Kaplar
Temizlik
عَنْ حُذَيْفَةَ بْنِ الْيَمَانِ رَضِيَ الْلَّهُ عَنْهُمَا، قَالَ: قَالَ النَّبِيُّ - صلى الله عليه وسلم - لَا تَشْرَبُوا فِي آنِيَةِ الذَّهَبِ والْفِضَّةِ، وَلَا تَأْكُلُوا فِي صِحَافِهَا، فَإِنَّهَا لَهُمْ فِي الدُّنْيَا، وَلَكُمْ فِي الْآخِرَةِ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .
«Huzeyfe b. Yemân radiyallahu anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlullah (S.A.V.): «— Altun ve gümüş kablardan içmeyiniz; onlardan yapma sahanlardan da yemeyiniz; çünki bu kablar dünyada onların (müşriklerin), âhirette sizindir.» buyurdular. Hadîs-i Şerîf Buhârî ile Müslim'in ittifakla rivayet ettikleri bir hadîsdir.
وَعَنْ أُمِّ سَلَمَةَ رَضِيَ الْلَّهُ عَنْهَا، قَالَتْ: قَالَ رَسُولُ الْلَّهِ - صلى الله عليه وسلم - الَّذِي يَشْرَبُ فِي إِنَاءِ الْفِضَّةِ إِنَّمَا يُجَرْجِرُ فِي بَطْنِهِ نَارَ جَهَنَّمَ مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .
«Ümmü Seleme radıyallahu anha'dan rivayet edilmiştir, demiştir ki: Resûlüllah (S.A.V.) : «— Gümüş kab'dan içen ancak karnında Cehennem ateşini şarıldatır; buyurdular.» Hadîs, Müttefekun Aleyh'dir.
وَعَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ الْلَّهُ عَنْهُمَا قَالَ: قَالَ رَسُولُ الْلَّهِ - صلى الله عليه وسلم - إِذَا دُبِغَ الْإِهَابُ فَقَدْ طَهُرَ أَخْرَجَهُ مُسْلِمٌ . وَعِنْدَ الْأَرْبَعَةِ: أَيُّمَا إِهَابٍ دُبِغَ .
«İbni Abbas radıyallahu anh'den rivayet edilmişdir. Demiştir ki: Resûlullah (S.A.V.) : «— Deri tabaklandığı vakit muhakkak temiz olmuştur; buyurdular.» Bu hadîsi Müslim tahrîc etmişdir. Dörtler'de hadîs şöyledir: Hangi deri dibağatlanırsa (tabaklanırsa) muhakkak temiz olmuştur.
وَعَنْ سَلَمَةَ بْنِ الْمُحَبِّقِ - رضى الله عنه - قَالَ: قَالَ رَسُولُ الْلَّهِ - صلى الله عليه وسلم - دِبَاغُ جُلُودِ الْمَيْتَةِ طُهُورُهاَ صَحَّحَهُ ابْنُ حِبَّانَ .
«Seleme b. el-Muhabbîk radıyallahu anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem: «— Ölü hayvan derilerinin dibağatı onların temizliğidir; buyurdular.» Bu hadîsi İbni Hibban sahîhlemiştir.
وَعَنْ مَيْمُونَةَ رَضِيَ الْلَّهُ عَنْهَا، قَالَتْ: مَرَّ رَسُولُ الْلَّهِ - صلى الله عليه وسلم - بِشَاةٍ يَجُرُّونَهَا، فَقَالَ: "لَوْ أَخَذْتُمْ إِهَابَهَا؟" فَقَالُوا: إِنَّهَا مَيْتَةٌ، فَقَالَ: "يُطَهِّرُهَا الْمَاءُ وَالْقَرَظُ" أَخْرَجَهُ أَبُو دَاوُدَ، وَالنَّسَائِيُّ .
«Meymûne radıyallahu anh'dan rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Resûlüllah (S.A.V.) Ashabın sürüyerek götürdükleri bir koyunun yanından geçiyordu. «Bunun derisini alsaydınız ya!» dedi. Ashab: O ölüdür, dediler. Resûl-ü Ekrem: «Onu su ve karaz temizler; buyurdular.» Bu hadîsi Ebû Dâvud ile Nesâî tahrîc etmişlerdir.
وَعَنْ أَبِي ثَعْلَبَةَ الْخُشَنِيِّ - رضى الله عنه - قَالَ: قُلْتُ: يَا رَسُولَ الْلَّهِ، إِنَّا بِأَرْضِ قَوْمٍ أَهْلِ كِتَابٍ، أَفَنَأْكُلُ فِي آنِيَتِهِمْ؟]فـَ] قَالَ: "لَا تَأْكُلُوا فِيهَا، إِلَّا أَنْ لَا تَجِدُوا غَيْرَهَا، فَاغْسِلُوهَا، وَكُلُوا فِيهَا" مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ .
«Ebû Sa'lebe el-Huşenî radıyallahu anh'den rivayet edilmiştir. Demiştir ki: Yâ Resûlallah biz Ehl-i Kitab bir kavmin toprağındayız; onların kab'larından yemek yiyelim mi? Dedim : «— O kab'larda yemeyin, ancak başkasını bulamazsanız, müstesna. Bu takdirde onları yıkayın ve içlerinden yeyin; buyurdular.» Hadîs, Müttefekun Aleyh'dir.
وَعَنْ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ رَضِيَ الْلَّهُ عَنْهُمَا؛ أَنَّ النَّبِيَّ - صلى الله عليه وسلم - وَأَصْحَابَهُ تَوَضَّئُوا مِنْ مَزَادَةِ اِمْرَأَةٍ مُشْرِكَةٍ. مُتَّفَقٌ عَلَيْهِ، فِي حَدِيثٍ طَوِيلٍ .
«İmran b. Husayn radıyallahu anh'den rivayet olunmuştur ki; Peygamber (S.A.V.) ile Ashabı müşrik bir kadının su tulumundan abdest almışlardır.» Bu hadîs; müttefekun aleyh uzun bir hadîsden alınmıştır.
وَعَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ - رضى الله عنه - أَنَّ قَدَحَ النَّبِيِّ - صلى الله عليه وسلم - اِنْكَسَرَ، فَاتَّخَذَ مَكَانَ الشَّعْبِ سِلْسِلَةً مِنْ فِضَّةٍ. أَخْرَجَهُ الْبُخَارِيُّ .
«Enes b. Mâlik radıyallahu anh'den rivayet olduğuna göre: Peygamber (S.A.V.)'in bardağı kırılmış, o kırık yere gümüşden bir bağ koymuştur.» Bu hadîsi; Buharî tahrîc etmiştir.