Zinanın haddi

Hadler

  1. عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - وَزَيْدِ بْنِ خَالِدٍ اَلْجُهَنِيِّ رَضِيَ اَللَّهُ عنهما أَنَّ رَجُلًا مِنَ اَلْأَعْرَابِ أَتَى رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - . فَقَالَ: يَا رَسُولَ اَللَّهِ! أَنْشُدُكَ بِاَللَّهِ إِلَّا قَضَيْتَ لِي بِكِتَابِ اَللَّهِ, فَقَالَ اَلْآخَرُ - وَهُوَ أَفْقَهُ مِنْهُ - نَعَمْ. فَاقَضِ بَيْنَنَا بِكِتَابِ اَللَّهِ, وَأْذَنْ لِي, فَقَالَ: "قُلْ". قَالَ: إنَّ اِبْنِي كَانَ عَسِيفًا عَلَى هَذَا فَزَنَى بِاِمْرَأَتِهِ, وَإِنِّي أُخْبِرْتُ أَنْ عَلَى اِبْنِي اَلرَّجْمَ, فَافْتَدَيْتُ مِنْهُ بِمَائَةِ شَاةٍ وَوَلِيدَةٍ, فَسَأَلَتُ أَهْلَ اَلْعِلْمِ, فَأَخْبَرُونِي: أَنَّمَا عَلَى اِبْنِيْ جَلْدُ مَائَةٍ وَتَغْرِيبُ عَامٍ, وَأَنَّ عَلَى اِمْرَأَةِ هَذَا اَلرَّجْمَ, فَقَالَ رَسُولُ ا للَّهِ - صلى الله عليه وسلم - "وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ, لَأَقْضِيَنَّ بَيْنَكُمَا بِكِتَابِ اَللَّهِ, اَلْوَلِيدَةُ وَالْغَنَمُ رَدٌّ عَلَيْكَ, وَعَلَى اِبْنِكَ جَلْدُ مِائَةٍ وَتَغْرِيبُ عَامٍ, وَاغْدُ يَا أُنَيْسُ إِلَى اِمْرَأَةِ هَذَا, فَإِنْ اِعْتَرَفَتْ فَارْجُمْهَا" مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ, هَذَا وَاللَّفْظُ لِمُسْلِمٍ .

    «Ebu Hüreyre ile Zeyd b. Hâlid-i Cühenî radıyallahü anhümâ'dan rivayet olunduğuna göre çöl araplarından bir adam, Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem'e gelerek : — Yâ Resûlallah! Allah aşkına senden hakkımda ancak Allahın kitabile hüküm vermeni dilerim; dedi. Ondan daha anlayışlı olan diğeri: — Evet, aramızda Allah'ın Kitabı ile hükmet ve bana müsaade buyur; dedi. Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Söyle! dedi. Adam: — Gerçekten benim oğlum bu adamda çırak idi. Ve onun karısı ile zina etti. Ben oğlumun recmedileceğini haber aldım da, onun nâmına yüz koyunla bir câriye fidye verdim. Müteakiben bilenlere sordum, oğluma yüz değnek ile bir sene sürgün lazım geldiğini, bunun karısına da recim icabettiğini bana haber verdiler; dedi. Bunun üzerine Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Nefsim kabza-i kudretinde olan Allaha yemin ederim ki, aranızda behemehal Allahın kitabı ile hükmedeceğim; câriye ile koyunlar sana iade olunacak; oğluna da yüz değnek ve bir sene sürgünlük gerek. Ey Enesçik haydi şu adamın karısına git. Eğer i'tirâf ederse onu recmediver; buyurdular.» Hadis müttefekun aleyh'dir. Bu lâfız Müslim'indir.

  2. وَعَنْ عُبَادَةَ بْنِ اَلصَّامِتِ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - خُذُوا عَنِّي, خُذُوا عَنِّي, فَقَدْ جَعَلَ اَللَّهُ لَهُنَّ سَبِيلاً, اَلْبِكْرُ بِالْبِكْرِ جَلْدُ مِائَةٍ, وَنَفْيُ سَنَةٍ, وَالثَّيِّبُ بِالثَّيِّبِ جَلْدُ مِائَةٍ, وَالرَّجْمُ رَوَاهُ مُسْلِمٌ. .

    «Ubâdetü'bnü's - Sâmit radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Benden öğrenin, benden öğrenin! gerçekden Allah kadınlara bir çıkar yol hâlketti. Bekârla bekâr yüz dayak ve bir sene sürgünlük; evli ile evliye dayak ve recim var; buyurdular.» Bu hadîsi Müslim rivayet etmiştir.

  3. وَعَنْ اِبْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ: لَمَّا أَتَى مَاعِزُ بْنُ مَالِكٍ إِلَى اَلنَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ لَهُ: "لَعَلَّكَ قَبَّلْتَ, أَوْ غَمَزْتَ, أَوْ نَظَرْتَ?" قَالَ: لَا يَا رَسُولَ اَللَّهِ. رَوَاهُ اَلْبُخَارِيُّ 11 -

    «İbni Abbas radıyallahü anhümâ'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki: Mâiz b. Mâlik Peygamber (S.A.V.)'e geldiği vakit (Efendimiz) kendisine : «İhtimal öpmüş veya sıkmış yâhud bakmışsındır; buyurdular. Maiz : — Hayır yâ Resûlâllah; dedi.» Bu hadîsi Buharî rivayet etmiştir.

  4. وَعَنْ عُمَرَ بْنِ اَلْخَطَّابِ - رضى الله عنه - أَنَّهُ خَطَبَ فَقَالَ: إِنَّ اَللَّهَ بَعَثَ مُحَمَّدًا بِالْحَقِّ, وَأَنْزَلَ عَلَيْهِ اَلْكِتَابَ, فَكَانَ فِيمَا أَنْزَلَ اَللَّهُ عَلَيْهِ آيَةُ اَلرَّجْمِ. قَرَأْنَاهَا وَوَعَيْنَاهَا وَعَقَلْنَاهَا, فَرَجَمَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - وَرَجَمْنَا بَعْدَهُ, فَأَخْشَى إِنْ طَالَ بِالنَّاسِ زَمَانٌ أَنْ يَقُولَ قَائِلٌ: مَا نَجِدُ اَلرَّجْمَ فِي كِتَابِ اَللَّهِ, فَيَضِلُّوا بِتَرْكِ فَرِيضَةٍ أَنْزَلَهَا اَللَّهُ, وَإِنَّ اَلرَّجْمَ حَقٌّ فِي كِتَابِ اَللَّهِ عَلَى مَنْ زَنَى, إِذَا أُحْصِنَ مِنْ اَلرِّجَالِ وَالنِّسَاءِ, إِذَا قَامَتْ اَلْبَيِّنَةُ, أَوْ كَانَ اَلْحَبَلُ, أَوْ اَلِاعْتِرَافُ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .

    «Ömer b. el - Hattâb radıyallahü anh'dan rivayet olunduğuna göre kendisi hutbe okumuş ve şöyle demiştir: «Şüphesiz ki Allah Muhammed'i hak (şeriat) la göndermiş ve ona kitabı indirmiştir. Allahın ona indirdikleri arasında recim âyeti de vardı. Biz onu okumuş, bellemiş ve anlamışızdır. Resûlüllah (S.A.V.) recim yapmış; ondan sonra biz de recim yapmışızdır. Yalnız ben insanların üzerinden uzun zaman geçerse biri çıkıp da: Biz recmi Kitabullahda bulamıyoruz; diyerek Allah'ın indirdiği bir farizayı terketmeleri sebebîle dalâlete düşeceklerinden korkarım. Gerçekten zina eden erkek ve kadınlara muhsan olmak ve hüccet getirilmek veya gebelik, yâhud i'tirâf vuku' bulmak şartîle recim kitabullahda mevcud olan bir haktır.» Hadîs müttefekun aleyh'dir.

  5. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - سَمِعْتُ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - يَقُولُ: "إِذَا زَنَتْ أَمَةُ أَحَدِكُمْ, فَتَبَيَّنَ زِنَاهَا, فَلْيَجْلِدْهَا اَلْحَدَّ, وَلَا يُثَرِّبْ عَلَيْهَا, ثُمَّ إِنْ زَنَتْ فَلْيَجْلِدْهَا اَلْحَدَّ, وَلَا يُثَرِّبْ عَلَيْهَا, ثُمَّ إِنْ زَنَتِ اَلثَّالِثَةَ, فَتَبَيَّنَ زِنَاهَا, فَلْيَبِعْهَا وَلَوْ بِحَبْلٍ مِنْ شَعَرٍ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ وَهَذَا لَفْظُ مُسْلِمٍ .

    «Ebu Hüreyre radıyallahü anh'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki, Resûlüllah (S.A.V.)'i : — Birinizin cariyesi zinâ eder de, zinası meydana çıkarsa ona hemen hadd vursun, ama başına kakmasın. Sonra (yine) zina ederse ona hadd vursun, fakat başına kakmasın. Sonra üçüncü defa zina eder de, zina ettiği meydana çıkarsa artık onu kıldan bir ip mukabilinde bile olsa satıversin; buyururken işittim.» Hadis müttefekun aleyh'dir. Bu lâfız Müslim'indir.

  6. وَعَنْ عِمْرَانَ بْنِ حَصِينٍ - رضى الله عنه - أَنَّ اِمْرَأَةً مِنْ جُهَيْنَةَ أَتَتْ نَبِيَّ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - -وَهِيَ حُبْلَى مِنْ اَلزِّنَا-فَقَالَتْ: يَا نَبِيَّ اَللَّهِ! أَصَبْتُ حَدًّا, فَأَقِمْهُ عَلَيَّ, فَدَعَا نَبِيُّ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - وَلِيَّهَا. فَقَالَ: "أَحْسِنْ إِلَيْهَا فَإِذَا وَضَعَتْ فَائْتِنِي بِهَا" فَفَعَلَ. فَأَمَرَ بِهَا فَشُكَّتْ عَلَيْهَا ثِيَابُهَا, ثُمَّ أَمَرَ بِهَا فَرُجِمَتْ, ثُمَّ صَلَّى عَلَيْهَا, فَقَالَ عُمَرُ: أَتُصَلِّي عَلَيْهَا يَا نَبِيَّ اَللَّهِ وَقَدْ زَنَتْ? فَقَالَ: "لَقَدْ تَابَتْ تَوْبَةً لَوْ قُسِّمَتْ بَيْنَ سَبْعِينَ مِنْ أَهْلِ اَلْمَدِينَةِ لَوَسِعَتْهُمْ, وَهَلْ وَجَدَتْ أَفَضَلَ مِنْ أَنْ جَادَتْ بِنَفْسِهَا لِلَّهِ? ". رَوَاهُ مُسْلِمٌ .

    «İmrân b. Husayn radıyallahü anh'den rivâyet olunduğuna göre, Cüheyne'den bir kadın zinadan gebe olarak Peygamber (S.A.V.)'e gelmiş ve : — Yâ Nebiyyallah, başıma hadd (icâbeden bir hal) geldi. Binaenaleyh bana hadd vur; demiş. Bunun üzerine Resûlüllah (S.A.V.) onun velisini çağırmış ve : — Buna iyi muamele et; doğurduğu zaman kendisini bana getir» demiş. Velîsi de öyle yapmış. Akıbet Peygamber (S.A.V.) kadını (in getirilmesini) emretmiş; ve üzerine elbisesini bağlamışlar. Sonra kadını (n recmini) emretmiş ve recmolunmuş. Bundan sonra Resûlüllah (S.A.V.) onun cenaze namazını kılmış. Ömer : — Bu kadın zina ettiği halde birde onun cenaze namazını mı kılıyorsun yâ Nebiyyallah? demiş. Resûl-ü Ekrem (S.A.V.) : — Vallahi bu kadın öyle bir tevbe etti ki, tevbesi Medîne'lilerden yetmiş kişi arasında taksim edilse onlara yeter artardı... Sen canını Allah Teâlâ için feda edenden daha efdal bir kimseye hiç rastladınmı?» buyurmuşlardır.» Bu hadîsi Müslim rivayet etmiştir.

  7. وَعَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اَللَّهِ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ: رَجَمَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - رَجُلًا مَنْ أَسْلَمَ, وَرَجُلًا مِنْ اَلْيَهُودِ, وَاِمْرَأَةً رَوَاهُ مُسْلِمٌ .

    وَقِصَّةُ رَجْمِ اَلْيَهُودِيَّيْنِ فِي "اَلصَّحِيحَيْنِ" مِنْ حَدِيثِ اِبْنِ عُمَرَ .

    «Câbir b. Abdillâh radıyallahü anhümâ'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki : Peygamber (S.A.V.) Eşlem (kabilesin) den bir adam ile Yehûdîlerden bir adam ve bir kadın recmetti». Bu hadîsi Müslim rivayet etmiştir. Sahîheyn'deki iki Yahûdî kıssasını İbni Ömer rivayet etmiştir.

  8. وَعَنْ سَعِيدِ بْنِ سَعْدِ بْنِ عِبَادَةَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ: كَانَ بَيْنَ أَبْيَاتِنَا رُوَيْجِلٌ ضَعِيفٌ, فَخَبَثَ بِأَمَةٍ مِنْ إِمَائِهِمْ, فَذَكَرَ ذَلِكَ سَعْدٌ لِرَسُولِ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - فَقَالَ: "اِضْرِبُوهُ حَدَّهُ". فَقَالُوا: يَا رَسُولَ اَللَّهِ! إِنَّهُ أَضْعَفُ مِنْ ذَلِكَ, فَقَالَ: "خُذُوا عِثْكَالًا فِيهِ مِائَةُ شِمْرَاخٍ, ثُمَّ اِضْرِبُوهُ بِهِ ضَرْبَةً وَاحِدَةً". فَفَعَلُوا رَوَاهُ أَحْمَدُ, وَالنَّسَائِيُّ, وَابْنُ مَاجَهْ, وَإِسْنَادُهُ حَسَنٌ . لَكِنْ اخْتُلِفَ فِي وَصْلِهِ وَإِرْسَالِهِ .

    «Saîd b. Sa'd b. Ubâde radıyallahü anhümâ'dan rivâyet olunmuştur. Demiştir ki: Evlerimizin arasında zaîf bir adamcağız vardır. Bu adam: Evlerin cariyelerinden biri ile bir habaset işlemiş. Derken Sa'd bunu Resûlüllah (S.A.V.)'e söyledi : — Ona haddini vurun; buyurdular. Ashab : — Yâ Resûlâllah, bu adamcağız bu işte tehammül edemez pek zaîftir; dediler. Resûlüllah (S.A.V.) : — İçinde yüz tane filiz bulunan bir hurma salkımı alın sonra o adama bununla bir defa vurun; buyurdular. Onlar da öyle yaptılar.» Bu hadîsi Ahmed Nesâî ve İbni Mâce rivayet etmişlerdir. İsnadı güzeldir. Lâkin vasıl ve irsalinde ihtilâf olunmuştur.

  9. وَعَنْ اِبْنِ عُمَرَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا: أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - ضَرَبَ وَغَرَّبَ وَأَنَّ أَبَا بَكْرٍ ضَرَبَ وَغَرَّبَ. رَوَاهُ اَلتِّرْمِذِيُّ, وَرِجَالُهُ ثِقَاتٌ, إِلَّا أَنَّهُ اخْتُلِفَ فِي رَفْعِهِ, وَوَقْفِهِ .

    İbni Ömer radıyallahü anhümâ'dan rivayet olunduğuna göre Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem (gayri muhsan zânilere) hem dayak vurmuş hem de sürgün etmiş; Ebu Bekir'de dayak vurmuş ve sürgün etmiş; Ömer de dayak vurmuş ve sürgün etmiştir. Bu hadîsi Tirmizî rivayet etmiştir. Râvîleri mutemeddirler; ancak mevkuf veya merfu' olduğunda ihtilâf edilmiştir.

  10. وَعَنْ اِبْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ: لَعَنَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - اَلْمُخَنَّثِينَ مِنْ اَلرِّجَالِ, وَالْمُتَرَجِّلَاتِ مِنْ اَلنِّسَاءِ, وَقَالَ: أَخْرِجُوهُمْ مِنْ بُيُوتِكُمْ رَوَاهُ اَلْبُخَارِيُّ .

    İbni Abbas radıyallahü anhümâ'dan rivayet olunmuştur. Demiştir ki : Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem kadınlaşmış erkeklere ve erkekleşmiş kadınlara lanet etti ve : — Onları evlerinizden çıkarın; buyurdular. Bu hadisi Buharî rivayet etmiştir.

  11. وَعَنْ اِبْنِ عُمَرَ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - اِجْتَنِبُوا هَذِهِ اَلْقَاذُورَاتِ اَلَّتِي نَهَى اَللَّهُ تَعَالَى عَنْهَا, فَمَنْ أَلَمَّ بِهَا فَلْيَسْتَتِرْ بِسِتْرِ اَللَّهِ تَعَالَى, وَلِيَتُبْ إِلَى اَللَّهِ تَعَالَى, فَإِنَّهُ مَنْ يَبْدِ لَنَا صَفْحَتَهُ نُقِمْ عَلَيْهِ كِتَابَ اَللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ رَوَاهُ اَلْحَاكِمُ, وَهُوَ فِي "اَلْمُوْطَّإِ" مِنْ مَرَاسِيلِ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ .

    «İbni Ömer radıyallahü anhümâ'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Allahın yasak ettiği şu kazurattan sakının! Bunları kim irtikâb ederse hemen Allah'ın örtüsü ile örtünsün de Allah'a tevbe etsin zîrâ bize yüzünü gösterirse Allah Azze ve cellenin kitabını ona tatbik ederiz; buyurdular.» Bu hadîsi Hâkim rivayet etmiştir. Hadîs «el-Muvatta» de Zeyd b. Eşlemin mürsellerinden olmak üzere rivayet edilmiştir.