عنه - : سَمِعْتُ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - يَقُولُ: " كَيْفَ تُقَدَّسُ أُمَّةٌ, لَا يُؤْخَذُ مِنْ شَدِيدِهِمْ لِضَعِيفِهِمْ ?" رَوَاهُ اِبْنُ حِبَّانَ .
وَلَهُ شَاهِدٌ: مِنْ حَدِيثِ بُرَيْدَةَ, عِنْدَ اَلْبَزَّارِ .
وَآخَرُ: مِنْ حَدِيثِ أَبِي سَعِيدٍ عِنْدَ اِبْنِ مَاجَه .
«Câbir radıyallahü anh'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Zaîflarının hakkı, kuvvetlilerinden alınmayan bir millet nasıl temizlenebilir? derken işittim.» Bu hadîsi İbni Hibbân rivayet etmiştir. Hadîsin Bezzâr'da Büreyde'den mervî bir şahidi vardır. Ebu Saîd'den rivayet olunan diğer bir şahidi de İbni Mâce'dedir.
وَعَنْ أَبِي بَكْرَةَ - رضى الله عنه - عَنِ اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: "لَنْ يُفْلِحَ قَوْمٌ وَلَّوْا أَمْرَهُمْ اِمْرَأَةً" رَوَاهُ اَلْبُخَارِيُّ .
«Ebu Bekre radıyallahü anh'den Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'den işitmiş olarak rivayet edildiğine göre Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem: — İşlerinin başına bir kadın geçiren bir millet asla felah bulmaz; buyurmuşlardır.» Bu hadîsi Buhârî rivayet etmiştir.
وَعَنْ أَبِي مَرْيَمَ اَلْأَزْدِيِّ - رضى الله عنه - عَنِ اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: "مَنْ وَلَّاهُ اَللَّهُ شَيْئًا مِنْ أَمْرِ اَلْمُسْلِمِينَ, فَاحْتَجَبَ عَنْ حَاجَتِهِمْ وَفَقِيرِهِم, اِحْتَجَبَ اَللَّهُ دُونَ حَاجَتِهِ" أَخْرَجَهُ أَبُو دَاوُدَ, وَاَلتِّرْمِذِيُّ .
« Ebu Meryem-i Ezdî radıyallahü anh'den Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'den işitmiş olarak rivayet edildiğine göre Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Bir kimseyi Allah müslümanların işlerinden birinin başına getirir de onların hacetini görmekten ve fakirinden gizlenirse Allah da onun hacetini bitirmez; buyurmuşlardır.» Bu hadîsi Ebu Dâvud'la Tirmizî tahrîc etmişlerdir.