Kazâ-yı hâcet

Temizlik

  1. وَعَنْهُ قَالَ: كَانَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - إِذَا دَخَلَ اَلْخَلَاءَ قَالَ: "اَللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ اَلْخُبُثِ وَالْخَبَائِثِ" أَخْرَجَهُ اَلسَّبْعَة ُ .

    «Enes radıyallahü anh'den rivayet edilmişdir. Demişdir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem helaya gireceği vakit: Allah'ım, erkek ve dişi şeytanlardan Sana sığınırım» der idi. Bu hadîsi, Yediler tahrîc etmişlerdir.

  2. وَعَنْهُ قَالَ: كَانَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - يَدْخُلُ اَلْخَلَاءَ, فَأَحْمِلُ أَنَا وَغُلَامٌ نَحْوِي إِدَاوَةً مِنْ مَاءٍ وَعَنَزَةً, فَيَسْتَنْجِي بِالْمَاءِ مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .

    «Enes radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demişdir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem helaya giriyor; ben ve benim gibi bir çocuk bir su tulumu ile değnek taşıyorduk; o su ile taharetleniyordu. Hadîs, Müttefekun Aleyh'dir.

  3. وَعَنْ اَلْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ لِي اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - "خُذِ اَلْإِدَاوَةَ". فَانْطَلَقَ حَتَّى تَوَارَى عَنِّي, فَقَضَى حَاجَتَهُ مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .

    «Muğîre b. Şu'be'den rivayet edilmişdir. Demişdir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: «Al tulumu; dedi ve yürüdü.» Tâ gözümden kayıp oluncaya kadar gitti ve kaza-yı hacet etdi.» Hadîs, Müttefekun Aleyh'dir.

  4. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - اِتَّقُوا اَللَّاعِنِينَ: اَلَّذِي يَتَخَلَّى فِي طَرِيقِ اَلنَّاسِ, أَوْ فِي ظِلِّهِمْ رَوَاهُ مُسْلِم ٌ .

    «Ebû Hüreyre radıyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demişdir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — İki lâ'netçiden: Nâsın yoluna, yahut gölgesine hacet edenden sakının; buyurdular.» Hadîsi, Müslim rivayet etmişdir.

  5. وَعَنْ أَبِي قَتَادَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - لَا يُمْسِكَنَّ أَحَدُكُمْ ذَكَرَهُ بِيَمِينِهِ, وَهُوَ يَبُولُ, وَلَا يَتَمَسَّحْ مِنْ اَلْخَلَاءِ بِيَمِينِهِ, وَلَا يَتَنَفَّسْ فِي اَلْإِنَاءِ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ, وَاللَّفْظُ لِمُسْلِم ٍ .

    «Ebu Katâde radıyallahü anh'den rivayet edilmişdir. Demişdir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Sakın biriniz bevl ederken zekerini sağ eliyle tutmasın, heladan (sonra) sağ eliyle silinmesin; su içerken kabın içine solumasın; buyurdular.» Hadîs; Müttefekun Aleyh'dir. Lâfız Müslim'indir.

  6. وَعَنْ سَلْمَانَ - رضى الله عنه - قَالَ: لَقَدْ نَهَانَا رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - "أَنْ نَسْتَقْبِلَ اَلْقِبْلَةَ بِغَائِطٍ أَوْ بَوْلٍ, أَوْ أَنْ نَسْتَنْجِيَ بِالْيَمِينِ, أَوْ أَنْ نَسْتَنْجِيَ بِأَقَلَّ مِنْ ثَلَاثَةِ أَحْجَارٍ, أَوْ أَنْ نَسْتَنْجِيَ بِرَجِيعٍ أَوْ عَظْمٍ" رَوَاهُ مُسْلِم ٌ .

    Selman radıyallahü anh'den rivayet edilmişdir. Demişdir ki: Muhakkak Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem bizi büyük veya küçük abdest bozarken kıbleye dönmekden, yahut sağ el ile taharetlenmekden veya üç taşdan daha az ile taharetlenmekden yahut kazurat ve kemikle taharetlenmekten nehy etti.» Bu hadîsi, Müslim rivayet etmişdir.

  7. وَلِلسَّبْعَةِ مِنْ حَدِيثِ أَبِي أَيُّوبَ - رضى الله عنه - لَا تَسْتَقْبِلُوا اَلْقِبْلَةَ بِغَائِطٍ وَلَا بَوْلٍ, وَلَكِنْ شَرِّقُوا أَوْ غَرِّبُوا .

    «Yediler'in Ebû Eyyub radiyallahü anh'den rivayet etdikleri hadîsde: «Büyük veya küçük abdest bozarken kıbleye önünüzü veya arkanızı dönmeyin, lâkin doğuya veya batıya dönün» cümlesi vardır

  8. وَعَنْهَا; أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - كَانَ إِذَا خَرَجَ مِنْ اَلْغَائِطِ قَالَ: "غُفْرَانَكَ" أَخْرَجَهُ اَلْخَمْسَةُ. وَصَحَّحَهُ أَبُو حَاتِمٍ, وَالْحَاكِم ُ .

    «Yine ondan rivayet edilmiştir ki; Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem helâdan çıktığı zaman «Gufrâneke» der idi.» Bu hadîsi, Beşler tahrîc etmiş, Ebu Hâtim ile Hâkim sahîhlemişlerdir.

  9. وَعَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ - رضى الله عنه - قَالَ: أَتَى اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - اَلْغَائِطَ, فَأَمَرَنِي أَنْ آتِيَهُ بِثَلَاثَةِ أَحْجَارٍ, فَوَجَدْتُ حَجَرَيْنِ, وَلَمْ أَجِدْ ثَالِثًا. فَأَتَيْتُهُ بِرَوْثَةٍ. فَأَخَذَهُمَا وَأَلْقَى اَلرَّوْثَةَ, وَقَالَ: "هَذَا رِكْسٌ" أَخْرَجَهُ اَلْبُخَارِيّ ُ .

    زَادَ أَحْمَدُ, وَاَلدَّارَقُطْنِيُّ: ائْتِنِي بِغَيْرِهَا .

    «İbni Mesûd'dan rivayet edilmiştir. Demişdir kî: Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem helaya gitti. Bana da kendisine üç taş getirmemi emretti. Ben iki taş buldum. Üçüncüyü bulamadım. Ve kendilerine bir tezek getirdim. Taşları aldı. Tezeği attı. Ve: Muhakkak ki O necistir; buyurdular.» Bu hadîsi Buharî tahrîc etmiştir. Ahmed ile Dâre Kutnî: «Bana başkasını getir» cümlesini ziyâde ettiler.

  10. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - أَنَّ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - نَهَى "أَنْ يُسْتَنْجَى بِعَظْمٍ, أَوْ رَوْثٍ" وَقَالَ: "إِنَّهُمَا لَا يُطَهِّرَانِ" رَوَاهُ اَلدَّارَقُطْنِيُّ وَصَحَّحَه ُ .

    «Ebû Hüreyre radiyallahü anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Şüphesiz Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem kemikle veya tezekle istincâ etmekten nehyetti ve: — Bunlar hakikaten temizlemezler; buyurdu.» Bu hadîsi, Dâre Kutnî rivayet etmiş ve sahîhlemiştir.

  11. وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - اِسْتَنْزِهُوا مِنْ اَلْبَوْلِ, فَإِنَّ عَامَّةَ عَذَابِ اَلْقَبْرِ مِنْهُ رَوَاهُ اَلدَّارَقُطْنِيّ ُ .

    «Ebu Hüreyre radiyallahü anh'den rivayet edilmiştir; demiştir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Sidikten sakınınız, çünkü kabir azabının umumu ondan olacaktır; buyurdular.» Bu hadîsi, Dâre Kutnî rivayet etmiştir.

  12. وَلِلْحَاكِمِ: أَكْثَرُ عَذَابِ اَلْقَبْرِ مِنْ اَلْبَوْلِ وَهُوَ صَحِيحُ اَلْإِسْنَاد ِ .

    «Hâkim'in Ebu Hüreyre'den rivayetinde : «Kabir azabının çoğu bevildendir» buyurulmuştur. Bunun isnadı sahîhdir.