Abdest
Temizlik
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - عَنْ رَسُولِ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - قَالَ: لَوْلَا أَنْ أَشُقَّ عَلَى أُمَّتِي لَأَمَرْتُهُمْ بِالسِّوَاكِ مَعَ كُلِّ وُضُوءٍ أَخْرَجَهُ مَالِكٌ, وأَحْمَدُ, وَالنَّسَائِيُّ, وَصَحَّحَهُ اِبْنُ خُزَيْمَة َ .
«Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den Resûl-ü Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir. — Eğer ümmetime meşakkat vereceğimi bilmesem kendilerine her abdest ile beraber misvak tutunmalarını emr ederdim.» Bu hadîsi; Mâlik, Ahmed, Nesâî tahrîc etmişler; İbni Huzeyme de sahîhlemiştir. Buharî bunu ta'lik suretiyle zikir etmişdir.
وَعَنْ حُمْرَانَ; أَنَّ عُثْمَانَ - رضى الله عنه - دَعَا بِوَضُوءٍ, فَغَسَلَ كَفَّيْهِ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ, ثُمَّ مَضْمَضَ, وَاسْتَنْشَقَ, وَاسْتَنْثَرَ, ثُمَّ غَسَلَ وَجْهَهُ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ, ثُمَّ غَسَلَ يَدَهُ اَلْيُمْنَى إِلَى اَلْمِرْفَقِِ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ, ثُمَّ اَلْيُسْرَى مِثْلَ ذَلِكَ, ثُمَّ مَسَحَ بِرَأْسِهِ, ثُمَّ غَسَلَ رِجْلَهُ اَلْيُمْنَى إِلَى اَلْكَعْبَيْنِ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ, ثُمَّ اَلْيُسْرَى مِثْلَ ذَلِكَ, ثُمَّ قَالَ: رَأَيْتُ رَسُولَ اَللَّهِ صَلَّى عَلَيْهِ وَسَلَّمَ تَوَضَّأَ نَحْوَ وُضُوئِي هَذَا. مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .
«Humrân radıyallahu anh'den rivayet edilmiştir ki, Osman (R. A.) abdest suyu istemiş ve ellerini üç defa yıkamış; sonra ağzını çalkalamış; burnuna su çekerek burnunu atmış; sonra yüzünü üç defa yıkamış; sonra sağ elini dirseğe kadar üç defa yıkamış; sonra sol elini de aynı minval üzere yıkamış; sonra başına mesh etmiş. Sonra sağ ayağını topuklara kadar üç defa yıkamış; sonra sol ayağı da aynı şekilde yıkamış; sonra da: Ben Resûlüllah (S.A.V.)'i benim şu abdestim gibi abdest alırken gördüm. Demişdir.» Hadîs Müttefekun Aleyh'dir.
وَعَنْ عَلِيٍّ - رضى الله عنه - -فِي صِفَةِ وُضُوءِ اَلنَّبِيِّ صَلَّى اَللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ- قَالَ: وَمَسَحَ بِرَأْسِهِ وَاحِدَةً. أَخْرَجَهُ أَبُو دَاوُد َ .
«Ali radiyallahu anh’den Peygamber (S.A.V.)'in nasıl abdest aldığı hakkında rivayet edilmişdir ki: «Başına bir defa mesh etti.» demiştir. Bu hadîs-i; Ebu Dâvud tahrîc etmiştir. Nesâî ile Tirmizî dahi sahih isnad ile tahrîc etmişler; hattâ Tirmizî; «bu bâbda bu hadîs en sahîh bir şeydir», demiştir.
وَعَنْ عَبْدِ اَللَّهِ بْنِ يَزِيدَ بْنِ عَاصِمٍ - رضى الله عنه - -فِي صِفَةِ اَلْوُضُوءِ- قَالَ: وَمَسَحَ - صلى الله عليه وسلم - بِرَأْسِهِ, فَأَقْبَلَ بِيَدَيْهِ وَأَدْبَرَ. مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .
وَفِي لَفْظٍ: بَدَأَ بِمُقَدَّمِ رَأْسِهِ, حَتَّى ذَهَبَ بِهِمَا إِلَى قَفَاهُ, ثُمَّ رَدَّهُمَا إِلَى اَلْمَكَانِ اَلَّذِي بَدَأَ مِنْهُ .
«Abdullah b. Zeyd b. Âsim radiyallahu anh'den abdestin sıfatı hakkında şöyle dediği, rivayet edilmiştir. Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem başına mesh etdi ve iki elini öne ve arkaya hareket etdirdi.» Hadîs; Müttefekun Aleyh'dir. Şeyheyn'in bir rivayetinde lâfız şöyledir: «Başının ön tarafından başladı ve ellerini kafası tarafına doğru götürdü. Sonra onları yine başladığı yere döndürdü.»
وَعَنْ عَبْدِ اَللَّهِ بْنِ عَمْرٍو رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا -فِي صِفَةِ اَلْوُضُوءِ- قَالَ: ثُمَّ مَسَحَ - صلى الله عليه وسلم - بِرَأْسِهِ, وَأَدْخَلَ إِصْبَعَيْهِ اَلسَّبَّاحَتَيْنِ فِي أُذُنَيْهِ, وَمَسَحَ بِإِبْهَامَيْهِ ظَاهِرَ أُذُنَيْهِ. أَخْرَجَهُ أَبُو دَاوُدَ, وَالنَّسَائِيُّ, وَصَحَّحَهُ اِبْنُ خُزَيْمَة َ .
«Abdullah b. Amr radıyallahu anhümâ'dan abdestin sıfatı hakkında şöyle dediği rivayet olunmuşdur: «Sonra başına mesh etdi; ve şehâdet parmaklarını iki kulağına sokdu; baş parmaklarıyla da kulaklarının dışına meshetdi.» Bu hadîsi; Ebû Dâvud ile Nesâî tahrîc etmişler; İbni Huzeyme de sahîhlemişdir.
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - إِذَا اِسْتَيْقَظَ أَحَدُكُمْ مِنْ مَنَامِهِ فَلْيَسْتَنْثِرْ ثَلَاثًا, فَإِنَّ اَلشَّيْطَانَ يَبِيتُ عَلَى خَيْشُومِهِ مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .
«Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem : Biriniz uykusundan uyandığı zaman üç defa burnunu atsın; çünkü şeytan onun burnunda geceler; buyurdular.» Hadîs, Müttefekun Aleyh'dir.
وَعَنْهُ: إِذَا اِسْتَيْقَظَ أَحَدُكُمْ مِنْ نَوْمِهِ فَلَا يَغْمِسُ يَدَهُ فِي اَلْإِنَاءِ حَتَّى يَغْسِلَهَا ثَلَاثًا فَإِنَّهُ لَا يَدْرِي أَيْنَ بَاتَتْ يَدَهُ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ. وَهَذَا لَفْظُ مُسْلِم ٍ .
«Ebu Hüreyre'den : «Biriniz uykusundan uyandıkda elini üç defa yıkamadan hemen onu kabın içine daldırmasın, Zîra elinin nerede gecelediğini bilmez.» Hadîs, Müttefekun Aleyh'dir; lâfız Müslim'indir.
وَعَنْ لَقِيطِ بْنُ صَبْرَةَ, - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - أَسْبِغْ اَلْوُضُوءَ, وَخَلِّلْ بَيْنَ اَلْأَصَابِعِ, وَبَالِغْ فِي اَلِاسْتِنْشَاقِ, إِلَّا أَنْ تَكُونَ صَائِمًا أَخْرَجَهُ اَلْأَرْبَعَةُ, وَصَحَّحَهُ اِبْنُ خُزَيْمَة َ .
«Lekiyt bin Sabire radıyallahu anh'den rivayet edilmişdir. Demişdir ki: Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem: «Abdesti tastamam al, parmakların arasını hilâlle burnuna su çekmekde mübalağa göster. Ancak oruçlu olursan o başka; buyurdular.» Bu hadîs-i; Dörtler tahrîc etmişler; İbni Huzeyme sahîhlemişdir. Ebu Davud'un (202 — 275) bir rivayetinde: «Abdest aldığın vakit mazmaza yap»; buyurulmuşdur.
وَلِأَبِي دَاوُدَ فِي رِوَايَةٍ: إِذَا تَوَضَّأْتَ فَمَضْمِضْ .
وَعَنْ عُثْمَانَ - رضى الله عنه - أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - كَانَ يُخَلِّلُ لِحْيَتَهُ فِي اَلْوُضُوءِ أَخْرَجَهُ اَلتِّرْمِذِيُّ, وَصَحَّحَهُ اِبْنُ خُزَيْمَة َ .
«Osman radıyallahu anh'den rivayet olunduğuna göre; Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem abdest alırken sakalını hilâllerdi.» Bu hadîsi; Tirmizî tahrîc etmiş, İbni Huzeyme de sahîhlemişdir.
وَعَنْ عَبْدِ اَللَّهِ بْنِ زَيْدٍ - رضى الله عنه - أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - أَتَى بِثُلُثَيْ مُدٍّ, فَجَعَلَ يَدْلُكُ ذِرَاعَيْهِ أَخْرَجَهُ أَحْمَدُ, وَصَحَّحَهُ اِبْنُ خُزَيْمَة َ .
«Abdullah b. Zeyd radıyallahu anh'den rivayet edilmiştir; demiştir ki: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e bir müdd'ün üçde ikisi getirildi. Ve kollarını oğuşdurmaya başladı.» Bu hadîsi; Ahmed tahrîc etmiş ve İbni Huzeyme sahîhlemişdir.
وَعَنْهُ, أَنَّهُ رَأَى اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - يَأْخُذُ لِأُذُنَيْهِ مَاءً خِلَافَ اَلْمَاءِ اَلَّذِي أَخَذَ لِرَأْسِهِ. أَخْرَجَهُ اَلْبَيْهَقِيّ ُ .
وَهُوَ عِنْدَ "مُسْلِمٍ" مِنْ هَذَا اَلْوَجْهِ بِلَفْظٍ: وَمَسَحَ بِرَأْسِهِ بِمَاءٍ غَيْرَ فَضْلِ يَدَيْهِ, وَهُوَ اَلْمَحْفُوظ ُ .
«Abdullah b. Zeyd'den Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'i kulakları için başına aldığı sudan başka su alırken gördüğü rivayet olunmuşdur.» Bu hadîsi; Beyhakî tahrîc etmişdir. Hadîs Müslim'de yine bu yoldan şu lâfızladır. «Başını ellerinden artandan başka bir su ile meshetdi.» Mahfuz olan da budur.
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: سَمِعْتَ رَسُولَ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - يَقُولُ: "إِنَّ أُمَّتِي يَأْتُونَ يَوْمَ اَلْقِيَامَةِ غُرًّا مُحَجَّلِينَ, مِنْ أَثَرِ اَلْوُضُوءِ, فَمَنْ اِسْتَطَاعَ مِنْكُمْ أَنْ يُطِيلَ غُرَّتَهُ فَلْيَفْعَلْ. مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ, وَاللَّفْظُ لِمُسْلِم ٍ .
«Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edilmiştir. Demişdir ki: Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem'i : «Muhakkak Ümmetim Kıyamet Gününde gurralı, (yüzleri nurlu), tahcîlli (Abdest azaları abdest eserinden bem beyaz) gelecekler. Sizden kim gurrasını uzatabilir ise bunu yapsın; derken işittim. Hadîs, Müttefekun Aleyh'dir. Lâfız Müslim'indir.
وَعَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهَا قَالَتْ: كَانَ اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - يُعْجِبُهُ اَلتَّيَمُّنُ فِي تَنَعُّلِهِ, وَتَرَجُّلِهِ, وَطُهُورِهُ, وَفِي شَأْنِهِ كُلِّهِ. مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .
«Âişe radıyallahu anhâ'dan rivayet edilmişdir. Demiştir ki: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'i ayakkabı giymesinde, taranmasında, temizlenmesinde ve her işinde sağdan başlamak hoşuna gidiyordu.» Hadîs, Müttefekun Aleyh'dir.
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - إِذَا تَوَضَّأْتُمْ فابدأوا بِمَيَامِنِكُمْ أَخْرَجَهُ اَلْأَرْبَعَةُ, وَصَحَّحَهُ اِبْنُ خُزَيْمَة َ .
«Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edilmişdir. Demişdir ki: Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem : «Abdest aldığınız vakit sağ taraflarınızdan başlayın» buyurdular. Bu hadîsi, Dörtler tahrîc etmiş; İbn-i Hüzeyme de sahîhlemişdir.
وَعَنْ اَلْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةٍ - رضى الله عنه - أَنَّ اَلنَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - تَوَضَّأَ, فَمَسَحَ بِنَاصِيَتِهِ, وَعَلَى اَلْعِمَامَةِ وَالْخُفَّيْنِ. أَخْرَجَهُ مُسْلِم ٌ .
«Muğîre b. Şu'be radıyallahu anh'den rivayet edilmişdir ki; Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem abdest almış ve alnına, sarığın üzerine ve mestlerin üzerine mesh etmiştir.» Hadîsi, Müslim tahrîc etmişdir.
وَعَنْ جَابِرٍ بْنِ عَبْدِ اَللَّهِ رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا -فِي صِفَةِ حَجِّ اَلنَّبِيِّ صَلَّى اَللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ- قَالَ - صلى الله عليه وسلم - اِبْدَؤُوا بِمَا بَدَأَ اَللَّهُ بِهِ أَخْرَجَهُ النَّسَائِيُّ, هَكَذَا بِلَفْظِ اَلْأَمْر ِ وَهُوَ عِنْدَ مُسْلِمٍ بِلَفْظِ اَلْخَبَر ِ .
«Câbir b. Abdillah radıyallahu anhümâ'dan Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'in nasıl hacc ettiğine dâir rivayet edilmişdir. Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem : «Allah'ın başladığından başlayın»; buyurmuşlardır. Bu hadîsi; böyle emir lâfzile Nesâî tahrîc etmiştir. Hadîs, Müslim'de haber lâfzıyladır.
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - لَا وُضُوءَ لِمَنْ لَمْ يَذْكُرِ اِسْمَ اَللَّهِ عَلَيْهِ أَخْرَجَهُ أَحْمَدُ, وَأَبُو دَاوُدَ, وَابْنُ مَاجَهْ, بِإِسْنَادٍ ضَعِيف ٍ .
وَلِلترْمِذِيِّ: عَنْ سَعِيدِ بْنِ زَيْد ٍ .
وَأَبِي سَعِيدٍ نَحْوُه ُ .
قَالَ أَحْمَدُ: لَا يَثْبُتُ فِيهِ شَيْء ٌ .
«Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edilmişdir. Demişdir ki; Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem ; «Abdesti üzerine besmele çekmeyen kimsenin abdesti yokdur; buyurdular.» Bu hadîsi, Ahmed, Ebu Dâvud ve İbni Mâce zayıf bir isnadla tahrîc etmişlerdir. Tirmizî'de de Saîd b. Zeyd ile Ebu Said'den yine böyle zayıf bir rivayet vardır. İmam-ı Ahmed: «Bu bâb'da hiç bir şey sabit olmuyor» diyor.
وَعَنْ عَلِيٍّ - رضى الله عنه - -فِي صِفَةِ اَلْوُضُوءِ- ثُمَّ تَمَضْمَضَ - صلى الله عليه وسلم - وَاسْتَنْثَرَ ثَلَاثًا, يُمَضْمِضُ وَيَنْثِرُ مِنْ اَلْكَفِّ اَلَّذِي يَأْخُذُ مِنْهُ اَلْمَاءَ أَخْرَجَهُ أَبُو دَاوُدَ وَالنَّسَائِيّ ُ .
«Ali radıyallahu anh'den abdestin sıfatı hakkında şöyle rivayet edilmişdir. Bundan sonra Hazreti Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem üç kere mazmaza ve istinşâk yaptı. Suyu aldığı avucdan hem mazmaza hem de istinşâk yapıyordu.» Bu hadîsi, Ebû Dâvud ile Nesâî tahrîc etmişlerdir.
وَعَنْ عَبْدِ اَللَّهِ بْنِ زَيْدٍ - رضى الله عنه - -فِي صِفَةِ اَلْوُضُوءِ- ثُمَّ أَدْخَلَ - صلى الله عليه وسلم - يَدَهُ, فَمَضْمَضَ وَاسْتَنْشَقَ مِنْ كَفٍّ وَاحِدَةٍ, يَفْعَلُ ذَلِكَ ثَلَاثًا مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .
«Abdullah b. Zeyd radıyallahu anh'den abdestin sıfatı hakkında şöyle rivayet edilmişdir: Bundan sonra Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem elini suya daldırdı ve bir avuçdan hem mazmaza yaptı hem istinşâk. Bunu üç defa yapıyordu.» Hadîs, Müttefekun Aleyh'dir.
وَعَنْ أَنَسٍ - رضى الله عنه - قَالَ: رَأَى اَلنَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - رَجُلًا, وَفِي قَدَمِهِ مِثْلُ اَلظُّفْرِ لَمْ يُصِبْهُ اَلْمَاءُ. فَقَالَ: "اِرْجِعْ فَأَحْسِنْ وُضُوءَكَ" أَخْرَجَهُ أَبُو دَاوُدَ, وَالنَّسَائِيّ ُ .
«Enes radıyallahu anh'den rivayet edilmişdir. Demişdir ki: Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem, ayağında tırnak kadar yere su isabet etmemiş bir adam gördü ve: «Dön de abdestini güzel al; buyurdular.» Bu hadîsi, Ebu Dâvud ile Nesâî tahrîc etmişlerdir.
وَعَنْهُ قَالَ: كَانَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - يَتَوَضَّأُ بِالْمُدِّ, وَيَغْتَسِلُ بِالصَّاعِ إِلَى خَمْسَةِ أَمْدَادٍ مُتَّفَقٌ عَلَيْه ِ .
وَعَنْ عُمَرَ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم - مَا مِنْكُمْ مِنْ أَحَدٍ يَتَوَضَّأُ, فَيُسْبِغُ اَلْوُضُوءَ, ثُمَّ يَقُولُ: أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اَللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ, وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ, إِلَّا فُتِحَتْ لَهُ أَبْوَابُ اَلْجَنَّةِ" أَخْرَجَهُ مُسْلِم ٌ .
«Bu da Enes radıyallahü anh'den rivayet edilmişdir. Demişdir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem bir müdd ile abdest alıyor. Sâ' ile dört müdden beş müdde kadar yıkanıyordu.» Hadîs, Müttefekun Aleyh'dir.
وَاَلتِّرْمِذِيُّ, وَزَادَ: اَللَّهُمَّ اِجْعَلْنِي مِنْ اَلتَّوَّابِينَ, وَاجْعَلْنِي مِنْ اَلْمُتَطَهِّرِينَ .
«Ömer radıyallahü anh'den rivayet edilmişdir. Demişdir ki: Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem: — Eğer sizden biriniz abdest alır ve onu tes-tekmil tamamlar da sonra Allah'dan başka ilâh olmadığına yalnız Allah mevcud olup şerîki bulunmadığına şehâdet ederim; Muhammed'in Allah'ın kulu ve elçisi olduğunu da şehâdet ederim, derse ona Cennet'in kapıları açılır; buyurdular.» Bu hadîsi; Müslim ile Tirmizî tahrîc etmişlerdir.