Tesbîh, tahmîd, tehlîl ve tekbîr getirmenin fazîleti

  1. قَالَ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: (مَنْ قَالَ: سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ فِي يَوْمٍ مِائَةَ مَرَّةٍ حُطَّتْ خَطَايَاهُ وَلَوْ كَانَتْ مِثْلَ زَبَدِ البَحْرِ)

    Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:

    "Kim bir günde yüz kere;

    'Allah'a hamd ederek O'nu tüm noksanlıklardan tenzih ederim' derse, deniz köpüğü kadar bile olsa günahları silinir."

  2. وَقَالَ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: (مَنْ قَالَ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ المُلْكُ، وَلَهُ الحَمْدُ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ، عَشْرَ مِرَارٍ، كَانَ كَمَنْ أَعْتَقَ أَرْبَعَةَ أَنْفُسٍ مِنْ وَلَدِ إِسْمَاعِيلَ)

    Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:

    "Kim;

    "Allah'tan başka hak ilah yoktur. O, birdir ve O'nun ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd da O'nadır. O, her şeye gücü yetendir" derse, İsmâil -aleyhisselâm-'ın soyundan dört kişiyi hürriyetine kavuşturmuş gibi sevap kazanır."

  3. وَقَالَ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: (كَلِمَتَانِ خَفِيفَتَانِ عَلَى اللِّسَانِ، ثَقِيلَتَانِ فِي المِيزَانِ، حَبِيبَتَانِ إِلَى الرَّحْمَانِ: سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ سُبْحَانَ اللَّهِ العَظِيمِ)

    Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:

    "Söylemesi dile kolay gelen, kıyâmet günü mîzânda ağır basan ve Rahmân'a sevimli olan iki söz vardır ki bu iki söz şudur: Subhânallahi ve bihamdihi, Subhânallahil-Azîm/Allah'a hamd ederek O'nu tüm noksanlıklardan tenzih ederim.Yüce Allah'ı tüm noksanlıklardan tenzih ederim".

  4. وَقَالَ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: (لَأَنْ أَقُولَ سُبْحَانَ اللَّهِ، وَالحَمْدُ لِلَّهِ، وَلَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ، وَاللَّهُ أَكْبَرُ، أَحَبُّ إِلَيَّ مِمَّا طَلَعَتْ عَلَيْهِ الشَّمْسُ)

    Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:

    "Allah'ı tüm noksanlıklardan tenzih ederim. Hamd Allah'adır. Allah'tan başka hak hiçbir ilah yoktur ve Allah en büyüktür' demem,güneşin üzerine doğduğu her şeyden bana daha sevimlidir."

  5. وَقَالَ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: (أَيَعْجِزُ أَحَدُكُمْ أَنْ يَكْسِبَ كُلَّ يَوْمٍ أَلْفَ حَسَنَةٍ؟) فَسَأَلَهُ سَائِلٌ مِنْ جُلَسَائِهِ: كَيْفَ يَكْسِبُ أَحَدُنَا أَلْفَ حَسَنَةٍ؟ قَالَ: (يُسَبِّحُ مِائَةَ تَسْبِيحَةٍ، فَيُكْتَبُ لَهُ أَلْفُ حَسَنَةٍ أَوْ يُحَطُّ عَنْهُ أَلْفُ خَطِيئَةٍ)

    Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:

    "Sizden birinizin her gün bin sevap kazanmaya gücü yetmez mi?

    Yanında oturanlardan birisi:

    -Bizden birisi nasıl bin sevap kazanır? diye sordu.

    Buyurdu ki:

    -Yüz defa Subhânallah derse, kendisine bin sevap yazılır veya onun bin günahı silinir."

  6. مَنْ قَالَ: سُبْحَانَ اللَّهِ العَظِيمِ وَبِحَمْدِهِ غُرِسَتْ لَهُ نَخْلَةٌ فِي الجَنَّةِ

    Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:

    "Her kim;

    'Yüce Allah'a hamd ederek O'nu tüm noksanlıklardan tenzih ederim' derse, ona cennette bir hurma ağacı dikilir."

  7. وَقَالَ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: (يَا عَبْدَ اللَّهِ بْنَ قَيْسٍ أَلَا أَدُلُّكَ عَلَى كَنْزٍ مِنْ كُنُوزِ الجَنَّةِ؟) فَقُلْتُ: بَلَى يَا رَسُولَ اللَّهِ، قَالَ: (قُلْ: لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ)

    Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:

    "Ey Abdullah b. Kays! Sana cennet hazinelerinden birisini göstereyim mi?

    -Evet yâ Rasûlallah! dedim.

    Buyurdu ki:

    -Güç ve kuvvet ancak Allah'tandır."

  8. وَقَالَ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: (أَحَبُّ الكَلَامِ إِلَى اللَّهِ أَرْبَعٌ: سُبْحَانَ اللَّهِ، وَالحَمْدُ لِلَّهِ، وَلَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ، وَاللَّهُ أَكْبَرُ، لَا يَضُرُّكَ بِأَيِّهِنَّ بَدَأْتَ)

    Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:

    "Sözlerden Allah'a en sevimli olanı dörttür:

    'Allah'ı tüm noksanlıklardan tenzih ederim.Hamd Allah'a dır. Allah'tan başka hak ilah yoktur ve Allah en büyüktür.'

    Bunlardan hangisiyle başlarsan başla zararı yoktur."

  9. جَاءَ أَعْرَابِيٌّ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَالَ: عَلِّمْنِي كَلَامًا أَقُولُهُ، قَالَ: (قُلْ: لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، اللَّهُ أَكْبَرُ كَبِيرًا، وَالحَمْدُ لِلَّهِ كَثِيرًا، سُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ العَالَمِينَ، لَاحَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ العَزِيزِ الحَكِيمِ) قَالَ: فَهَؤُلَاءِ لِرَبِّي فَمَا لِي؟ قَالَ: (قُلْ: اللَّهُمَّ اِغْفِرْ لِي، وَاِرْحَمْنِي، وَاِهْدِنِي، وَارْزُقْنِي)

    Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bir bedevi geldi ve:

    "Bana söyleyeceğim bir söz öğret" dedi.

    Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle de, diye buyurdu:

    "Allah'tan başka hak ilah yoktur. O, birdir ve O'nun ortağı yoktur.Allah en büyüktür.Allah'a çokça hamd olsun. Âlemlerin Rabbi olan Allah'ı tüm noksanlıklardan tenzih ederim. Güç ve kuvvet ancak Azîz ve Hakîm olan Allah'tandır."

    Bunun üzerine bedevi:

    "Bunlar Rabbim için, peki benim için ne var?" diye sordu.

    Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:

    "Allahım! Beni bağışla ve bana merhamet eyle. Beni hidâyete erdir ve beni rızıklandır' de."

  10. كَانَ الرَّجُلُ إِذَا أَسْلَمَ عَلَّمَهُ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ الصَّلَاةَ ثُمَّ أَمَرَهُ أَنْ يَدْعُو بِهَؤُلَاءِ الكَلِمَاتِ: (اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي، وَارْحَمْنِي، وَاهْدِنِي، وَعَافِنِي وَارْزُقْنِي)

    Birisi müslüman olduğunda Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ona namazı öğretir, sonra şu kelimelerle duâ etmesini emrederdi:

    "Allahım! Beni bağışla ve bana merhamet eyle.Beni hidâyete erdir. Bana âfiyet ver ve beni rızıklandır."

  11. إِنَّ أَفْضَلَ الدُّعَاءِ: الحَمْدُ لِلَّهِ، وَأَفْضَلَ الذِّكْرِ: لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ

    Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:

    "Zikrin en fazîletlisi, Lâ ilâhe illallah (Allah'tan başka hak ilah yoktur)', duânın en fazîletlisi ise, Elhamdulillah (Hamd, Allah'a mahsustur) (sözüdür)."

  12. البَاقِيَاتُ الصَّالِحَاتُ: سُبْحَانَ اللَّهِ، وَالحَمْدُ لِلَّهِ، وَلَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ، وَاللَّهُ أَكْبَرُ، وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ

    Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:

    "Kalıcı salih ameller (şu sözlerdir):

    'Subhânallah (Allah'ı tüm noksanlıklardan tenzih ederim). Elhamdulillah (Hamd Allah'a mahsustur).Lâ ilâhe illallah (Allah'tan başka hak ilah yoktur).Allahu Ekber (Allah en büyüktür). Ve Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah (güç ve kuvvet ancak Allah'tandır)."

Hısnu'l-Müslim — Saîd b. Ali b. Vehf el-Kahtânî. Türkçe: İsmail Yaşa (düzelti Muhammed Şahin), IslamHouse 1436/2015