Cizye ve barış (hüdne)

Cihad

  1. عَنْ عَبْدِ اَلرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ - رضى الله عنه - أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - أَخَذَهَا - يَعْنِي: اَلْجِزْيَةُ - مِنْ مَجُوسِ هَجَرَ رَوَاهُ اَلْبُخَارِيّ ُ . وَلَهُ طَرِيقٌ فِي "اَلْمَوْطَأِ" فِيهَا اِنْقِطَاع ٍ .

    «Abdurrahman b. Avf radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre. Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem onu -yani cizyeyi- Hecer Mecûsîlerinden almıştır.» Bu hadîsi Buharî rivayet etmiştir. Hadîsin «el - Mu vatta'» da inkıta'lı bir tarîki vardır.

  2. وَعَنْ مُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ - رضى الله عنه - قَالَ: بَعَثَنِي اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - إِلَى اَلْيَمَنِ, وَأَمَرَنِي أَنْ آخُذَ مِنْ كُلِّ حَالِمٍ دِينَاراً, أَوْ عَدْلَهُ معافرياً أَخْرَجَهُ اَلثَّلَاثَةِ, وَصَحَّحَهُ اِبْنُ حِبَّانَ, وَالْحَاكِم ُ .

    «Muâz b. Cebel radıyallahu anh'den rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem beni, Yemen'e gönderdi. Ve bana her âkil bâliğ'den bir dînâr veya onun tutarı kadar Ma'âfir kumaşı almamı emretti.» Bu hadîsi Üç'ler tahrîc etmiştir. İbni Hibbân ile Hâkim onu sahîhlemişlerdir.

  3. وَعَنْ عَائِذٍ بْنُ عَمْرِوِ الْمُزَنِيِّ - رضى الله عنه - عَنْ اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: "اَلْإِسْلَامِ يَعْلُو, وَلَا يُعْلَى" أَخْرَجَهُ اَلدَّارَقُطْنِيّ ُ .

    «Âîz b. Amr-ı Müzeni radıyallahu anh'den Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'den işitilmiş olarak rivayet edildiğine göre Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — İslâmiyet yücelir, onun üzerine yükselinemez; buyurmuşlardır.» Bu hadîsi Dâre Kutnî tahrîc etmiştir.

  4. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: " لَا تَبْدَؤُوا اَلْيَهُودَ وَالنَّصَارَى بِالسَّلَامِ, وَإِذَا لَقِيتُمْ أَحَدَهُمْ فِي طَرِيقٍ, فَاضْطَرُّوهُ إِلَى أَضْيَقِهِ" رَوَاهُ مُسْلِم ٌ .

    «Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'den işitmiş olarak rivayet edildiğine göre Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem : — Yahudilerle hıristiyanlara (rastladığınızda) evvelâ siz selâm vermeyin. Onlardan birine bir yolda rastgelirseniz kendisini yolun dar tarafına sıkıştırın; buyurmuşlardır.» Bu hadîsi Müslim rivayet etmiştir.

  5. وَعَنْ اَلْمِسْوَرِ بْنُ مَخْرَمَةَ. وَمَرْوَانُ; أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - خَرَجَ عَامَ اَلْحُدَيْبِيَةِ. ….. فَذَكِّرْ اَلْحَدِيثَ بِطُولِهِ, وَفِيهِ: " هَذَا مَا صَالَحَ عَلَيْهِ مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اَللَّهِ سُهَيْلِ بْنِ عَمْرِوٍ: عَلَى وَضْعِ اَلْحَرْبِ عَشْرِ سِنِينَ, يَأْمَنُ فِيهَا اَلنَّاسُ, وَيَكُفُّ بَعْضُهُمْ عَنْ بَعْضِ" أَخْرَجَهُ أَبُو دَاوُد َ . وَأَصْلِهِ فِي اَلْبُخَارِيّ ِ .

    وَأَخْرُجَ مُسْلِمٍ بَعْضِهِ مِنْ حَدِيثِ أَنَسٍ, وَفِيهِ: أَنَّ مَنْ جَاءَ مِنْكُمْ لَمْ نَرُدْهُ عَلَيْكُمْ, وَمَنْ جَاءَكُمْ مِنَّا رَدَدْتُمُوهُ عَلَيْنَا. فَقَالُوا: أَنَكْتُبُ هَذَا يَا رَسُولُ اَللَّهُ? قَالَ: "نَعَمْ. إِنَّهُ مِنْ ذَهَبٍ مِنَّا إِلَيْهِمْ فَأَبْعَدَهُ اَللَّهُ, وَمَنْ جَاءَنَا مِنْهُمْ, فَسَيَجْعَلُ اَللَّهُ لَهُ فَرَجاً وَمُخْرِجاً" .

    «Misver b. Mahreme ile Mervan radıyallahu anhümâ'dan rivayet olunduğuna göre Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem Hudeybiye harbine çıkmış...» Râvî (burada) hadîsi uzun uzadıya anlatmıştır. Bu hadîsde: «işte bu, Muhammed b. Abdillâh'ın Süheyl b. Amır'la on sene harbi terketmeye dâir yaptığı anlaşmadır. Bu yıllar zarfında halk emniyetde olacak ve bir birbirlerine dokunmayacaklardır» hadisi de vardır. Hadîsi Ebu Dâvud tahrîc etmiştir. Aslı Buharî'dedir. Bu hadîsin bir kısmını Müslim, Enes'den tahrîc etmiştir. Onun rivayetinde : «Sizden (bize) kim gelirse onu size iade etmeyeceğiz; fakat bizden size gideni siz bize iade edeceksiniz.» cümlesi de vardır. Bunun üzerine ashâb : — Bunu yazıyormusunuz yâ Resûlallah? demişler: Resûlüllah (S. A.V.) : — Evet (yazıyorum); çünkü bizden onlara gideni Allah ırak eylesin. Onlardan bize gelen için ise elbet Allah bir ferahlık ve çıkar yol halkedecektir; buyurmuşlardır.